Çıkış Tarihi     : 19 Ekim 2007 Cuma, Yapım Yılı : 2007
Türü                : Aksiyon,Korku,Heyecanlı
Taglar             : vampir,küçük kasaba,Alaska,kış,Grafik romana dayanıyor
Ülke                : ABD,Yeni Zelanda
Yapımcı          :  Columbia Pictures Corporation , Ghost House Pictures , Dark Horse Entertainment
Yönetmen       : David Slade (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Steve Niles (IMDB)(ekşi),Stuart Beattie (IMDB),Brian Nelson (IMDB),Steve Niles (IMDB)(ekşi),Ben Templesmith (IMDB)(ekşi)
Oyuncular      : Josh Hartnett (IMDB), Melissa George (IMDB)(ekşi), Danny Huston (IMDB)(ekşi), Ben Foster (IMDB)(ekşi), Mark Boone Junior (IMDB)(ekşi), Mark Rendall (IMDB)(ekşi), Amber Sainsbury (IMDB), Manu Bennett (IMDB)(ekşi), Megan Franich (IMDB), Joel Tobeck (IMDB), Elizabeth Hawthorne (IMDB), Nathaniel Lees (IMDB), Craig Hall (IMDB), Chic Littlewood (IMDB), Peter Feeney (IMDB), Min Windle (IMDB), Camille Keenan (IMDB), Jack Walley (IMDB), Elizabeth McRae (IMDB), Joe Dekkers-Reihana (IMDB), Scott Taylor (IMDB), Grant Tilly (IMDB), Pua Magasiva (IMDB), Jared Turner (IMDB), Kelson Henderson (IMDB), John Wraight (IMDB), Dayna Porter (IMDB), Kate Butler (IMDB), Patrick Kake (IMDB), Thomas Newman (IMDB), Rachel Maitland-Smith (IMDB), Abbey-May Wakefield (IMDB), John Rawls (IMDB), Andrew Stehlin (IMDB), Tim McLachlan (IMDB), Ben Fransham (IMDB), Kate Elliott (IMDB), Allan Smith (IMDB), Jarrod Martin (IMDB), Sam La Hood (IMDB) >>devamı>>

30 Days of Night (~ 30 gün gece) ' Filminin Konusu :
Alaska’nın ücra bir köşesindeki Barrow kasabası her kış, 30 gün boyunca, zifiri karanlığa gömülür. Çoğu kasaba sakini güneye yöneldiği için hüzünlü bir dönemdir bu. Bu kış, ortaya gizemli bir grup çıkar: Bu grup, kasabada kalan insanlarla beslenmek için son bulmayan bu karanlıktan faydalanmayı beklemektedir. Columbia Pictures’ın “30 Days of Night/30 Gün Gece” filminde, Barrow Şerifi Eben (Josh Hartnett), ayrı yaşadığı karısı Stella (Melissa George), ve sayıca gitgide azalan hayatta kalanlar grubu tekrar gün ışığına kavuşana dek ayakta kalmak için ellerinden gelen her şeyi yapmak zorundadırlar.


  • "filmin bas karakterinin ismi boyle olmasa daha fazla sevilebilecek bir film filmin sonunda (cok afedersiniz ama)ebeni gunes zkiyor (bkz: eben olemaun)"
  • "gayet sicik bir film. fazla uzatmaya gerek yok. o dvd kapagindaki 'best vampire movie ever - gelmis gecmis en iyi vampir filmi' yorumunu yapana da kafam girsin."
  • "stella adlı esaskızımızın "vampir diye bir şey yok!" diye jake'e terslenmesi beni benden almıştır."




Facebook Yorumları
  • comment image

    acaba aynı filmi mi izledik? vampir mitolojisini yaratan romanlardan birinden uyarlanan filmle (bkz: interview with the vampire) bir çizgi roman uyarlamasını kıyaslamak nasıl bir bakıştır?

    filmin, türünde devrim yarattığı söylenemese dahi, hakikaten korkutucu birkaç sahne (uçuşan kafalar) ve çok etkileyici birkaç plan (evet, kuşbakışı çekim) ile başarılı olarak anılması gerekiyor. görmeye alışkın olmadığımız türden vahşi, hayvanat türünden vampirleri etkileyici, hatta bence yenilikçi,.. hatta abartırsak, spielberg'in jaws'ta, daha jaws'ı göstermeden yarattığı korkutucu atmosfere yakın bir hava var, hanüz vampirleri görmesek dahi çok fena bir şeyin gelmekte olduğunu hissediyoruz.

    uzun zamandır iyi vampir filmi görmediğini düşünenler için kaçırılmaması gerek. kanlı korku filmlerini ve vampir mitolojisini seviyorsanız, beğenmeme gibi bir alternatifiniz olmaması lazım,.. ancak tabii ki sinemada izlemezseniz tadını tam almanız mümkün değil.


    (vic vega - 3 Aralık 2007 16:36)

  • comment image

    kotu filmler nasil izlenir?

    1- torrenti bulunur, indirilir, sinemaya gidilmez
    2- normalde film izlenmedigi bir zamanda, mesela hasta olunan bir gun icinde bilgisayara usulca yaklasilir
    3- tek basina olmakta fayda var, surekli yaninizdaki egleniyor mu diye merak etmek sikinti veriyor
    4- iki dakikalik aralikla atlaya atlaya gidin. zaten bir sahnenin luzum olup olmadigi bir iki saniyede anlasiliyor.
    5- action sahneleri arasi tamamen luzumsuz diyalog doludur, 5'er dakika atlayarak gidin.
    6- toplamda 15 dakikadan fazla harcamayin

    boyle boyle ise gidip gelirken veya tuvaletteyken falan gunde 4-5 film izliyorum; sonucta dandik filmlerin de guzel uc bes sahnesi oluyor.

    bu filme gelince:
    1- en basindaki manzaralar
    2- 39. dakikasindaki kusbakisi cekim
    3- 75. dakikadaki vampir bicme sekansi
    4- filmin son uc dakikasi

    toplam zaman: 6 dakika. yeter iste


    (immanuel tolstoyevski - 1 Mayıs 2008 19:58)

  • comment image

    hiç romantize etmeden, vampir denen şey gerçek olsaydı nasıl bir canavar olurdu diye düşünerek çekilmiş bir film. bu nedenle, bu filmi james woods'un başrolünü oynadığı 1998 yapımı vampires ile aynı kategori altında değerlendirmek gerekiyor bence.

    filmin bir sürü artısı var:

    -- spoiler --

    - abartısız ve ölçülü bir oyunculuk (insanlar korkuyorlar, endişeliler ve vahşi hayvanlar tarafından kovalanan evcil hayvanların beceriksizliği ile kaçıyorlar.)
    - 30 gün süren gece fikrinin bir vampir filmi için bulunmaz bir şey olduğu gerçeği (bunu çizgi romana borçluyuz gerçi)
    - kuşbakışı sahne, filmin başlangıcındaki gün batımı ve finalindeki gün doğumu gibi sinematografik başarılar.
    - vampirlerin arkaik bir dil konuşuyor olmaları ve hayvansı görünüşleri (bu onların yabanıllığını güçlendiriyor ve korkuyu artırıyor)
    - ana karakterin fiziksel bir engelinin olması/astım hikayesi (aslında buna bir stephen king numarası diyebiliriz, karakter mükemmel olursa onunla özdeşleşmek mümkün olmayabilir)
    - ve son olarak da, karanlık ve umutsuz bir film olması (filmin duygusal arkaplanını oluşturan stella-eben hikayesi mutlu sona bağlanmıyor, film acıklı bir finalle bitiyor)

    dünyanın en iyi filmi değil tabii, ama yukarıdaki eleştiriler bence biraz yersiz kaçmış. vampir dediğin şey her zaman angel ya da lestat olarak resmedilmeyebilir ve beklentileri karşılayacak kadar elegan olmayabilir. bu film, yepyeni bir yorum getiriyor: vampirleri, geleneksel anlayış içerisinde, soylu beyefendiler olarak temsil etmek yerine takım elbiseler giymiş ama geçirdikleri değişim nedeniyle tamamen hayvanlaşmış yuppieler olarak çiziyor. belki bunun üzerine de biraz düşünmek gerekir.

    ben beğendim.


    (cekirge - 29 Mayıs 2008 02:13)

  • comment image

    boogeyman'i yeniden günyüzüne çıkaranların, yapımcıları arasında olduğunu görmemle hakkında az-çok fikir sahibi konumuna geldiğim film.

    elbette herkesin sinemadan beklentileri farklıdır; ama bu zevkin görsel boyutuyla ilgilenenlerin, özellikle de sıcağı sevmeyenlerin, soğuğu iliklerine kadar hissedeceklerine inandığım, muhteşem shotlara sahip filmdir aynı zamanda.

    hele kuşbakışı çekilmiş, kasabadaki kaosu yalnızca shotgun sesleriyle duyuran bir sahne var ki... "off" diyorum ve hemen susuyorum. ama siz tutup da, "ne sinemaya gitcem, indirir internetten izlerim" derseniz, herhalde anlamazsınız, keyif almazsınız gördüklerinizden.

    bu arada.. dünya tarihinde hiç var olmamış, yaşamamış sanal bir yaratığın* benzer anatomilerle karşımıza çıkmasının nasıl bir zevk içerebileceğini anlamış değilim. "kardeşim vampir dediğin budur, illa ki interview with the vampire'daki gibi olcak" diye bir kaide olamaz. olmamalı..

    ayrıca, beyaz saçlı lider vampirin bir hayli karizmatik olduğunu düşünmekteyim. öyle ki, filmden çıktıktan sonra olivium'da bir süre başımı hafifçe öne eğip, gözlerimi keskin bakışlarla bir noktaya sabitleyerek, otoparka kadar dimdik yürüdüm. diğer yandan deli gibi çığlık atmak istedim. kan kokusu almaya başladım. spotlardan sebep yüzüm kararmaya başladı*.

    netice itibariyle; beyaz perdenin kendisini sevenler için, mutlaka görülmesi gereken bir film olduğunu düşünmekteyim, şiddetle tavsiye ederim..


    (tek ihtimali olan insanlarin hikayesi - 24 Kasım 2007 14:34)

  • comment image

    ucuz bir film. harcanan parayla dogru orantili bir ucuzluk degil bahsettigim. sirtini ucuz b hatta c sinifi korku film turlerine dayayan bir ucuzluk. pariltili son donem muadillerinden ayiran, hem feyz aldigi ture benzeyen hem de farklilasan bir olmamislik. filmi basarili yapan tam da bu olmamislik iste.

    kendi diline sahip kaba saba bir vampir turu, kucucuk bir kasaba, seyredenin bile icine isleyen bir soguk iklim sunumu, siginma-gizlenme az kaynakla gunleri gecirmeye calismanin zorlugu. bunlarin hepsini sasali bir bicimde, agdali ve gorkemli bir sekilde degil ucuz video donemi filmi edasinda anlatiyor. bu basitlik basta izleyici filmden koparirken biraz sabir ve samimiyet gosteren icin filmin kendisi haline geliyor. basit bir kasaba, basit insanlar, basit bir yaratik surusu, basit olum. bu kadar. fazlasi yok zira amaclanan bu. velhasil begendim begenmesine de kafayi da yedim gece gece.

    film bitti, gecenin 3 unde pencereden disariya bakiyorum lapa lapa kar yagiyor. termometre -8 i gosteriyor, binanin onunden yola dek uzanan karla kapli genis duzlukte hic bir hareket yok, araba bile gecmiyor. ulan diyorum az once izledigim felaket simdi gerceklesse ne bok yerim? celik kapi bizi ne kadar idare eder? 5. kattayiz bu yukseklik onlari durdurur mu? eve yeni tasindik, elde avucta ne varsa tadilata mobilyaya verdik, dolap tamtakir 1 paket tost ekmegi bi kalip kasar 1 kilo kiymadan baska bisey yok. elektrigi kesseler ocak calismaz, 1 yasinda kizim var sutunu neyle isitirim? sutu mamasi bitse nerden bulurum? apartmanin icinde gezerlerken kizim aglasa sesini duyarlar ne care bulurum? of aman icim sikildi. yattim uyuyamadim mina koyiim.


    (sanborn - 17 Aralık 2007 09:51)

  • comment image

    gayet sicik bir film. fazla uzatmaya gerek yok. o dvd kapagindaki 'best vampire movie ever - gelmis gecmis en iyi vampir filmi' yorumunu yapana da kafam girsin.


    (kenjin - 12 Mart 2008 04:51)

  • comment image

    hakkında hiç bir fikrim olmadan, fragmanını filan izlemeden, üstüne üstlük adını da "30 days 30 nights" olarak algılayıp girmiş bulundum ben bu filme .
    ben bulundum, siz bulunmayın diye söylüyorum, 1.5 saat boyunca, hiçbişey yapmadan herhangi bir noktaya sabit olarak bakmak bile bundan daha büyük bir zaman kaybı değildir.

    --- spoiler ---
    gerçi vampirlerle ilgili yeni yeni şeyler de öğretmiş bi filmdir.

    - dışarda tipi varsa orda vampir olmaz. tipi boyunca elini kolunu sallaya sallaya yürüyebilirsin.
    - karakol, vampirlerden saklanmak adına en güvenli yerdir.
    - vampirler kendi aralarında klingonca konuşur.
    - sıradan bir vampir ancak tekme ve yumruk atabilirken, damardan kan alarak dönüşen vampirler yumruğuyla kafatasını delip geçebilecek güce sahip olurlar.
    - 4 tane ampule maruz kalan bir vampir ciyaklaya ciyaklaya ölürken, romantik vampir sevdiceğiyle gün doğumu izlerken kül olur, pul pul dökülür de gıkını bile çıkarmaz.

    falan filan.. sinirim bozuldu bak yine..

    ---
    spoiler ---


    (ladyinblack - 5 Aralık 2007 07:27)

  • comment image

    müthiş fragmanına kanıp, "uzun zamandır beklediğim gerçekten etkileyici bir vampir filmi izleyeceğim" düşüncesiyle karşısına oturduktan yaklaşık 1,5 saat sonra boşa giden zamanıma acıyarak bitirdiğim sıkıcı filmdir.

    taze damat traşlı (!?) vampirin liderlik ettiği bir grup aynı giyimli nereden geldikleri ve güneş doğar doğmaz nereye gittikleri bilinmeyen vampir, alaska'nın bu kasabasını 30 günlük karanlık sürecinde basarlar.
    vampir lider "yüzlerce yıldır bizi kötü bir rüya sandılar, öyle sanmaya devam etmeliler" diyerek kasabada tek bir kişi bile kalmayana dek öldürmeleri emrini verir ekibine. böylece vampirlerin amaçlarını anlarız. ama yüzlerce yıldır nasıl yaşamış, nasıl beslenmiş, sürekli 30 günlük karanlığı mı beklemiş bunlar ve bu saldırılar nasıl hiç duyulmamış, hep mi kötü rüya zannedildiniz kardeşim? her 30 günde bir bir kasaba basarlarsa kutup çizgisinde kasaba kalmamış olması gerekmez miydi? filmin tek başarılı tarafı, izleyiciye dondurucu alaska soğuğunu hissettirmesiydi.

    herşeye rağmen kuşbakışı insan avı sahnesi muhteşem bir fikir.


    (black rock - 18 Şubat 2008 13:05)

Yorum Kaynak Link : 30 days of night