IMDB Puanı   : 5,4
Oy Sayısı         : 20.063
Süre                : 2 Saat 6 dakika
Çıkış Tarihi     : 23 Şubat 2018 Cuma, Yapım Yılı : 2018
Türü                : Gizemli,Heyecanlı
Taglar             : sessiz,barmen,gangster,Bir sözcük başlığı
Ülke                : UK,Germany
Yönetmen       : Duncan Jones (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Michael Robert Johnson (IMDB)(ekşi),Duncan Jones (IMDB)(ekşi),Damon Peoples (IMDB)
Oyuncular      : Alexander Skarsgård (IMDB)(ekşi), Paul Rudd (IMDB)(ekşi), Justin Theroux (IMDB)(ekşi), Seyneb Saleh (IMDB), Gilbert Owuor (IMDB), Robert Sheehan (IMDB)(ekşi), Nikki Lamborn (IMDB), Noel Clarke (IMDB)(ekşi), Daniel Fathers (IMDB), Florence Kasumba (IMDB), Sam Rockwell (IMDB), Barbara Ewing (IMDB), Livia Matthes (IMDB), Kirsten Block (IMDB), Andrzej Blumenfeld (IMDB), Jarah Maria Anders (IMDB), Eugen Bauder (IMDB), Anja Karmanski (IMDB), Alexander Yassin (IMDB), Grégoire Gros (IMDB), Enya Maria Tames (IMDB), Ekaterina Chapandze (IMDB), Robert Nickisch (IMDB), Ulf Herman (IMDB)

Mute (~ Mudo) ' Filminin Konusu :
Berlin. Forty years from today. A roiling city of immigrants, where East crashes against West in a science-fiction Casablanca. Leo Beiler (Skarsgard), a mute bartender has one reason and one reason only for living here, and she's disappeared. But when Leo's search takes him deeper into the city's underbelly, an odd pair of American surgeons (led by Rudd) seem to be the only recurring clue, and Leo can't tell if they can help, or who he should fear most.


  • "(bkz: stumm)"
  • "hollandalı animasyon, illüstrasyon ve müzik stüdyosu job, joris & marieke‘nin yarattığı çok sevimli ve eğlenceli bir kısa film."
  • "mute savaşında müslümanların yenilmesiyle, müslümanların sesini sonsuza kadar kestiğine inanan bizans muteye sesini kesmek anlamını yüklemiştir. bu kullanım günümüzde de devam etmektedir."
  • "ingilizce'de ve televizyon uzaktan kumandalarinda sesini kapatmak anlamina gelir.."
  • "lustmord havasında başlayıp yer yer dream theater yer yer pink floyd havasında ilerleyen, yellow hedgerow dreamscape albümünden bir porcupine tree parçası."




Facebook Yorumları
  • comment image

    duncan jones'tan dev bir hayal kırıklığı. moon'u çeken adamla bu adam bir olamaz, olmamalı. işin içine netflix karışınca hemen bir avamlık, uydurukluk, ergenlik gelmiş. netflix filmlerinin olmazsa olmazı olan prodüksiyon ve bütçe sıkıntısı bu filmle birlikte artık iyice ortaya çıkıyor. cgi'ın, dekorun çiğliğini geçtim, iki üç kişi dışında oyunculuk bile holywood ortalamasının altında. hikayenin hiçbir derinliği yok, 2 saat boyunca pek de bir numarası olmayan karışık bir senaryo okuyorsunuz. yönetmenlik desek temel düzeyde, herhangi biri çekmiş gibi. ayrıca alexander skarsgard denen arkadaş hem oyunculuk hem canlandırdığı karakterle film boyunca iticilik dersi veriyor. bir film düşünün ki başrolü ekrana geldiğinde o sahne bir an önce bitsin, diğer karakterlere geçsin istiyorsunuz. setting cyberpunk olarak belirlenmiş ama onda da bir yenilik görmek zor, günümüzün sıradan bir video oyunu bile bu evrene daha fazla yenilik katma gayreti gösteriyor. cyberpunk 101 gibi bir ortam. gerçekten çok parodi gibi. zaten bu salak holywood 15 yaşında çocuklara çizgi roman çeke çeke artık gerçekçi film çekmeyi unuttu. en çok güvendiğiniz yönetmenler bile bu mal trende kapılıp kendini rezil ediyor. bu arada gerçekçi derken, fiziksel evrenin gerçekçiliğinden değil, sinema gerçekliğinden bahsediyorum. istersen uranüs'te pembe fillere binen hologram ıspanaklarla ilgili film çek, ama çektiğin şey inandırıcı olsun. çocuk eğler gibi değil.

    sonuç olarak duncan jones, warcraft'la birlikte düşüşe geçen yönetmenliğini bu son filmiyle iyice yerin dibine batırmış. bir de sonunda filmi babasına ithaf etmiş. bari rahmetliyi karıştırmayaydın.

    bu da sanırım izlediğim son netflix filmi olarak tarihe geçecek. şimdiye dek altı yedi netflix yapımı filme şans verdim (aklıma gelenler: the ritual, 1922, ı don't feel at home in this world anymore, the discovery, bright vs.) ve henüz 5/10 bandını geçen bir filme şahit olamadım. adamlar dünya sinema izleyicisi için "vasat film nedir, nasıl çekilir?"in kitabını yazıyorlar. günde 5 saat binge watching yapmaktan beyni hoşafa dönmüş kemik kitlesi için izle-geç türünden eğlenceli bir film olabilir ama sizler de benim gibi halen sinemaya değer veren, filmleri kitap okuma ciddiyetiyle izleyen ve bu emeğinizin karşılığını bekleyen o demode azınlıktaysanız 2 saatinizi boş yere harcamayın. gece 2 saat erken yatın daha iyi, en azından uykunuzu alırsınız.


    (sir gawain - 24 Şubat 2018 01:42)

  • comment image

    kötü fragman, kötü film demeyelim de vasat filmin göstergesi olmuş. kötü demek içimden gelmiyor, diyen çok, yerden yere vuran da var. o denli kötü bulmadım mute'u. ama iyi bir film değil. moon evreninde geçtiği için moon seviyesinde bir film bekledim ama öyle bir film bulamadım. gelecekte geçen her filmin ve dizinin bir şekilde esinlendiği blade runner'dan -bu ayın başında yayınlanan altered carbon'dan sonra- mute da bolca yararlanıyor ama bunun üstüne bir şey koyamıyor, ki altered carbon'un da sorunu buydu. moon etkileyici bir filmdi, sevmiştim. sonrasında çektiği source code'u o denli sevmesem de kötü bulmamıştım ama bütçeyi epey yükselttiği warcraft kötüydü. şimdi bu warcraft'tan sonra mute'la karşımıza çıkıyor duncan jones ama dediğim gibi bekleneni veremiyor. tamam, set tasarımları, efektler, görsellik ve ışık kullanımı gayet iyi. blade runner iyi incelenmiş bu açılardan. ama blade runner'daki dedektiflik öyküsü kadar iyi bir dedektiflik öyküsü yok. karakterler son derece sıkıcı, yüzeysel. filmin kendisi de sıkıcı. temposuzluktan ölüyor, heyecandan yoksun bir film. iyi ki bu filmi moon'dan önce çekmemiş, yoksa kariyerine devam edemeyebilirdi (?). senaryoyu moon'dan önce yazmış ama neyse ki önce moon'u çekmiş.

    2 saat sürüyor film. daha yeni altered carbon'u izlediğim için blade runner esinlenmeleri zerre etkilemiyor. altered carbon da blade runner 2049'u izleyeli 3 ay falan olduğu için bu açıdan heyecanlandırmamıştı. yani mühim olan senaryo. siberpunk atmosferini yakalamak zor değil şu zamanda ama işte senaryo böylesine sıkıcı olunca siberpunk da kurtarmıyor azizim. oyuncu kadrosu iyi. alexander skarsgaard, paul rudd ve justin theroux başroldeler ama karakterleri epey sıkıcı. neyse ben de aynı şeyleri yaza yaza sıkıcılaşmayayım. dedektiflik öyküsüne döneyim. jones bir gün sevgilisi kaybolan bir barmeni merkeze koyup sevgilinin aranmasını anlatıyor heyecandan yoksun rejisiyle. filmde araba takip sahnesi (daha doğrusu uçan arabayı kara yoluyla takip eden araba sahnesi) var ama o denli sıkıcı çekilmiş ki öğlenleyin izlememe rağmen uykum geldi valla. sıkıntıdan dayanamayıp yarıda bırakanlar spoiler'ı okuyup finalde ne olduğunu öğrenebilirler.

    spoiler

    neymiş? barmenimizin sevgilisi aynı zamanda kaktüs'ün (paul rudd) eşiymiş, çocuğunu almak istemişmiş, kaktüs de manyak bir koca, kızına aşırı düşkün bir baba olduğundan çareyi karısını öldürmekte bulmuş. vay plota, twiste bak sen! 2018'de twist diye önümüze bunu koyuyor jones. sıkıntısı şu: kaktüsle pedofil arkadaşı arasındaki muhabbetler booomboş, bomboş. oraları ilerlete ilerlete izleseydim keşke. hakeza barmenin kızı arama süreci de bir o kadar heyecandan uzak. koca bir gelecek yaratmış jones ama bir türlü detaylandıramamış. altered carbon'da da öyle olmuştu. geleceği bir türlü ayrıntılarla zenginleştirememişlerdi, yüzeysel işlemişlerdi. burada da öyle. gelecek üzerine onlarca soru sorulabilir, pek çoğunun yanıtı yok. zaten sormaya mecalim de yok. vasat ve çok sıkıcı bir film mute.

    spoiler


    (sherlock holmes 90 - 23 Şubat 2018 13:16)

  • comment image

    önümüzdeki bir kaç gün içinde altered carbon'un ilk bölümünü yayınlayacak olan netflix, ayın sonlarına doğru da bir bilim-kurgu filmiyle izleyicilerini mest edecek. filmin yönetmen koltuğunda, wartcraft'tan tanıdığımız duncan jones oturuyor. başrollerde ise alexander skarsgård, paul rudd ve justin theroux oynuyor.

    netflix tarafından 16 yaş ve üzeri uyarısıyla yayınlanacak olan filmin konusu , şiddet dolu bir geçmişe sahip bir adamın kayıp kız arkadaşını ararken yakın gelecekteki berlin'in yeraltı dünyasıyla olan mücadelesini işliyor.

    fragmana bakıldığında yer yer siberpunk havasını solumak mümkün. bunun yanı karanlığın içerisinde sönük farlı uçan arabalar dev sokak ekranları ve led ışıklı tabelalar bir blade runner havasını da estirmiyor değil. orijinal adı "mute" olan ve ülkemizde sessiz kahraman olarak izlenecek film 23 şubat'ta yayınlanacak.

    babası david bowie‘yi kaybetmesinden bu yana ilk filmini çekmiş olan jones’un filmi babasına adamış olması ilk bakışta o kadar şaşırtıcı değil aslında. ancak geçtiğimiz günlerde the times’a röportaj veren yönetmen, bowie’nin halihazırda hikaye ve tema bakımından mute’u etkilediğini söylemiş.

    mute’un senaryosunu yazarken filmin kültürlerin çarpıştığı bir şehirde geçmesi gerektiğini fark eden duncan jones, bu sebeple tercihini berlin’den yana kullanmış. yönetmenin bu şehri seçmesinin nedeni kişisel tecrübeler aslında. david bowie’nin low, heroes ve lodger albümlerinden oluşan berlin üçlemesi için 1970’lerin bir kısmında babasıyla birlikte berlin’de yaşayan jones, yabancı bir şehirdeki göçmen kültürünün rahatlıkla gözlemlenebildiği berlin’in bu yönüyle mute için muhteşem bir metafor olduğunu fark ederek filmin burada geçmesinde karar kılmış.

    öte yandan mute’un ebeveynliğin doğasıyla ilgili pek çok hikaye barındırdığını söyleyen duncan jones, bu konuda da bowie’den etkilendiğini söylemiş: ‘babam bana ayak parmaklarımla suyun en dibine ulaşabileceğim yerden bile derine inmem gerektiğini söylerdi. mute’da yaptığım şey de bu aslında. rahatsız edici, beklenmedik ve insanların beklediğinden daha karanlık bir film ortaya çıkardım. filmi çekerken gergindim. ama bu iyi manada bir gerginlik.’


    (stormblade - 31 Ocak 2018 08:15)

  • comment image

    cagri merkezinde duruma gore 'hasbinallah', duruma gore 'bana iki tost bi cay', duruma gore 'anne tamam yemek yedim hattayim kapat ariycam seni', 'oo naber ya' vs. gibi gorevlerin yurutulmesine yardimci tus. ozellikle, karsi taraf bitmez tukenmez bir enerjiyle sovuyorsa.


    (bugun saat 6 gibi sarki soyluyodum - 4 Nisan 2012 11:10)

Yorum Kaynak Link : mute