IMDB Puanı   : 5,3
Oy Sayısı         : 14.857
Süre                : 2 Saat 2 dakika
Çıkış Tarihi     : 20 Kasım 2015 Cuma, Yapım Yılı : 2015
Türü                : Drama,Romantik
Taglar             : Fransa,Sigara içiyor,Hile karısı,otel,yazar
Ülke                : ABD,Fransa
Yönetmen       : Angelina Jolie (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Angelina Jolie (IMDB)(ekşi)
Oyuncular      : Brad Pitt (IMDB)(ekşi), Angelina Jolie (IMDB)(ekşi), Mélanie Laurent (IMDB)(ekşi), Melvil Poupaud (IMDB)(ekşi), Niels Arestrup (IMDB)(ekşi), Richard Bohringer (IMDB)(ekşi), Marika Green (IMDB), Sarah Naudi (IMDB), Aldo Buontempo (IMDB), Philippe Martinet (IMDB), Francis Xuereb (IMDB), Malcolm Beethans (IMDB), Kathleen Beethans (IMDB), Bjorn Kubin (IMDB), Penny Dix (IMDB), George Camilleri (IMDB), Arcadia Vodka (IMDB), Indi Marceau Coppola (IMDB), Anna Cachia (IMDB), Frédéric Dessains (IMDB)

By the Sea (~ Hayatin Kiyisinda) ' Filminin Konusu :
1970'lerin Fransa'da eski bir dansçı olan Vanessa ve Amerikalı bir yazar olan kocası Roland'ın hikayesine odaklanıyor. Çiftin ülke dışında seyahat ettikçe birbirlerinden uzaklaştığı fakat sessiz bir sahil kasabasına geldiklerinde birbirleriyle yakınlaşmalarını ve oradaki yaşantıları anlatılıyor.


  • "ayni zamanda da da essex green sarkisi the long goodbye in ilk parcasi ..."
  • "eleni karaindrou'nun sonsuzluk ve bir gün* filmi için yaptığı şarkıyı* piano ile çalmasıyla oluşan şarkı."
  • "bu filmi melanie laurent ve angelina jolie'yi çıplak görmek isteyenler dışında kimseye öneremeyeceğim. zamana yazık..."
  • "filmin tek iyi yanı 70'li yılları güzel yansıtmış olması. yoksa sıkıcı ve başarısız. jolie yönetmenlik kariyerinde pek sağlam basamaklara basarak ilerlemiyor."
  • "hayatın kıyısında gibi dandik bir isimle çevrilmiş, brangelina çiftinin filmi.fragmanında angelina ablamızın dertli dertli sigara içtiği sahnesi hatrına bile gidilir, yarın sinemalarda."
  • "mr. & mrs. smith'ten yıllar sonra angelina jolie ve brad pitt ikilisini bir kez daha bir arada göreceğimiz film. ayrıca filmi angelina jolie yazıp yönetecek, brad pitt filmin yapımcısı olacak."
  • "o kadar güzel ki, o kadar... bu şarkının içinde bir nota olsam, işte o kadar, kafi."
  • "anıların film şeridinden geçmesidir. aynen filmde olduğu gibi anılar yaşanırken bir gün son bulacak olmasıdır.sonsuzluktur. bir gündür."
  • "sweeney todd the demon barber of fleet street adlı filmdeki by the sea'nin başlardaki müziği, aynı filmdeki the worst pies in london'ın müziğine feci şekilde benzer; lakin biraz daha yavaştır."




Facebook Yorumları
  • comment image

    feriye sineması'nda salonda tek başımıza izlediğimiz film. senaryo/roman yazmanın altın kuralı "gereksiz tek bir kelimeye yer yok" değil midir? ben bunu evrensel kural sanıyordum, sadece bizim edebiyat öğretmenimiz mi bu kadar idealistmiş?! diyaloglar uzadıkça uzuyor, bizdeki de sabır ama...

    --- spoiler ---

    delikten yan odayı birlikte izlemelerinin ardından, adamın eşine dönüp; masum gözlerle "biz sapık mıyız?" diye ciddi ciddi sorması yarmıştır. öyle ki: filmi izlediğimizden beri, ne zaman yan masadan birini kessem, erkek arkadaşım bana dönüp "biz sapık mıyız?" diye soruyor. bu küçük espri de, o 2 saatlik çileye katlananlara kâr kalıyor.

    ---
    spoiler ---


    (bfm - 27 Kasım 2015 22:06)

  • comment image

    film olmasa çok güzel sahneler var aslında, malta falan güzel yermiş. baktım, malta'nın gozo adasında çekilmiş. 2 saatimi çaldınız lan.

    kıyafetler, müzikler, mekanlar ve malta çok güzel fakat film leş.


    (fahir - 26 Kasım 2015 02:16)

  • comment image

    fragmanındaki şairane görüntüler ve müzikler nedeniyle ilgimi çeken, angelina-brad oyunculuğu nedeniyle beklentimi yükselten ama hayalkırıklığından öteye gidemeyen bir film. yansıttığı dönemden mütevellit kostümler, atmosfer ve görüntüler pek sanatsal, pek şahaneydi. bunun haricinde yüzeysel karakterler, sorunlu ilişkinin sebebini çözemeyişimiz, çiftin korkunç iletişim kopukluğuna tuz biber olan ilkokul çocuğuna yazdırılmış ayarda saçma diyaloglar, avrupa sinemasına öykünen gereksiz iniş çıkışlar... her şey o kadar havada, olay örgüsü ve karakterler o kadar dağınık ki; filmden çıkmamak için üstün bir sabır örneği sergiledim. "başladığı şeyi bitirecek" hastalığından muzdarip olmasaydım, ilk yarım saatte ara ara uyuklamak yerine; açık havada bir yerde oturup yoldan geçenleri izlemeyi tercih ederdim sanırım. gitmeyin, ömrünüzden gidecek bir 140 dakika için daha faydalı aktiviteler bulabilirsiniz.


    (ssnmss - 22 Kasım 2015 23:29)

  • comment image

    filmin tek iyi yanı 70'li yılları güzel yansıtmış olması. yoksa sıkıcı ve başarısız. jolie yönetmenlik kariyerinde pek sağlam basamaklara basarak ilerlemiyor.


    (mysticwarrior - 21 Kasım 2015 02:52)

  • comment image

    dünyanın popüler çiftlerini bir filmde çift olarak sıkça izleyebiliyoruz. mesela bir zamanların brad pitt-angelina jolie'si olan, hatta onlardan daha popüler olan richard burton-elizabeth taylor çifti beraber 5'ten fazla filmde oynamışlardı. gene bir zamanların popüler çiftlerinden tom cruise-nicole kidman ikilisi de üç filmde karşımıza çıkmışlardı. 50 yıl boyunca evli kalan paul newman-joan woodward çifti de on filmde (yanılmıyorsam) rol almışlardı. mel-audrey hepburn çifti iki dandik filmde oynamışlardı. guillaume canet-marion cotillard çiftini de perde de sıkça izlemiştik bir ara. işte bu çiftlere birden fazla filmle brad-angelina da dahil oldu. beraber rol aldıkları 2., ilişkilerinin başlamasından/evlilikten sonraki ilk film bu film. sanırım son film olacak. zira angelina jolie yavaş yavaş oyunculuğu bırakıp yönetmenliğe ağırlık veriyor. gerçi yavaş yavaş da değil. angy son 3 senede 3 film çekti, ki bu woody allen'ın hızıdır. 4.'süne hazırlanıyor. bu arada paragrafı şöyle noktalamak isterim: film, çökmüş bir evliliği konu edinip dünyanın en popüler çiftinin başrolde olması yüzünden pek tabii eyes wide shut'la mukayese ediliyor, daha doğrusu "eyes wide shut'ı hatırlatıyor" (filmle tek bağı çökmüş evliliğe odaklanmaları). normal ama burton-taylor'lı who's affraid of virginia wolf'u da hatırlatabilir. hatta roberto rossellini'nin voyage of the italia'sı da akla gelebilir. çünkü bu filmlerin hepsi merkeze sorunlu bir çifti koyar ve onların çatırdayan evliliklerine odaklanır. hepsi de sansasyonel filmler. mesela rossellini filmini çektiği zamanlarda evliydi ve ingmar bergman'la aşk yaşıyordu. eyes zaten uzayan çekimleri, kubrick filmi olması vs ile epey yaygara koparmıştı. ama beri yandan kidman-cruise'un sorunlu evliliği ile de anılıyordu, sonradan boşandılar zaten. burton-taylor çifti de sorunlu bir evliliğe sahipti. sanırım bir tek by the sea'nin başrolleri brad-angelina'nın evliliği sorunsuz (?) ilerliyor.

    bu filmle pek alakası olmayan bu girişten sonra gelelim filme. angelina filmini yazarken antonioni, rossellini gibi yönetmenlerden ilham aldığını söylemişti. filmde bu yönetmenlerin etkisi göze çarpıyor. lakin angy hala çaylak bir senarist ve yönetmen olduğunu bu filmiyle de kanıtlıyor. angy'nin bilhassa senaristliği sorunlu. filmin karakterlerinden plotuna, olay örgüsüne dek her şeyi yıkılıyor. brad ile angy'nin karakterleri fazlasıyla yüzeysel karakterler. vanessa'yı da, roland'ı da 1 cümleyle özetleyebiliriz ki 140 dk boyunca sorunlu ilişkilerine odaklanırken bu karakterleri derinleştiremiyor jolie. haydi bu iki baş karakteri azıcık da olsa tanıyoruz ama yardımcı karakterleri doğru dürüst tanıyamıyoruz. angy'nin senaristliği iyi olsaydı bu yard. karakterler vasıtasıyla öyküyü birazcık da olsa ayakta tutabilirdi. melanie laurent ile melvil poupaud'ın çiftini derinleştirip vanessa-roland'a daha iyi bağlamalıydı. niels arestrup da vasatlıktan nasibini alıyor ne yazık ki. bu enfes oyunculara fazlasıyla dandik karakterler teslim etmiş-keşke bu üç oyuncu da jolie'yi reddedip kariyerlerine bu denli vasat bir filmi dahil etmeselerdi. o değil de laurent de daha çok sevişme sahnelerinde gözüküyor, jolie soyup kameranın önüne koymuş, bu muazzam aktristen başka bir şey talep etmemiş gibi, yazık- ve bu yetenekli oyunculardan yararlanamamış. kısacası senarist angy yard. karakterlerde de sınıfta kalmış, yönetmen angy bu oyunculardan yararlanamayarak senarist tarafı gibi sınıfta kalıyor. bir de şunu söylemeden edemeyeceğim: hollywood filmlerinin avrupa filmi olmaya çalışması çok gülünç. olmuyor abi, bu elbise üzerinize oturmadığı gibi kendinize de güldürtüyorsunuz. madara oluyorsunuz. hollywood ile avrupa birbirlerinden çok farklı. angy de avrupa filmi giysisini giyip rossellini vs olmaya çalışmış ama olmamış, gülünç olmuş. o elbise angy'e uymamış. diyaloglar ve finale de değinip bitireyim. fark edileceği üzere diyaloglar aşırı olmasa da kötü, çok da tahmin edilebilir. finaldeki "sürpriz" ise çarpıcı olmaktan çooook uzak. zaten 130 dk'yı tepip o finale gelindiğinde seyirci de yorgunluktan şaşırtıcı olsaydı bile şaşıramayacaktı bence. ha bir de pek çok filmin (blow up, blow out, the conversation, rear window vs) kullandığı röntgenleme teması da burada o denli çok ve kötü kullanılıyor ki heyecan ve gerilim yaratabilecekken yaratamayıp filmin sıkıcılığında kayboluyor. tabii ness-roland'ın röntgenledikleri çiftin sevişme sahneleri dışındaki sıkıcı yaşamları da bunda etkili. ne yazık ki 3,4 ve 5.karakterler gibi bu röntgenleme de iyi kullanılmıyor. filmin müzikleri güzel, görüntü yönetmenliği ve manzaraları şahane, melanie laurent angy'yi gölgede bırakacak kadar tatlı ve çekici. o kadar. özetle; yılın en kötü filmlerinden. yazık.


    (sherlock holmes 90 - 20 Kasım 2015 18:24)

  • comment image

    angelina jolie pitt'in çektiği bir de belgesel dahil 4. filmmiş. bu bilgiye beyazperde'den ulaştımdı.

    asıl mesele o değil...

    filmin fragmanları ve müziklerinin nasıl da (bkz: the sheltering sky) nâm-ı diger (bkz: çölde çay) filmini anımsattığı...

    filmle ilgili beklenti geliştirdim. merak ettiğim ve para harcayacağım film olacak kendileri.


    (lakin hep kaybediyorsun cocuk - 20 Kasım 2015 15:37)

  • comment image

    hayatın kıyısında gibi dandik bir isimle çevrilmiş, brangelina çiftinin filmi.

    fragmanında angelina ablamızın dertli dertli sigara içtiği sahnesi hatrına bile gidilir, yarın sinemalarda.


    (nnaz - 19 Kasım 2015 09:56)

  • comment image

    eyes wide shut'un devamı gibi görünen film. dönemin en popüler çiftiyle aile, evlilik ve cinsellik kavramları üzerine bir film olacak gibi. aynı eyes wide shut gibi yüksek oranda çıplaklık da varmış filmde.


    (koobee24 - 29 Ağustos 2015 12:47)

  • comment image

    anıların film şeridinden geçmesidir. aynen filmde olduğu gibi anılar yaşanırken bir gün son bulacak olmasıdır.

    sonsuzluktur. bir gündür.


    (molly s lips - 7 Ocak 2011 02:47)

  • comment image

    eleni karaindrou'nunki sonsuza kadar sürsün istenir defalarca dinlenir derken şarkıları karışık çalan mp3te bir sonraki şarkıya geçilir ve lady gaga.... karışık duygular filan. ama güzel, bi kerede en az 5 kez dinlemelik.


    (d gzd g - 11 Ağustos 2010 12:40)

  • comment image

    ayni zamanda da suede sarkisi :

    she can walk out anytime, anytime she wants to walk out, that's fine,
    she can walk out anytime, anytime she feels that life has passed her by,
    and when i start my new life i won't touch the ground,
    i'm gonna try hard this time not to touch the ground.

    he can walk out anytime, anytime he wants to walk out, that's fine,
    he can walk out anytime, across the sand, into the sea, into the brine,
    and when i start my new life i won't touch the ground,
    i'm gonna try hard this time not to touch the ground.

    so we sold the car and quit the job
    and shook some hands and wiped the make-up right off,
    and we said our good-byes to the bank
    left seven sisters for a room in a seaside shack,
    and when i start my new life i won't touch the ground,
    i'm gonna try hard this time not to touch the ground
    ...it's by the sea we'll breed
    ...into the sea we'll bleed...


    (thalituriel - 29 Nisan 2002 02:19)

Yorum Kaynak Link : by the sea