Çıkış Tarihi     : 17 Temmuz 1986 Perşembe, Yapım Yılı : 1986
Türü                : Komedi,Aile,Fantazi,Gizemli,Bilim Kurgu
Taglar             : başlık olarak karakter adı,Bir sözcük başlığı,Durma zamanı,Zaman dondurma,Yabancı dil uyarlaması
Ülke                : Batı Almanya,İtalya
Yapımcı          :  Cinecittà , Iduna Film Produktiongesellschaft , Rialto Film
Yönetmen       : Johannes Schaaf (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Johannes Schaaf (IMDB)(ekşi),Rosemarie Fendel (IMDB),Michael Ende (IMDB)(ekşi),Marcello Coscia (IMDB),Michael Ende (IMDB)(ekşi)
Oyuncular      : Radost Bokel (IMDB), Mario Adorf (IMDB)(ekşi), Armin Mueller-Stahl (IMDB)(ekşi), Sylvester Groth (IMDB)(ekşi), Leopoldo Trieste (IMDB)(ekşi), Ninetto Davoli (IMDB)(ekşi), Concetta Russino (IMDB), Bruno Stori (IMDB)(ekşi), Francesco De Rosa (IMDB), Elide Melli (IMDB), Pietro Tordi (IMDB), Hartmut Kollakowsky (IMDB), John Huston (IMDB), Andrea Coppola (IMDB), Sergio Di Pinto (IMDB), Michael Ende (IMDB), Enzo Marcelli (IMDB), Pietro Martellanza (IMDB), Isabel Russinova (IMDB), Francesco Scali (IMDB), Annabella Schiavone (IMDB)

Momo ' Filminin Konusu :
Momo is a movie starring Radost Bokel, Mario Adorf, and Armin Mueller-Stahl. In the village of Momo the pace of time goes very slowly. Nobody is bothering about stress but everyone has time to chat and rest - until the day the grey...


  • "onca yoksulluk varken'in küçük arabı, muhammedi."
  • "sadece kulaklarini bukebilen bir avatar* karakteri. tum aksiyonu bundan ibaret olup, iyi niyetli bir hayvandir."
  • "o da aang ve appa gibi türünün son örneğidir."
  • "kitap okumaya vaktim yok diyenlerin bir defalığına bu düşünceden vazgeçerek okumaları gereken kitap."
  • "michael ende'nin, dinlemesini bilen sessiz kiz momo'yu ve onun zaman hirsizlariyla mucadelesini anlatan muhtesem kitabi."
  • "teyzemin nikahında nikah şekeri yerine dağıttığı müthiş kitap...almasını bilene masal kisvesi altında inanılmaz tüyolar veriyor.."
  • "avatar the last airbender/2x15'te* kendisine ayrılan kısacık öyküde dostluğun kitabını yazan ve burun sızlatan muzip hayvancık."
  • "nickime hayat veren kitaptır."




Facebook Yorumları
  • comment image

    michael ende'nin şahane bir üslupla yazdığı akıcı öyküsünün yer aldığı muhteşem kitabı.

    zamanınızın yetmediğinden sürekli olarak şikayet ediyor ya da zaman konusunda sizden farklı davranan insanları eleştiriyorsanız, sevdiklerinize ayıracak vakit bulamıyorsanız, en önemlisi de oyun çağında bir çocuğun anne/babasıysanız bu kitabı mutlaka okumalısınız. belki biz koca inatçı insanların düşüncelerini değiştirmeye gücü yetmeyecek; ama bizi yeniden düşünmeye sevk edecek bir kitap.

    --- spoiler ---
    kitapta beni en çok etkileyen kısımlardan bir ikisi; girolamo'nun momo'ya anlattığı ay-prenses-prens öyküsü ve de momo'yu etkisiz hale getirmek için uğraşan duman adamlar'ın momo'ya rüşvet olarak barbie bebekleri sunması, çocukların hayalgücünün oyuncaklarla nasıl da yok edildiğinin ustaca anlatılması, hep daha fazla isteyip hep daha fazlasına sahip olduğumuz halde daha fazla mutsuz olmamız.
    ---
    spoiler ---

    anlatım, öykü, karakterler, her şey muhteşem. tam bir ende kitabı!

    (bkz: hora usta)
    (bkz: hiçbir yerde evi)
    (bkz: kassiopeia)


    (staring girl - 2 Haziran 2009 22:25)

  • comment image

    sadece kulaklarini bukebilen bir avatar* karakteri. tum aksiyonu bundan ibaret olup, iyi niyetli bir hayvandir.


    (agunsfan - 3 Temmuz 2009 18:39)

  • comment image

    çöpçü beppo ve momo nun güzel sohbetleriyle bezeli bir michael ende kitabıdır.

    "ne oluyor biliyor musun? bazen önüme upuzun bir cadde çıkıyor. öyle uzun ki, insan bunun sonu gelmez sanıyor...
    o zaman acele etmeye başlıyorsun. gittikçe daha çok acele ediyor insan. her önüne baktığında yolun hiç de kısalmamış olduğunu fark ediyorsun. daha hızlı ve daha gayretli çalışıyorsun; sonunda nefesin kesilip güçsüz kalıyorsun. ve cadde hala upuzun bir şekilde seni bekliyor.
    insan caddenin tamamına bakıp hemen bir karara varmamalı. her zaman adım adım ilerlemeli. sürekli olarak bir adım sonrasını düşünmeli, bir adım, sonra derin bir nefes, sonra bir süpürge... işte o zaman hayat zevkli olur. önemli olan işini iyi yapmaktır. öyle de olmalı...."


    (latimer - 9 Haziran 2011 12:58)

  • comment image

    bu kitaptaki o çöpçü karakter, kitabı okuduğumdan beri beni yiyip bitirmekte. ne zaman insanların o iğrenç davranışlarını görsem bir yerde, insanlıktan, hayattan, kendimden bile tiksinir oldum. ama kapitalist bir dünya burası ve çalışıp, para kazanmamız lazım yaşamamız için. e madem öyle keşke bende petto olaydım be yaw derim. sokakları süpüreyim, kimse bana karışmasın, ben kimseye karışmayayım. iyi bir insan olarak kalayım ve daha iyi bir insan olmaya çaba göstereyim. yaşama sanatı

    ne momo, ne hora usta, ne de o güzel kaplumbağaydı beni kendine hayran bırakan.. çöpçü beppo idolüm oldu içten içe. bu karakterin hayat felsefesi şuydu ki kitabı okumayanlar için gelsin; yeryüzündeki tüm anlaşmazlıkların, savaşların, insanların birbirlerine söyledikleri sözlerin düşünülmeden ve aceleyle söylenmesinden kaynaklandığını düşünür ve o yüzden konuşurken dura dura, bekleye bekleye kurardı cümlelerini. o yüzden pek kimse onunla muhabbet etmezdi. o da kimseyi istemezdi zaten ya. bi momo dinlerdi onu, sıkılmadan, heyecanla gözlerinin içine baka baka dinlerdi ve bundan çok zevk alırdı momo. en iyi 2 arkadaşından biriydi beppo. aynı şekilde beppo'nun da en iyi arkadaşı momoydu.


    (daglien - 17 Eylül 2011 00:08)

  • comment image

    bu kitabı çok eskiden almış olmama rağmen yeni okuma fırsatı buldum. açıkçası okumakta ne kadar geç kaldığımı anladım. ne kadar hoşuma gittiğini anlatacak kelimeler bulmakta zorlanıyorum. kitabın en beğendiğim bölümlerinden olan hora usta'nın şu sözlerini aktarıyım en iyisi.
    " nasıl gözleriniz görmeye, kulaklarınız duymaya yarıyorsa, insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. kör bir insan için gökkuşağının renkleri ve sağır bir insan için kuş sesleri nasıl boşunaysa, bütün bir yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. ama ne yazık ki, düzgün çarpmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır. "


    (tat - 14 Mayıs 2012 19:27)

  • comment image

    hiç unutmuyorum, okurken, elektrikler kesilmişti, oda çok karanlık olunca balkona çıkıp okumuştum, balkon da kararınca evde bir mum bulup onun ışığında okumuştum. hala en sevdiğim kitaplardan biridir. çocuklara, gençlere verilecek en güzel hediyelerdendir bana göre.


    (leslunettesroses - 3 Eylül 2012 23:38)

  • comment image

    momo, zamani somuren duman adamlardan -graue herren olur kendileri- secundus minutius hora usta'nın gelecegi yarım saat onceden bilen unlu kaplumbagası kassiopeia sayesinde kurtulur ve ustanın hicbir yerde evine gider.

    matrix reloaded'ı izledigimde her nedense the architect'i secundus minutius hora usta'ya benzettim, ajanlar da duman adamları andırıyordu sanki!
    heyse! momo, büyükler için bir masal! zaman planlaması ile kafayı sıyırmış herkese tavsiye edilir. yaşıyoruz ya!
    zeit ist leben, und das leben wohnt im herzen. yuregimde acan zaman ciceklerini gorebilseydim keske...


    (cali - 13 Ağustos 2003 20:43)

  • comment image

    michael endenin modernizme sağlam bir eleştiri getirdiği sözde çocuk kitabı. bir berberin "zaman tasarruf şirketi" elemanlarınca kandırıldığı bölüm kitabın özünü verir: berber artık müşterileriyle sohbet etmeyecek, işini mümkün olduğunca çabuk bitirecek, her akşam vakit ayırdığı annesini huzur evine yatıracak (ekonomik açıdan gereksiz herşeyden vazgeçecek) ve sonuçta hayatında bilmem kaç yıl zaman kazanacak kendini tümüyle işine verecektir. sonuçta bazen gevezeliğinden sıkıntı verse de her zaman neşeli, dost canlısı olan berber artık hırsla çalışan, depresif, mutsuz biri olup çıkmıştır. benzer şekilde momo ve arkadaşları oyunlarından edilir, daha gerekli sayılan sıkıcı eğitsel faaliyetlere zorla yönlendirilir. sonra momo ve çocukların mücadelesi başlar, olaylar gelişir.


    (ari gibi ucarim kelebek gibi sokarim - 26 Mayıs 2004 21:11)

  • comment image

    michael ende nin hayranlık uyandırıcı çocuk kitabı olduğu iddia edilen ama bence bir yetişkinin bile anlamasının zor olduğu kitabı... zamanın aslında ne olduğu ya da zamansızlığın aslında ne olduğu gerçeğine momo isimli bir çocuk gözüyle bakılan, kurgusu ve anlatımıyla eşsiz, günümüz dünyasını eleştirel bir gözle ele alan, zenginlik, ün, şöhretgibi kavramları insanlığa ve paylaşmaya değişmeyen ve zaman tasarrufuna karşı direnen küçük momo, girolamo ve beppo nun sürükleyici öyküsü.
    bana girolamo ile momo arasındaki saf sevginin, olması gereken biçimde aşk olduğunu düşündüren kitap...


    (chaosangel - 19 Şubat 2005 00:39)

  • comment image

    bizdeki mantı gibi nepalde de momo vardır. nepallilerin yabancı birine "ooo bizim yemeklerimiz şöyle süper böyle süper bak dene" demek için yaptığı yemektir. çinlilerin dumplinglerine benzer. belki de aynıdır ama bilemiyorum. etlisi de yapılır. vejetaryen momolardan patateslisinin tarifini yazıyorum. zevke göre mantarlı, kabaklı, lahanalı vs yapılabilir. işin özü bir hamur açmak, kesmek içine güzel baharatlı bir karışım doldurmak, şekilli olarak kapatmak, buharda pişirmek ve sos döküp yemektir.

    hamur için: un, tuz, su, kabı yağlamak için biraz yağ.

    iç için: soğan, patates,taze soğan, biber, sarımsak, zencefil, zerdacal (turmeric), köri (curry), kimyon her çeşit toz biber, tuz, yağ.

    sos için: kişniş (cilantro), domates, iç için kullanılan baharatlar.

    patates rendelenir; soğan, taze soğan, biber, sarımsak, zencefil ince ince kıyılır. az yağda pişirilir. baharatları eklenir. ocağın altı ve tencerenin kapağı kapatılır.
    un, tuz ve su manti hamurundan biraz daha yumuşak bir hamur yapmak üzere karılır, yoğurulur, açılır. hamur ne kadar ince açılırsa o kadar makbuldür. bu hamurdan çapı standart cd çapından 2-3 santim daha küçük olan yuvarlaklar kesilir. (kavanoz kapağı kullanılabilir.)
    yuvarlakların bir yarısına patatesli pişmiş karışım konur. diğer yarısı üstüne kenarları süslü olacak şekilde kapatılır. (bunu aslında göstermem lazım. kenarına hafif tırtıklı, paskalya çöreği kıvrımı tarzı bir şekil verilir.)
    buharda pişirmek için nepallilerin özel üç katlı kapları vardır ama biz evde metal bir kevgir ve büyük bir tencereyle de bunu halledebiliriz. önemli olan kevgirin tencerenin üstüne oturması ve dibine değmemesidir. tencereye su konur ve ateşte kaynamaya bırakılır. kevgir yağlanır, üstüne momolar dizilir. kaynayan suyun üstüne konur, kapak kapatılır.
    sos için domatesler mikrodalgada 2 dakika pişirilir ya da kaynar suda biraz bekletilir. kabukları soyulur, püre haline getirilir. ince kıyılmış kişniş ve keyfe göre acı biber vs karıştırılır. çok az, sıcak olması için pişirilir. çok koyu olursa su katılır.
    momolar çok çabuk pişer. dikkatle alınıp servis yapılır. kişnişli sosa bana bana yenir.

    not: ölçüler yok, herkes kafasına göre yapıyor ama bir fikir olsun diye her su bardağı una bir patates ve bir domates olarak ayarlanabilir.


    (basho - 15 Eylül 2005 15:05)

  • comment image

    neden herkes momoyla konusmaya ihtiyac duyuyordu? momo insanlara daha iyi bir ruh hali mi verebiliyordu? örnegin güzel sarki mi söyleyebiliyordu, ya da müzik aleti mi calabiliyordu? dans mi edebiliyordu yoksa sanat mi yapabiliyordu? hayir, bunlarin hic biri degil... büyü mü yapabiliyordu? ya da insanlarin bütün sikintilarini yok edebilecek gizli gücleri mi vardi? yoksa el fali bakip, gelecegi mi görebiliyordu? hayir, bunlar da degil. momo, digerlerinin yapamadigi tek bir seyi yapabiliyordu: o, dinliyordu... okuyucu diyecektir ki simdi, eee, herkes dinleyebiliyor. ama bu bir yanilgi. gercekten dinleyebilen insanlar o kadar az ki...
    bir cocuk kitabinin keyfine dalip gideyim basladigim bu kitap, sisteme yönelttigi belki hic bir politik kitabin, hic bir bilimsel makalenin yapamayacagi kadar etkili elestirileriyle beni sasirtmis, bir kez daha zaman ve hayat üzerinde düsünmeye tesvik etmistir. sevdim momoyu....


    (basakkoz - 11 Haziran 2005 21:37)

  • comment image

    momo kitabına adını veren karakter. masal diye okumak zor uyutan değil gerçekleri yüzümüze çarpan müthiş bir kitap, zamanı boşa harcadığımı hissettiğim her an kendimi momoya ihanet etmiş gibi hissettiren michael ende'nin düş gücü ve bilincine hayran bıraktıran kitabı. duman adamların tek güçleri ağızlarındaki sigaraları ve insanları sürekli çalıştırarak çaldıkları zamanlarıdır. hey hat ! insanoğlunun müthiş yanılgısı; bir gün takımları içinde kasılan adamlar kapınıza gelilp zamanınızı biriktirmek istemez misiniz, şimdi günde şu kadar çalışsanız bir ay sonra bir yıl sonra yıllar sonra ne kadar çok zamanınız birikir! ama çocuklara özgü zamanı sömürmeme dürtüsü momo'nun kuvvetidir ve zaferi...


    (hili - 2 Kasım 2004 12:27)

Yorum Kaynak Link : momo