Çıkış Tarihi     : 23 Eylül 2015 Çarşamba, Yapım Yılı : 2015
Türü                : Cinayet,Heyecanlı
Ülke                : İsveç,Almanya,Norveç,Danimarka,Iceland,Belçika,İngiltere
Yapımcı          :  C More , TV4 , Miso Film Sverige
Yönetmen       : Lisa Siwe (IMDB), Mani Maserrat Agah (IMDB), Håkan Lindhé (IMDB)
Senarist          : Mai Brostrøm (IMDB),Anne Holt (IMDB),Peter Thorsboe (IMDB)
Oyuncular      : Melinda Kinnaman (IMDB), Henrik Norlén (IMDB), Esmeralda Struwe (IMDB), Simon J. Berger (IMDB)(ekşi), Annika Hallin (IMDB)(ekşi), Gerhard Hoberstorfer (IMDB), Lily Wahlsteen (IMDB), Greg Wise (IMDB)(ekşi), Marek Oravec (IMDB), Samuel Fröler (IMDB), Anja Lundkvist (IMDB), Kim Cattrall (IMDB), Paprika Steen (IMDB), Johan Rabaeus (IMDB), Magnus Roosmann (IMDB), Peter Jöback (IMDB), Johan Widerberg (IMDB), Billy Campbell (IMDB), Krister Henriksson (IMDB), Liv Mjönes (IMDB), Lo Kauppi (IMDB), Nina Zanjani (IMDB), Christopher Wollter (IMDB), Sigge Eklund (IMDB), Jonas Malmsjö (IMDB), Emilia Poma (IMDB), Josefine Tengblad (IMDB), Ellen Jelinek (IMDB), Primus Lind (IMDB), Sasha Behar (IMDB), Lachele Carl (IMDB), Eva Melander (IMDB), Julia Dufvenius (IMDB), Simon Norrthon (IMDB), Demetri Goritsas (IMDB), Stephen Rappaport (IMDB), Bijan Daneshmand (IMDB), Marika Lagercrantz (IMDB), Christoffer Jareståhl (IMDB), Albin Holmberg (IMDB) >>devamı>>

Modus (~ Modus - Der Mörder in uns) ' Dizisinin Konusu :
Modus is a TV series starring Melinda Kinnaman, Henrik Norlén, and Esmeralda Struwe. During a snowy Christmas season in Sweden, psychologist and profiler Inger Johanne Vik finds not only herself but also her autistic daughter drawn...


  • "john locke'a göre, nasıl birleştirilirse birleştirilsin kendi başına var olması olası olmayan, cisme bağımlı olan ya da cismin etkisi olarak düşünülen ide'dir."
  • "ilk iki bölümden sonra giderek düşen bir ivme ve 8. bölümde final. güzel bir konu, nasıl evirilip çevirilip heba edilir izledik hep birlikte."




Facebook Yorumları
  • comment image

    john locke'a göre, nasıl birleştirilirse birleştirilsin kendi başına var olması olası olmayan, cisme bağımlı olan ya da cismin etkisi olarak düşünülen ide'dir.


    (lali berte - 27 Ocak 2012 03:44)

  • comment image

    "her şeyin bir modus'u vardır" önermesi bana "her şeyin bir şeyi vardır" önermesini hatırlatıyor, ikincisi topu taca atmanın, lafı dolandırarak bir genellemeye sığınmanın apaçık örneği, içerdiği argümanın totolojik kimliği iddiayı düşürür. ilk önerme de böyledir ama diğerine nazaran sinsidir, yılansı faredir. bu hiçbir şeyin o şey olma aşamasında bir yol izlememesi mümkün olmadığından öyledir, kaotik bir olaylar silsilesi bile dışarıdan bakıldığında kaotikliğinden ötürü dizgeleşmez sayılamaz, bir "yöntem"i ve "tarz"ı vardır, modus işte tam da bunu imler.

    modus yunancadaki "plan, şablon" anlamı da bulunan medos'tan geliyor olmalı, yaygın kabul edilen açıklama bu yöndedir. bir şeyin "ölçü"sünü gösterir, nasıl ve ne şekilde olduğunu, örneğin boyutunu, uzunluğunu, kapsama alanını ya da niceliğini anlatır. sonra yine klasik dönemde anlam genişlemesi olmuş ve "ideal ölçü"yü imlemiş, örneğin cicero "suus cuique (rei) modus est" demiş, yani "her şeyin en iyi ölçüsü kendisidir." (orator 22.73) buradaki anlamı "tonlar ve bileşenler arasındaki uyum" anlamı takip etmiş, dolayısıyla müzikte "ölçü" için kullanılır olmuş.

    bir şeyin nasıl olduğunu anlatan kelimenin bir kapsama alanını önkoşul olarak benimsemesi gerekir, "şu şu olursa ölçü bozulur, şu şu olursa bozulmaz" gibi. buna göre modus'un da "sınır" anlamına sahip olması gerekirdi, ki olmuş da. sınırın kendisini imlerken elbette "engel"i de imlemiş, öyle ya bir şey nasıl olabiliyorsa, o oluşun imkanı diğer oluş tarzlarını reddeder ya da onların başlamadığı yere kadar uzanır. "modum transire" diye bir deyim kullanıyor cicero (tusculanae 4.17.4), anlamı "sınırı aşmak". esasında bunu çevirirken "ölçüyü kaçırmak" anlamıyla da düşünebiliriz, en nihayetinde ölçünün de sınırları vardır ve bunlar aşıldığında artık o kendisi olarak kalamaz.

    bir şeyin kendiliğinin tarzını belirten böyle bir kelimenin "yöntem, yol" anlamında da kullanılması beklenirdi, beklentimizi karşılıyor. cicero'nun "hiçbir öldürme yöntemi yoktur ki, bir insan o yöntemle birini öldürmemiş olsun" deyişindeki yöntem modus'tur (öldürme yöntemi, "modus occidendi"). elbette, yine "tarz" anlamı var burada ama zaten başta da söylediğim gibi hiçbir şeyin o şey olma aşamasında bir yol izlememesi mümkün değildir. şaşırtmaması gereken o yolun sınırlarının belirleniminin yani ölçüsünün ölçüsünün, tarzının tarzının (bir nevi modus'un modus'u, "modus modi") sonradan ve/veya dışarıdan bakıldığında belirlenebilir olmasıdır. bu durumun en iyi örneğinin spinoza'daki modus kavramı olduğunu düşünüyorum. bunu aşağıda anlatıp kapatacağım.

    geçen gün detay vermek istemediğim bir yerde spinoza'daki modus'u özellikle de tanrı bağlamında nasıl türkçeleştirmemiz gerektiği yönünde bir tartışmaya dahil oldum. evvelce bir felsefe hocası bu modus için "kip" demiş, başkası "tezahür", "görünüm", çiğdem dürüşken'in ethica çevirisinde ise "tavır" karşılığı bulunuyor. bağlamı düşünmeden salt yukarıdaki anlam açıklamasını göz önünde bulundursak bile modus'taki anlamların özellikle de görünümde değil, tarzda yoğunlaştığını anlarız. nitekim spinoza'da modus substantia'nın (altta bulunan, esas olarak var olan, töz) yani tözün kendinde kavranan değil, dışarıdan nasıl olduğunun kavrandığı bir tavra işaret eder. tezahür "zuhur etme, belirme, ortaya çıkma" anlamında, tavır ise "mevcut durum ve durumun sûreti, davranışın kendisi" anlamlarında. spinoza tanrı'nın kendisinin değil, sıfatlarından birinin tezahür edebileceğini, bunun da onun modus'u olduğunu varsayar, yani tanrı'nın modus'u sıfatının tezahürüdür, burada tezahürün kendisine değil tezahürün tarzına yani tavrın kendisine atıf vardır. bu noktada tavrın muhatabı olanlar, ne gördüyse onu görünüm kabul eder.


    (jimi the kewl - 22 Haziran 2015 18:00)

  • comment image

    taze düşmüş, isveç menşeli yeni bir polisiye gerilim dizisi. polisiye sevmeyen biri olarak diyebilirim ki; ilk iki bölüm itibariyle izlenebilir gibi duruyor.

    imdb

    --- spoiler ---

    konusu: suçlu profili uzmanı inger johanne vik*'in otistik kızı bir cinayete şahit olur. ancak bunu anlatamaz. stockholm'de cinayetler çeşitli yöntemlerle işlenmeye devam ederken stockholm polis teşkilatında görevli dedektif ingvar nyman* bu cinayetleri araştırmaya başlar. bu sırada inger johanne cinayetlerdeki bir metodu ve kızındaki değişimleri fark eder.

    ---
    spoiler ---

    seyrettiğim sayfada bir izleyicinin yorumu iyi bir fikir veriyor diziyle ilgili.

    imgur
    hizliresim

    ekleme: ilk iki bölümden sonra giderek düşen bir ivme ve 8. bölümde final. nasıl güzel bir dizi evirilip çevirilip heba edilir izledik hep birlikte.


    (mjorate - 29 Ekim 2015 18:41)

  • comment image

    cinayet ve polisiye yapımlar için ideal görsel ortama sahip isveç menşeyli dizi (bir de seattle var bu görsel dalda tabi). 6 bölüm izledim, gayet gideri var. akıyor.

    --bi nevi spoiler--
    lgtb farkındalığı olan bu sene izlediğim ikinci dizi işi. ilki sense8. yabancı işlerde güncel konular tak diye ekrana da yansıyor. bizde hala ecdad temasından ekmek yemece.
    gay-lezbiyen karşıtı radikal kilise örgütlerinin iskandinav ülkelerinin özgürlüğünü dünyanın çöküşü olarak nitelendirerek işlediği cinayetler, olayların temel örgüsünü oluşturuyor. ortadoğuda islam, amerika ve avrupa'da hristiyanlık; bir araya geldikleri tek nokta gelişmiş özgür insanlığa karşı olmaları.


    (deutsche mark - 18 Kasım 2015 00:09)

  • comment image

    dizinin son iki bölümünün (7 ve 8) ingilizce altyazılarının bulunmadığı dizi. fransızca ve hollandaca olup ingilizce olmaması da ayrı garip. türkçe'ye çevrilmemiş olmasının sebebi bu işte.

    dileğimiz ingilizce altyazısının en kısa zamanda çıkması.


    (bengrimm - 6 Aralık 2015 13:44)

  • comment image

    --- spoiler ---

    bu diziyi izleyenler tüm isveç'in eşcinsel olduğuna inanabilir. zira başroldaki birkaç kişi dışında herkes eşcinsel. piskopos bile...

    ---
    spoiler ---

    başta güzel başlayıp sona doğru, hele ki 7. ve 8. bölümlerde artık gelinen noktanın ve sonunun da ne olacağının belli olduğu basitlikler abidesi dizi.

    --- spoiler ---

    başroldeki kadın uzun yıllar fbi'da görev yapmış. telefonu tespit edilmiş zanlıyı teşekkür etmek için ne diye ararsın.

    başroldaki erkek polis amirinin dizi boyunca olayların çözümüne hiçbir katkısı olmadı. kendisi hiçbir aksiyona girmedi. gerçi aksiyon adına bir tek baş kötü oyuncunun cinayetleri vardı. kendisi bu diziye yakışıklı erkek kontenjanını doldurmak yanında başroldeki hanım ablamızın boşanmış olmasından mütevellit aşk ihtiyacını doldurmak için dahil edilmiş. zaten ilk sahneden itibaren ablamıza göz koymuştu ve bu arzusuna nihayet 7. bölümde ulaştı. zaten 7. ve 8. bölümde herşey olup biterken onlar yataktan çıkmadılar.

    isveç'te sanırım hiçbir yerde mobese ve güvenlik kamerası yok. ne sokaklarda, ne metro istasyonunda ne de otel, sanat galerisi gibi mekanlarda. sanat galerisi içinde, otelde ve metro önünde cinayet işleniyor, zanlı metroda dolaşıyor, üstelik neye benzediği de tespit edilmiş. insan kameralarda aramaz mı böyle bir adamı.

    adam öldürdüğü kişilerin telefonlarını kullanıyor, zaman zaman bunları açıyor. bu telefonların nerede sinyal verdiği hiç araştırılmaz mı?

    adamın karısı ölmüş. polis geliyor, konuşmak istiyor. adam şimdi olmaz diyor. günler geçiyor daha görüşemiyorlar. adamın birşey sakladığı apaçık belli ama polis bugün gidip yarın tekrar geliyor.

    baş kötü oyuncunun yancısını bu kadar basit şekilde oyun dışı bırakmak olur mu?

    bunlar hiç arka sokaklar izlemez mi?
    ---
    spoiler ---


    (vekayinuvis - 10 Ocak 2016 23:31)

  • comment image

    ilk iki bölümden sonra giderek düşen bir ivme ve 8. bölümde final. güzel bir konu, nasıl evirilip çevirilip heba edilir izledik hep birlikte.


    (mjorate - 11 Ocak 2016 17:00)

  • comment image

    yakın zamanda amerikan versiyonu ile buraları dutluk tarlası atmosferinden kurtaracak dizi, ben öyle umut ediyorum.

    --- spoiler ---

    herkes söylemiş, evet dizi ağır gidiyor, bir bron/broen havası vermedi ama adamlar bir şeyi iyi biliyor bence, oda çekim kalitesi çok iyi ve ek olarak bölüm boyunca arkada hafif hafif geren müzik, hep bir piyano tınısı ya da başka bir şey kulağınız çalınıyor. dediğim gibi belki bir amerikalı yapımcı alır, işler daha heyecanlı hale getirip sunar, bize de "ben bu dizinin orjinalini izledim lan" dedirtir.

    ---
    spoiler ---


    (charles darnay - 12 Mart 2016 01:02)

  • comment image

    suç polisiye temalı, görsel açıdan tatmin ederken konu yönünden iyi başlayan; ama sonunu kötü bitiren dizi.

    bu temada serin ve karanlık atmosfer her zaman tercihim olmuştur. olay yeri kadar oyuncuların da belli çerçeve içinde mesafeli olması nedense daha inandırıcı geliyor bana.

    eşcinselliğe bakış açısını dine göre değerlendirmek, suç kabul etmek ve yok olmasını istemek; ama bunun için öldürmek gibi yasak olan bir eylemi gerçekleştirmek. ilginç bir durum. önceliğin ne olduğuna tanrı adına karar verme yetkisini kullanmak insana kendisini yarı tanrı gibi hissettiriyor olsa gerek.


    (yy - 1 Mart 2017 18:57)

Yorum Kaynak Link : modus