Süre                : 1 Saat 35 dakika
Çıkış Tarihi     : 09 Mayıs 2014 Cuma, Yapım Yılı : 2014
Türü                : Komedi,Drama,Müzik
Ülke                : İngiltere,İrlanda
Yapımcı          :  Element Pictures , Runaway Fridge Productions , Film4
Yönetmen       : Lenny Abrahamson (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Jon Ronson (IMDB)(ekşi),Peter Straughan (IMDB)(ekşi),Jon Ronson (IMDB)(ekşi)
Oyuncular      : Domhnall Gleeson (IMDB)(ekşi), Moira Brooker (IMDB), Paul Butterworth (IMDB)(ekşi), Phil Kingston (IMDB)(ekşi), Billie Traynor (IMDB), Shane O'Brien (IMDB), Scoot McNairy (IMDB)(ekşi), Maggie Gyllenhaal (IMDB)(ekşi), François Civil (IMDB), Carla Azar (IMDB), Chris McHallem (IMDB), Michael Fassbender (IMDB), Michael James Ford (IMDB), Mark Huberman (IMDB), Rosalind Adler (IMDB), Niall Glennon (IMDB), Torsten Brescanu (IMDB), Leroy Harris (IMDB), Noah Hauser (IMDB), Laura-Love Tode (IMDB), Hayley Derryberry (IMDB), Lauren Poole (IMDB), Jordyn Aurora Aquino (IMDB), Katie Anne Mitchell (IMDB), Paul Howard Smith (IMDB), Matthew Page (IMDB), Alex Knight (IMDB), Abe Bueno Jallad (IMDB), Morse Bicknell (IMDB), Dean Satriano (IMDB), Peter Trinh (IMDB), Kevin Wiggins (IMDB), Travis Hammer (IMDB), Tess Harper (IMDB), Bruce McIntosh (IMDB), Robert Posey (IMDB), Derek Blakeney (IMDB), Andy Brooks (IMDB), Jeremie Dalaba (IMDB), Jean Effron (IMDB) >>devamı>>

Frank ' Filminin Konusu :
Yalnız ve yaşlı bir adam ile küçük bir robotun dostluğunu konu alan, keyifli bir drama... Yakın geçmişte, karısından ayrılmış ve çocuklarından uzakta olan yaşlı Frank (Frank Langella), sağlık sorunları yaşamaya başlar. Oğlu, ona ev işlerinde yardımcı olacak ve daha sağlıklı yaşamasını sağlayacak bir robot hediye eder. Frank başlarda bu fikre karşı çıksa da zamanla robotla arasında bir dostluk kurar. Ancak bu dostluk bir süre sonra tehlikeli bir boyuta gelecektir çünkü Frank, bu küçük robotu, planladığı büyük bir soygunda kullanmayı planlamaktadır...


  • "(bkz: i love you all)"
  • "çok sağlam bir film. 2014'te çekilen filmler arasında izlediğim en iyisi diyebilirim. keşke çevremde birileri daha izlemiş olsaydı da oturup ne kadar iyi olduğunu konuşsaydım, o derece."
  • "gerçekten son zamanlarda izlediğim en güzel film olabilir."
  • "iki gündür deli gibi most likeable song ever'ı dinliyorum sayesinde. sabah akşam hatta gecenin üç buçuğu bile olsa fark etmiyor. bi magneto'ya bakıyorum bi frank'e, nasıl bi oyuncu bu adam?"
  • "güzel film. yani nesini sevdiğimi ben de tam olarak bilmiyorum ama güzel lan işte. güzel hissettirdi. sonundaki şarkıyı da sevdim."
  • "çok güzel filmdir, izleyin izletin efendim.kulağa karanlık gelen müzikleri aslında mutlu bile eder. (bkz: i love you all)"
  • "soundtrack'ı hiç bir yerde bulunamayan film. ilk romanıyla kavga eden yazar özentisi bozuntusuna çok şey söyleyen film. maskelerin sadece maskelerden yapılmadığını hatırlatan film. film."
  • "son zamanlarda izlediğim en kasvetli film. bayıldım. izleyen çok olsa da tartışsak, konuşsak."
  • "akademi götümü yesin. gönlümün 2014 oscar'ını verdiğim film.not: imdb'de 7 aldığını görünce gözlerime inanamadım. sinefillik ölmüş."
  • "steve vai'nin the ultra zone albumunun 4. parcasi.. parcanin isminin frank olma sebebi frank zappa anisina yapilmasidir.."
  • "bizdeki hulusiye tekabül eden isim."




Facebook Yorumları
  • comment image

    lenny abrahamson'ın yönettiği, michael fassbender'ın kafasında maske ile dolaştığı film. hatırladığım kadarıyla freaud, çocukluk travmalarının, gerçek sanatçının ortaya çıkmasında önemli olduğu hakkında bir şey söylemişti. işte bu film onun tam tersini kanıtlamaya çalıştığını, bunun yetenek ile alakalı olduğunu söylemeye çalışan bir film diyebilirim.

    --- spoiler ---

    filmde frank yaşadıklarının onu güçlendirdiğini bu sayede yetenekli olduğunu söylüyor. jon da sürekli bunun etkisinde kalıyor ve frank'in yaşadığı travmaları yaşamamış olmaktan yakınıyor. ama film ilerledikçe görüyoruz ki frank aslında iyi bir aileye sahip olan ve bahsettiği travmaları da pek yaşamamış gibi duran biri. hatta jon ile hemen hemen aynı hayata sahip. ama frank yeteneği olan, jon ise yeteneksiz olan kişi. bu yüzden de filmin sonunda ayağa kalkıp gruba katılmıyor,olması gerektiği gibi çekip gidiyor.
    ---
    spoiler ---
    fassbender'a gelince, yüzünde o koca maske ile bile filmdeki en başarılı performansı sergiliyor. hunger'dan beri bu adamı takipteyim,büyük ihtimalle de devam edeceğim.


    (mordorsosyalistiscipartiuyesi - 17 Nisan 2014 19:53)

  • comment image

    çok sağlam bir film. 2014'te çekilen filmler arasında izlediğim en iyisi diyebilirim. keşke çevremde birileri daha izlemiş olsaydı da oturup ne kadar iyi olduğunu konuşsaydım, o derece.


    (hgeg - 21 Eylül 2014 04:05)

  • comment image

    son zamanlarda izlediğim ve beklemediğim güzellikteki film. eğer frank'ı bulmuşsanız, belli tarzdaki filmlerden hoşlanıyorsunuz demektir ve biliyorsunuz ki bu tür filmler bazen sıkıcı olabiliyor ama durmayın izleyin frank o filmler arasındaki en keyif alacaklarınızdan biri.


    (omer haybo - 21 Eylül 2014 09:22)

  • comment image

    çok güzel bir film, evet belli bir süreden sonra düşüşe geçiyor ama bu güzelliğinden bir şey kaybettirmiyor.
    kesinlikle saf müziğin,hissedilerek yapılan müziğin filmi frank,film boyunca sanatın ne kadar bireysel olduğunu hissettiriyor.bunun dışında filmdeki şarkılar da şahane,özellikle kayıt sahnesinde 60'lara gidiyorsunuz ve michael fassbender'ın mükemmel oyunu buram buram jim morrison kokuyor.


    (fena huylu stanzo - 24 Eylül 2014 23:48)

  • comment image

    baş rolünde oynayan domhnall gleeson'ın ana karakter olmadığı enfes film.

    --- spoiler ---
    yönetmen lenny abrahamson istese filmi öyle bir noktaya götürürdü ki control yapımındaki gibi sonunda boğazınız düğümlenecek hale gelirdi. ama gayet keyifli müzik dolu bir film çekmiş. çıtırdan wes anderson havası var. görüntü yönetmeni hariç de.

    filmin birkaç alt metni olduğunu düşünüyorum.

    birincisi: delilikle dahilik arasındaki ince çizginin bir tarifi yapılmış; delilik çoğu zaman toplumun yarattığı "normal" olmayanı dışlama davranışından başka bir şey değildir. grubu sevenlerin gördüğü; frank "akıl hastasıdır" ve grupta çalan herkes bir parça "çatlak"tır. çünkü diğer insanlara göre normal olmayan davranışlar sergiliyorlardır. tıpkı shine filmindeki dahi piyanist gibi.

    ikincisi: günümüz popüler kültürü öyle bir algı yarattı ki, hepimiz birer rock star, dahi sanatçı ve popüler kültüre yön veren ünlü kişilere dönüşeceğiz. filmde bu çok güzel eleştirilmiş. filmin başında işinde mutlu olmayan devamlı şarkı yazmaya çalışan jon, bize adeta "hayallerinin peşinden koşarsan başarırsın" alt metnine sahip filmleri hatırlattı. fakat sonunda gördük işler hiç de öyle değil. yetenek gerçekten çalışarak başarılacak bir özellik değil.

    jon irlanda'daki kayıtlar sırasında kendi akıl hastanesini yarattığını düşünüp frank gibi başarılı olacağını zanneder. hatta frank kaçınca ailesine psikolojik rahatsızlığın altındaki nedenleri ısrarla sorar. çünkü frank'in müzik yetisinin doğuştan geldiğini kabul etmek istemez. ona göre hayallerini takip ederse başarıya ulaşacaktır.

    ---
    spoiler ---

    kısaca film gayet başarılı. soronprfbs keşke gerçek olsaydı.


    (kutup cizgisinde ask - 25 Eylül 2014 00:56)

  • comment image

    güzel film.

    yani nesini sevdiğimi ben de tam olarak bilmiyorum ama güzel lan işte. güzel hissettirdi. sonundaki şarkıyı da sevdim.


    (biseybuldum - 1 Ekim 2014 04:00)

  • comment image

    soundtrack'ı hiç bir yerde bulunamayan film. ilk romanıyla kavga eden yazar özentisi bozuntusuna çok şey söyleyen film. maskelerin sadece maskelerden yapılmadığını hatırlatan film. film.


    (bulut yagmurcocuk - 11 Ekim 2014 04:44)

  • comment image

    --- spoiler ---

    kendi hâlinde takılan, müzik yapan, kafası bozulunca kemik sesi gelesiye kadar dövüşen, osuran, ağlayan, gülen, intihar eden bir grup delinin * arasına kendini farklı zanneden, popülerlik kaygısı taşıyan bir adet gavatın dahil olmasını ve nihâyetinde de o güzelim ortamın içine sıçılmasını izlediğimiz bir film. esasına bakılırsa, o sonradan dahil olan eleman tam olarak biziz. filmi onun gözünden izliyoruz ve her ne kadar kabul etmesek de insanların hayatlarına karışmaya bayılıyoruz. onları kendimiz gibi yapmaya çalışıyoruz, acımasızca yargılıyoruz.

    film boyunca düşündüğüm şeylerden bir diğeri ise, bu diyarlarda yaşasa frank'in başına gelecekler oldu. bir kere o yaşa gelmesine müsaade etmez, çok önceden el birliği ile intihar ettirirdik fukarayı da, hadi yaşadığını farz edelim, artık o kafasına taktığı zımbırtıyı çıkarttırmak için kimler devreye girerdi ben tahmin edemiyorum; anne-baba, dayı, amca, enişte, arkadaşlar, doktorlar, yörenin önde gelenleri... herif takmak istiyor be babacım, bırak taksın. sanane? yok, olur mu? olmaz. illa çıkacak o zımbırtı. bunu elinden tutup rakıya götüreni mi ararasın, ağzına sigara tutup "kardeş açıldın mı biraz daha? böyle olma olm. amacın ne senin? gir bir maaşlı işe, memur ol. itlik yapma, babayin kemiğine sıçarım senin. neyse gel, sarılalım." tarzı öğüt vereni mi ararsın artık. huzur vermezdik yemin ediyorum.

    filmin bir şey anlatma derdi yok. öyle kendi aralarında takılıyorlar ve sonradan giren itle beraber biz de olaya dahil oluyoruz, hepsi bu. o doğallığı da filmi başka bi' yere taşıyor zaten. herkese hitap ettiğini söylemek güç. ama eden için de unutamayacağı bir film kendisi.

    son olarak, film boyu bir tek ben mi düşündüm bilmiyorum ama, kafası çok sonradan gelen güzel ve enteresan şarkıları, garip müzik aletlerini görünce aklıma hemen bir dönem ali ece'nin de üyesi olduğu dinar bandosu ve dahi asaf zeki yüksel * geldi. bu da ayrı bir gülümseme vesilesi oldu kendi namıma.

    ---
    spoiler ---


    (frank castle - 21 Ekim 2014 07:52)

  • comment image

    film tanımında , seksenlerin punk gruplarından bi abinin anılarından yola cıkılıp yapılmış deniyor. filmin girişi, ilerleyişi ve sonu ile gerçekten beklenti ayarlarıyla oynayan bir film oldu benim için. yani bir keyif alıyorsun başta, o keyife aldanıp diyorsun ki, bu filmin kafası bu demek ki, bak beni yakaladı. ben bunu izlerim. sonra fimin seyrinde bir kırılma oluyor, o kafadan çıkıyorsun. ama cezbetmiş ya seni, izleyeyim diyorsun ama keyif alıyorsun. ben acıkcası huzursuzlandım filmin bir kısmından bir kısmına kadar. ruh hali aşağılara doğru dalgalanarak iniyor.

    --- spoiler ---

    ben içerisinde deli naifliğinin olduğu filmleri çok seviyorum zaten. frank'in yüzünde herhangi bir şey olduğu için o koca kafayı taktığını düşünmedim. filmdeki fikri çok beğendim. absürtlüğü o maskeyle yakalamak. filmin ortalarına doğru alman ailenin iştirakiyle, frank ve helga arasındaki anlarda, frankta bi kırıklık olduğu belliydi. franke bakarken vucuda cok baktım yanlız. vucut baya iyiydi. jon karekteri sıkıntıan ölürken aslında ona dair olduğunu sandığı bir dal buluyor ama o dal ona göre değil. fırsat sandığı şey aslında düşündüğü şey olmuyor. ve bu o kadar gerçek bir şey ki, insanın hayatında böyle böyle mahvettiği ve hayal kırıklığına kırıklıklar eklediği anlar oluyor. ben filmi sevdim. tipleri de sevdim bu arada. intihar girişimlerini de, hikayelerini de .irlanda karelerini de. puanım 8
    ---
    spoiler ---


    (okyanustaki depresif ruzgar - 28 Ekim 2014 12:36)

  • comment image

    akademi götümü yesin. gönlümün 2014 oscar'ını verdiğim film.

    not: imdb'de 7 aldığını görünce gözlerime inanamadım. sinefillik ölmüş.


    (sir gawain - 3 Şubat 2015 09:44)

  • comment image

    fazla iyi bir film.

    frank'in püsküle yazdığı şarkıya özellikle bayıldım.

    --- spoiler ---

    lonely little carpet tuft

    a twisted woolly joshua tree

    surrounded by its fallen friends

    alone in a threadbare woven field

    lone standing tuft

    defy the foot

    what age are you in carpet years?

    ıs it spring and you're the first to wake?

    or are you old but still strong enough

    to keep what winter wants to take?

    lone standing tuft

    defy the foot

    ıs it luck that you're still standing

    and you've not been flattened too?

    do you tremble in the little wind

    that's squeezed out by my shoe?

    lone standing tuft

    defy the foot

    has your tuftiness mutated so

    your strands are made of steel?

    ıs it sheer determination

    you'll never bend beneath the heel?

    lone standing tuft

    defy the foot.

    ---
    spoiler ---


    (dadamsin - 25 Şubat 2015 21:25)

  • comment image

    yeteneksiz ve meşhur olma arzusundaki sıkıcı birinin, sanat yapan bir müzik grubuna girip, grubu yolundan çıkarmasını anlatıyor.

    bana yer yer coldplay'i hatırlattı. çok iyi giderken, birden rihanna ile düet yapan acayip bir grup haline gelmişlerdi. şükür düzeldiler.

    müziksever olarak bayıldım bu filme!


    (tarduk - 14 Mart 2015 20:55)

Yorum Kaynak Link : frank