Süre                : 1 Saat 40 dakika
Çıkış Tarihi     : 24 Mart 2016 Perşembe, Yapım Yılı : 2016
Türü                : Drama,Korku,Gizemli,Heyecanlı
Ülke                : ABD
Yapımcı          :  Gamechanger Films , Lege Artis , The Invitation
Yönetmen       : Karyn Kusama (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Phil Hay (IMDB)(ekşi),Matt Manfredi (IMDB)(ekşi),Phil Hay (IMDB)(ekşi),Matt Manfredi (IMDB)(ekşi),Matt Manfredi (IMDB)(ekşi)
Oyuncular      : Michiel Huisman (IMDB)(ekşi), John Carroll Lynch (IMDB)(ekşi), Logan Marshall-Green (IMDB)(ekşi), Tammy Blanchard (IMDB)(ekşi), Emayatzy Corinealdi (IMDB)(ekşi), Toby Huss (IMDB), Karl Yune (IMDB)(ekşi), Mike Doyle (IMDB)(ekşi), Lindsay Burdge (IMDB), Michelle Krusiec (IMDB), Marieh Delfino (IMDB), Jordi Vilasuso (IMDB), Aiden Lovekamp (IMDB), Danielle Camastra (IMDB), Trish Gates (IMDB), Jay Larson (IMDB)

The Invitation (~ A meghívás) ' Filminin Konusu :
The Invitation is a movie starring Logan Marshall-Green, Emayatzy Corinealdi, and Michiel Huisman. A man accepts an invitation to a dinner party hosted by his ex-wife, an unsettling affair that reopens old wounds and creates new...


  • "başrolde olcay şahan'ın oynadığı film."
  • "eğer sakin ilerleyen psikoloji ve gerilim filmlerinden hoşlanıyorsanız izlemenizi önerebileceğim, türünde mükemmel olmasa da iyi sayılabilecek filmlerden."




Facebook Yorumları
  • comment image

    ilk yarısında "sanırım social awkwardness üzerine gerilim filmi çekmişler" izlenimi bıraktı. sokağa çıkıp rastgele adam toplasan bu kadar kel alaka bir arkadaş grubu kuramazsın, kimya sıfır. ters köşe değil çünkü kendi içinde sonuyla ilgili birden çok spoiler veriyor. aslında konusu güzel ama şu haliyle yoklukta gideri var klasmanında. denk geldim ve "aa tom hardy oynuyormuş" diye izlemeye devam ettim. sonra "tom hardy ne ara boya gitti acaba?" diye şüphelenip imdb'yi açınca aslında başrolün logan marshall-green olduğunu gördüm. adam resmen orijinalinden iyi olan cover'lar gibi. bir de game of thrones'tan daario naharis de var filmde, algıda seçicilik.


    (niveus - 5 Mayıs 2016 17:19)

  • comment image

    film, izleyiciyi izlerken bile ikilemde bırakıyor. bi an ana karakterin gözünden bakıyorsunuz, durumdan kıllanıyorsunuz. sonra yok lan olmaz heralde diyorsunuz. izlerken insanı çelişkilere sevk ediyor. gerilim filmi olarak gayet başarılı. konu gerilimse, gizemse sonuna kadar hak ediyor.

    --- spoiler ---

    sanırım partiden ilk ayrılan hatun da öldü. arabada hallettiler işini herhalde.

    kapıya gelenlerin, diğer evlerdeki insanların olduklarını dusunuyorum. yani en son gordukleri kırmızı gece lambaları yanan evlerin sakinlerinden birileri olabilir.

    sonu biraz değişikti. yani bu kadar buyuk bi olsaysa sonrasını da insan merak ediyor. bu kadar evde bi anda o kadar olay, siren sesleri her yerde. bir de yani o abi neden hala eve döndü ki, alsın polisi gelsin dicem de ne bilyim değişik ya.

    beni gerek kısmı, cidden bu işlere inanıp, bu tarz eylemleri gerçekleştirecek insanlar olması. düşününce çok korkunç be.

    ---
    spoiler ---


    (literally dead - 13 Mayıs 2016 22:54)

  • comment image

    uzun zamandır izlediğim en iyi psikolojik gerilim filmlerinden. gerilimi nasıl tanımladığınız ile de alakalı biraz. ben tek mekanda ve diyaloglar üzerine kurulu filmlere bayılıyorum. bu arada aklıma gelmişken bence nuri bilge ceylan da iyi gerilim filmi çeker.

    sonuç olarak aksiyonlu gerilim bekliyorsanız izlemeyin. bir de baş roldeki eleman zamanında the o.c. de oynamıştı, bu çocuk iyi oyuncu.


    (tyhjyys - 22 Mayıs 2016 12:41)

  • comment image

    eğer sakin ilerleyen psikoloji ve gerilim filmlerinden hoşlanıyorsanız izlemenizi önerebileceğim, türünde mükemmel olmasa da iyi sayılabilecek filmlerden.


    (final approach point - 4 Haziran 2016 21:11)

  • comment image

    her yönüyle beni cezbeden bir kurgusu, atmosferi ve karakterleri olduğu için sonunda ziyadesiyle tatmin olmuş bir şekilde kalktım ekran başından. ortada sürekli bir gizem unsuru var ama bu gizem, bir gerilimi mi doğuruyor yoksa esas karakterin gözünden bakmaya zorlandığımız için bir gerilim doğduğu algısına mı kapılıyoruz, bunu anlamaya çalışmakla geçiyor film. bambaşka bir tat verdiği için "işte bu be." diye diye izledim filmi. harbiden işte bu. you're next , we are still here ve coherence'i anımsattı izlerken. üçünden de farklı ama üçünden de bir şeyler var gibi.

    --- spoiler ---

    kira'nın ev ahalisine yolda yaşadıkları olayı anlattığı sahnede david, sakin ve bilge bir tavırla will'in kurdun işini bitirerek merhametli davrandığını söylüyor. aslında orada bu övgüyü kendisine de yapıyor. çünkü bunu söylediği sırada will de onun gözünde araba çarpmış, acı çekmekte olan bir kurt ve will'i kurtarmanın tek yolunun da will'in kurda yaptığının aynısını ona yapmak olduğundan emin. filmin başındaki sahne aslında bir foreshadowing.

    ---
    spoiler ---

    v/h/s 2'yi izlememiş olanlar için şuraya ayrı bir spoiler ibaresi koyuyorum:

    --- spoiler ---

    şu safe heaven bölümündekiyle benzer bir tarikat söz konusu bu filmde de. iki tarikatta da intihar esas ritüel. tabii the invitation'da gruptakilerin çoğu cinayet kurbanı adayı. ritüelden bihaberler. bu arada v/h/s 2 de iyi filmdi ha. üçü izlemedim. çünkü yönetmenler değişmiş ve zaten film de hiç beğenilmemiş. büyüyü bozmanın manası yok.

    ---
    spoiler ---

    şu başroldeki herifin tom hardy olup olmadığını çözme çabasıyla ister istemez meşgul oldum lan film boyunca. tam tom hardy olduğuna ikna oldum diyorum, farklı bir açıdan o değil gibi geliyor yine bir anda. tom hardy'ye tom hardy'den daha fazla benziyor adam. ilginç valla.


    (drahomaturg - 30 Haziran 2016 01:30)

  • comment image

    izleyiciyi etken hale getiren filmler her zaman güzeldir ve bu filmde onlardan biri.

    izleyen kişinin kafasında sürekli bir ikilem yaratıp sonunun ne olacağı hakkında çok küçük detaylar sunmaktan başka hiçbir şey yapmayarak yavaş yavaş sona doğru hazırlıyor ve bir anda 10-15 dakikalık kısa bir patlama anıyla son buluyor.

    filmi sürekli will'in gözünden izlediğimiz için gerilim yaratan şeyin, will'in yaşadığı acı mı yoksa gerçekten diğerlerinin hissedemediği ve sadece will'in hissettiği tuhaflıklar mı? olduğunu çözmek için pür dikkat filmi izleyip diyaloglar arası küçük detaylara dikkat etmek durumunda bırakıyor film.

    ayrıca o kel herif varsa her zaman bir sorun vardır. babam olsa ve sürekli yanımda otursa yine gerilirim. adamın gömleği bile "ben tuhaf ve bastırılmış bir tipim" diye bağırıyor.


    (bay arkadin - 6 Kasım 2016 23:45)

  • comment image

    filmle ilgili söylemek istediğim iki şey var ve ikisini de spoiler vermeden söyleyemiyorum, o yüzden üzgünüm:

    --- spoiler ---

    coherence'in paralel evrenler hakkında yaptığını bu film de sapkın tarikatlar ve katliam konuları hakkında yapmış. böyle dekorsuz, makyajsız, çok uğraşsız ve bütçesiz de şimdiye dek çok kere işlenmiş ve kült konularla ilgili farklı filmler çekilebiliyor demek ki. oyunculuklar rahatsız edecek kadar güzel, sorunlu birçok insanın bir ev partisinde bir arada bulunmasında izleyiciyi gerecek kadar negatif titreşimlerin ekrana yansıması çok başarılıydı.

    fakat genel olarak "ana karakter ve onun sevgilisi dışındaki herkes manyak, ana karakterimiz ortamda sağlıklı düşünüp mantık çerçevesinde hareket eden tek insan" vurgusu bence saçmaydı ki sağlıklı bir insan o partiye gitmeyi başından reddederdi, o partiye gidecek, hem de sevgilisini de alıp gidecek kadar manyak birinin mantık yolunda meşale taşıyanı olarak gösterilmesi benim için biraz zorlama geldi. eski eşle birlikte yaşanan bir travmanın üstesinden gelemeyip eşinden ayrılan biri, eski eşinin tam da bu travmayı anmak için düzenlediği bir partiye modern gibi sevgilisini de alarak gitmez ne bileyim dfklş her şeyi yedik de "bu adam aralarındaki tek mantıklı düşünen adam, her şeyden kıllanan tek insan, ona güvenelim, film boyunca onun kararlarına ve fikirlerine sırtımızı dayayarak izleyelim," demeyi ben yemedim, esas ana karakterde sike sürülecek akıl yoktu valla. herkes kendine çok dokunmayan bir travma hakkında bol keseden sallayarak teselli etmek için, uzun zamandır görmedikleri insanlarla görüşmek için hadi o partiye katılırdı da, ana karakter bu ortamda bulunmayı baştan reddetmeyip tam bir deli sikmiş edasıyla "oo nassınız inşalla, görüşemedik..." diye ortama teşrif ediyor ya, esas ortamın en manyağı o lan.
    ---
    spoiler ---


    (sweet leaf - 9 Mart 2017 13:05)

  • comment image

    oldukça orjinal konulu bir film. gerilim-psikoloji gibi bi türü var ama korku değil kesinlikle, doğaüstü hiç değil zaten, ama nasıl desem arınma gecesini seven bunu da sever öyle diyim, özellikle sonu efsaneydi diye düşünüyorum, film tarz meselesi ve izlemeyin filan demek kesinlikle doğru değil, iç karartan ya da psikolojik sevenlerin beğeneceği bi tarz. 8/10


    (asymptot - 16 Nisan 2017 01:43)

  • comment image

    kısacası filmi hiç beğenmedim zaten; ama benim asıl kafamı karıştıran başka bir şey var. amerikan filmlerinde böyle uzun süredir birbirini görmeyen insanların toplanıp bir gece geçirdikleri, büyük bir masanın etrafında yemek yedikleri sahnelerde, neden herkes sürekli birbirine laf sokma derdinde. birbirine gıcık olan insanlar bir araya geliyor, laf sokuyorlar, bundan hiç alınmamış gibi umursamaz tavırlara giriyorlar, bütün kibarlıklarıyla geceyi noktalamaya çalışıyorlar. çok fazla filmde bu tarz sahnelerin olması tesadüf değil bence. sıradan vatandaşın yaşam tarzı sanki. amerikalıların, yalnız kalmaktansa sevmediğim insanlarla dahi olsa sosyal bir topluluğun içinde bulunurum bakış açısı sanki bu. sosyologlar göreve.


    (yoruichi - 25 Ekim 2017 23:49)

Yorum Kaynak Link : the invitation