Süre                : 1 Saat 50 dakika
Çıkış Tarihi     : 19 Kasım 2008 Çarşamba, Yapım Yılı : 2008
Türü                : Drama,Romantik
Taglar             : cep telefonu,komşu,fotoğraf,evli adam,Yahudi
Ülke                : ABD
Yapımcı          :  2929 Productions , Wild Bunch , Tempesta Films
Yönetmen       : James Gray (IMDB)(ekşi)
Senarist          : James Gray (IMDB)(ekşi),Ric Menello (IMDB)(ekşi)
Oyuncular      : Joaquin Phoenix (IMDB)(ekşi), Anne Joyce (IMDB), Elliot Villar (IMDB), Craig Walker (IMDB)(ekşi), Carmen M. Herlihy (IMDB), Donald John Hewitt (IMDB)(ekşi), Christian Albrizo (IMDB), Isabella Rossellini (IMDB)(ekşi), Moni Moshonov (IMDB), Julie Budd (IMDB), Bob Ari (IMDB), Iain J. Bopp (IMDB), Vinessa Shaw (IMDB), Gwyneth Paltrow (IMDB), Samantha Ivers (IMDB), Jeanine Serralles (IMDB), Miguel Rivera (IMDB), Clinton C. Ingram (IMDB), Doug Wright (IMDB), David Ross (IMDB), Elias Koteas (IMDB), Shiran Nicholson (IMDB), Marion McCorry (IMDB), Saidah Arrika Ekulona (IMDB), David Cale (IMDB), Sy Fader (IMDB), Joel Horwitz (IMDB), John Baker (IMDB), Kathryn Gerhardt (IMDB), Luis Dalmasy Jr. (IMDB), Alex Felix (IMDB), Geronimo Frias (IMDB), Mari Koda (IMDB), Pedro Morillo (IMDB), Anthony Ramos (IMDB), Diosmer Reynoso (IMDB), Edwige Sam (IMDB), Franco Bulaon (IMDB), Renee Fishman (IMDB), Bianca Giancoli (IMDB) >>devamı>>

Two Lovers (~ Iki Asik) ' Filminin Konusu :
Brooklyn’de geçen filmde Leonard, genetik problemler sebebiyle iptal edilen bir evliliğin ardından boşluğa düşen ve depresyonuyla savaşma çabası içinde olan bir insan. Film sürecinde ailesinin tanıştırdığı ve evlenmesini arzuladığı iyi insan Sandra bir yanda, problemlerle bezenmiş hayatıyla Michelle diğer yanda. Bu iki kadının arasında kalan Leonard’ın gelgitleri üzerine kurulu olan filmin konusu yabancı değil; fakat karakterlerin derinliği ve olay örgüsüyle diğer örneklerinden farklı değerlendirilmeyi hakediyor.


  • "(bkz: two towers)"
  • "iki sevgilinin arasinda gecen bir hikaye beklentisi yaratan adinin tam olarak filmi yansitmadigini dusundugum film."
  • "sessiz, derinden, bir o kadar hüzünlü bir aşk filmi. içime çok feci oturdu, daha uzun bir yorumu ancak sonra yazabileceğim. tek başına izlememekte fayda var."
  • "filmin anafikri: sevdim sevilmedim seveni sevemedimdir."
  • "before sunrise-sunset'ten sonra çıkan en güzel aşk filmi bu bence. daha acıklı falan hatta."




Facebook Yorumları
  • comment image

    filmin yönetmeniyle yapılan röportajı okudum ve orada adı geçenlerin ufak bir listesini yapayım.

    (bkz: jacques lacan)
    (bkz: dostoyevski)
    (bkz: martin scorsese)
    (bkz: alfred hitchcock)
    (bkz: louis aragon)

    şimdi; bir yönetmen, romantik dram ya da komedi filmi çekiyorsa ve yukarıda saydığım isimlere aynı film içinde gönderme yapabiliyorsa ya da bu isimlerin etkisi filminden okunuyorsa ayrı bir çekiciliği vardır. ancak bu tarz söylemler genelde filmle ilgili beklentileri yükselttiğinden hayal kırıklığının ihtimali daha fazla oluyor, dikkat etmek lazım.


    (shocktheworld - 13 Ağustos 2008 18:58)

  • comment image

    joaquin phoenix'in

    "this will be my last performance as an actor. i'm not doing films anymore... i've been through that. i've done it... i'm dead serious."

    diyerek genç yaşta* aktörlüğe veda edeceğini açıkladığı yapım olarak akıllara kazınacaktır...


    (istanbul beyefendisi - 5 Ocak 2009 10:41)

  • comment image

    sessiz, derinden, bir o kadar hüzünlü bir aşk filmi. içime çok feci oturdu, daha uzun bir yorumu ancak sonra yazabileceğim. tek başına izlememekte fayda var.


    (anoktale - 19 Mart 2009 14:06)

  • comment image

    nişanlısı tarafından terk edilmiş, ardından ciddi psikoljik travmalar geçirmiş ve bir daha asla kimseye güvenemeyeceğini, kimseyi sevemeyeceğini düşünen bir adamın iç dünyasına bir yolculuk bu film. bir yandan kendi içerisinde bir sürü ikilem yaşayan, bir kaç kez de intihar girişiminde bulunmuş, bir yandan da dünyada olabilecek en düşünceli ve esasında bir yanı hala deli gibi sevmek isteyen bir adam. ailesiyle yaşayan, babasının kuru temizleme şirketinde çalışan, neşeli ve depresif ruh halinin gelgitleri arasında, hem komşusuna aşık olan hem de ailesini mutlu etmek için (bu benim kişisel görüşüm), aile dostlarının kızı ile bir birliktelik yaşayan bir adamın hayatı. acıklı ve bir o kadar da gerçek bir film.

    --- spoiler ---
    sandra*: you're crying?
    leonard*: i'm just happy...
    ---
    spoiler ---

    (bkz: http://www.twoloversmovie.com/)


    (rachel - 11 Nisan 2009 21:27)

  • comment image

    asik oldugu kadin olsun, onu seven kadin olsun ama biri olsun felsefesini benimsemis sevgiye ac bir karakterin anlatildigi film. filmdeki kisilikler, davranis bicimleri o kadar guzel islenmis ki, cok gercekci bir film ayni zaman da.


    (frapelaki - 15 Mayıs 2009 00:16)

  • comment image

    bana selvi boylum al yazmalim i hatirlatmis, guzel bir yapim. film bir olayin degil de tek bir karakterin etrafinda donuyor. joaquin phoenix 'in gorunmedigi neredeyse tek sahne yok. diger karakterler hakkinda da onun gordugunden daha fazlasi anlatilmiyor. ama bu durum filmi sikici yapmiyor sadece bir teknik. eminim bu tarzin bir adi vardir ama ben bilmiyorum. zaten joaquin phoenix yeteri kadar ilginc bir kisiligi muhtesem bir performansla oynuyor, soylenecek soz yok.

    --- spoiler ---

    ben bu filmin sadece sonunu begenmedim. kahramanimiz aklin yolunu seciyor, ustelik turkan soray gibi ici yana yana arkasini donup giderek degil de, 'tabi olum ben bunu neden daha once dusunemedim' edasiyla.. mutlu sonlar bir filmi gerceklerden uzaklastiracak diye bir sey yok, ama bu filmin mutlu sondan daha fazla soyleyecek bir seyi var gibiydi

    ---
    spoiler ---


    (amygdalus - 3 Ağustos 2009 13:16)

  • comment image

    herkesin başından geçebilecek, büyük olasılıkla fazlasıyla da geçmiş bir hikayeye sahip film.
    --- spoiler ---

    boktan bir durumda adam, aşık oluyor yeniden. aşık oldugu kadının hayatı daha da boktan. ne zaman onunla iletişimlerinde bir sorun yaşansa, ne zaman ona yaptıklarından dolayı kızsa, başka bir kadına gidiyor. onu seven bir kadına.. sevmedigini ve sevmeyecegini bile bile. sonunu da böyle belirliyor film. çok içten, çok samimi ve aşkı çok yalın anlatıyor.

    ---
    spoiler ---


    (love me to my death - 8 Eylül 2009 01:48)

  • comment image

    çok yumuşak gözükmekle birlikte içinde barındırdığı sertliği ve depresifliği inceden inceden farkettirmeden insana aşılayan harika bir yapım.
    ve tabii ki joaquin phoenix 'in performansı fazlasıyla övgüye değer.


    (solipsist - 15 Ocak 2010 23:53)

  • comment image

    hayatta mutluluğun, senin istediklerinin peşinden giderek değil de seni mutlu etmek isteyenlerin yanında giderekte yakalanabileceğini hatırlatan film...
    kırmızı bir güle koşarken ayaklarının altında ezilen kır çiçeklerini fark etmeyen insanların izlemesi gerekir.


    (ziplayan kaplumba - 10 Nisan 2010 22:35)

  • comment image

    özenli, düşünceli ve olgun seyirci gerektiren dürüst ve otantik bir film. karakter merkezli melankolik hikayede karakterler gerçekçi, içten ve duyguları karmakarışık. joaquin phoenix'in muhteşem performansı ve son yıllarda en iyi performansını gerçekleştiren gwyneth paltrow karakterlerini çok iyi yansıtıyorlar. james gray hikayeyi derin duygu grafiğini hiç düşürmeden anlatırken yeteneğini ön plana çıkarıyor.

    film sadece delicesine aşık olmanın çeşitli aşamaları ve aşkın olgunluğundan ibaret değil, film aynı zamanda mekan ile ilgili ve bu mekan new york. geceyi bol bol kullanan film dış dünyanın soğuk ve yalnızlığına karşı romantizmin etkisini vurgulamak için çatıda, apartman koridorunda, karşılıklı apartman pencereleri arasında geçen birçok izole diyaloglara sahip. filmin bu vurguya ihtiyacı var çünkü hikaye aşk karşısında aptalca davranan karakterlere dayanıyor. leanord'ın * michelle'e * olan ilgisi hem heyecan verici hemde akılsızcayken, michelle umutsuzca evli bir adama aşık olup onla bir ilişkiye sahip.

    film sonu ve sonuyla bir o kadar uyumlu christopher spelman'ın gitar melodisiyle ruhunuzu derinden etkiliyor.

    http://www.youtube.com/watch?v=kz5o7g8tp7w


    (sinemaniacfighter - 28 Ocak 2011 22:19)

  • comment image

    savruk insan (özellikle erkek) davranışını ortaya seren bir film.

    "hayatta mutluluğun, senin istediklerinin peşinden giderek değil de seni mutlu etmek isteyenlerin yanında yakalanabileceğini hatırlatan film" demiş ziplayan kaplumba. katılmıyorum. filmdeki erkek, esasında hepimizin kimi dönemlerde çok aşina olduğu bir ruh halinin, bir savrulmanın içinde seyrediyor. sevilmeyen veyahut tercih edilmeyen herkes, onu tercih edenin yanında bu yarayı kapatacağını sanır. öyle olmaz ama. o yara öyle kapanmaz. yalnızca kendini kandırır, belki savrulmanı erken noktalar, belki de en has savrulmanın içine düşersin, ömür billah çekersin. anca geberdiğinde dinlenirsin. terk edilenlerin de ortak davranış biçimlerinden biridir: kendi terk ettiklerine dönerler. ya da ararlar. kendilerini sevenlerin yanına koşarlar. bir zaman sevilmiş olduklarının ya da hâlâ seviliyor olduklarının işaretini bulmak ihtiyacından başka bir şey değil tabii. kim yalnızca sevilerek doymuş gerçek bir aşkta? öte yandan, kim korkar hain aşktan?

    orta şeker bir film. phoenix'i abartılı buldum bazı yerlerde, ama gwyneth paltrow neden hiç ölmeyecekmiş gibi duruyor?


    (keyfus gicirus - 18 Şubat 2011 02:36)

  • comment image

    hani bizde bazı filmler çekilir. senaryo on numarayken oyunculuk, kurgu, kıl-tüy gibi etkenler filmi vasat seviyeye çeker. işte bu film tam tersi olmuş. senaryo gayet sıradan ve çekici değilken gwyneth paltrow, joaquin phoenix ve yönetmen james gray'in yeteneği devreye girerek filmi muazzam hale getirmiş. bilemiyorum, sonucta ait olmadığımız ve yabancı olduğumuz bir kültür olduğundan mıdır nedir yabancı sinema sektörü bu gibi konularda bizden daha yetenekli ve daha çekici geliyor bana. ayrıca sevgili gwyneth paltrow bu yazıyı okuyorsan; senden çocuğum olsun istiyorum lan!


    (cemtakifriedchicken - 21 Şubat 2011 17:50)

  • comment image

    pek bir şey beklemeden başlayıp ta sürpriz yapıp sonunda insana büyük keyif veren filmler listeme girmiştir.
    romantik komedi derken kişisel bunalımlar karakter çalışması ve dram tadına varan başroldeki leonard ın karakterindeki sürprizler de cabası....
    ufak ama keyifli filmdir yani.


    (pam - 25 Şubat 2011 23:25)

  • comment image

    güzel film. aşk, sevgi, merhamet, sadakat, mutluluk, acı, ihanet vs. üzerine güzel işlenmiş, sade, yalın, derin bir hikaye. oyunculuklar söylendiği gibi muhteşem. özellikle joaquin phoenix şiir gibi bir oyunculuk sergilemiş. filme dair bir iki kelam edip kaçayım:

    --- spoiler ---

    leonard'ın terkedildikten sonra sandra'ya gitmesi bencil, kendisi için bir hareket olarak yorumlanmış bazılarınca. bence leonard yaşadığı ihanetin taze acısını yüreğinde hissederken kendisinin çekip gitmesi halinde sandra'ya da aynı şeyleri yaşatacağının farkına vararak böyle davranmıştır. filmdeki sahne bana böyle söyledi en azından. leonard'ın önce yüzüğü fırlatıp denize yürümesi (filmin başındaki deniz-intihar sahnesini hatırlayalım), denize doğru giderken sandra'nın hediyesi olan eldivenin düşmesiyle birden vazgeçip geri dönmesi bunu ihsas ediyor. yani leonard sandra'nın kendisi için bir "opsiyon" olduğunun terk edildiği anda da farkında ama hemen bu "opsiyon"a yönelmiyor. ama ne zaman ki sandra'yı bırakıp gitmekle ona ne yapmış olacağını kendi hissetiklerinden hareketle kavrıyor, o zaman sandra'ya gidiyor. bence kader'deki bekir körü körüne maşukunun peşinden gitmekle ne kadar yanlış yaptıysa/yapıyorsa, ne kadar zalim olduysa leonard da o kadar doğru yapmıştır/yapıyordur. (ve hayır, bana bunun bekir'in elinde olmadığını söylemeyin. insan ne kadar aşık olursa olsun iradesini kaybetmez. bekir aşkını içine gömüp acı çektirdiği karısını, çocuğunu, ailesini mutlu etmeyi seçemez. çünkü hamdır, olgunlaşmamıştır, çünkü acı çekmemiştir, çünkü saf bir çocukken pat diye aşık olmuştur. leonard ise çektiği acılarla olgunlaşmıştır, bu yüzden bu iradeyi ortaya koyabilir, koyabilmiştir) leonard'ın yaptığı bencillik değil, büyük bir fedakarlıktır. yarasını kalbine gömüp sevdiklerini ve onu sevenleri mutlu etmeyi seçmiştir, bu onun için ne kadar zor olursa olsun. fedakarlık iyidir, doğrudur. kalıcı mutluluk ancak böyle olur.

    ve herşeyi bir yana koyalım, benim için müthiş bir anne güzellemesidir bu film. film boyunca sessiz, sakin, kendi halinde saf bir kadın gibi gözüken annenin leonard tam merdivenlerden inip giderken pat diye "onunla mı gidiyorsun?" diye sorması, leonard döndüğündeki memnun ve mütevekkil tebessümü beni bitirmiştir.

    bir ara demiştim: "yaşarız çünkü anneler vardır."

    ---
    spoiler ---


    (tamam mi - 27 Ağustos 2011 20:58)

  • comment image

    zaman zaman her insanın* içine düştüğü durumu anlatan çok çarpıcı bir filmdir. kısaca özetleyecek olursam: "aşk körlüktür" düşüncesini ortaya koyarken, aşk denilen kavramın kimilerini olgunlaştırdığını kimilerini de bencilleştirdiğini satır arasında izleyiciye vermektedir.


    (hulahoptereyagliballiekmek - 7 Aralık 2011 00:09)

Yorum Kaynak Link : two lovers