IMDB Puanı   : 5,1
Oy Sayısı         : 2.046
Süre                : 1 Saat 49 dakika
Çıkış Tarihi     : 03 Ağustos 2018 Cuma, Yapım Yılı : 2018
Türü                : Döküman,Tarih
Ülke                : ABD
Yönetmen       : Dinesh D'Souza (IMDB), Bruce Schooley (IMDB)
Senarist          : Dinesh D'Souza (IMDB)
Oyuncular      : Victoria Chilap (IMDB), Dinesh D'Souza (IMDB), Karel Dobry (IMDB), Pavel Kríz (IMDB), James McVan (IMDB), Angela Primm (IMDB), Richard Spencer (IMDB)

Death of a Nation ' Filminin Konusu :
This documentary draws parallels between the dramatic fracturing of the nation over Abraham Lincoln's presidency and the presidency of Donald Trump.


  • "lan bunlar öyle bir örgütlenmiş ki artık torrent indirirken bile ban yiyorum."




Facebook Yorumları
  • comment image

    herhangi bir başarıyı yurdun dört bir yanında nasıl kutladıklarını merak ettiğim ülke.

    - abi nasıl çaktık ama, biz coşkuyla kutluyoruz burda moskova'da. sizin kamçatka nasıl?
    + neyi kutluyonuz lan, yine naptık?
    - abi dünya kupasını aldık ya
    + oynandı mı lan maç? daha iki ay yok muydu ona?


    (elcezire exclusive - 1 Mayıs 2009 00:16)

  • comment image

    öncelikle ahahaha.

    arkadaş iki tane nöron sahibi olan fikir beyan ediyor. rus deyince aklına nataşa gelenler bu başlıkta saçmalayınca bende böyle gulmek zorunda kalıyorum.

    neyse sadede geleyim, 20. yüzyılın başında geri bir tarım ülkesi olan bu ülke 35 yılda konvansiyonel olarak dünyanın ikinci süper gücü oldu. bu durumu cük kadar beyinle idrak edemezsin farkındayım.
    şöyle demem lazım, kendi ülkenin ekonomik durumu fed'in açıkladığı sikko bir kararla tepe taklak olup, dolar fırlayıp borsa batiyorsa bu duruma rağmen rusya için ikinci sınıf kapitalist bir ulke onermesinde bulunuyorsan kusura bakma gerizekalisin arkadaşım.

    bonus: ahahahaha


    (gnl rkn - 10 Eylül 2013 12:27)

  • comment image

    bu ülkenin garip bir tren kültürü var. bildiğin kendine has farklı bir atmosferi var tren hayatının. ülke büyük olunca düşük gelirli vatandaş haliyle üç günlük yol için treni tercih ediyor. moskovadan başlayıp kazakistan'ın en güneyine oradan çin'e doğru yol alan bir hat var. kafadan on gün tren yolculuğu yapıyorsunuz. eski trenlerde sadece raylara sıçabildiğiniz delikler ve yemek vagonu var. sıcak havalarda inanılmaz kötü kokuyor. duşu bıra adam gibi lavabo bile yok. bir haftalık yolda hiç yıkanmadan aynı yerde yatan, orda bilmem kaç günlük yiyeceklerini çıkartıp yiyen insanlar olduğu için normal tabi. en azından peynir gibi çok kokan yiyecekler almamaya dikkat ediyorlar. dört kişilik kompartımanda gitmek ise ağır işkence. hiç tanımadığınız üç insanın ayak kokusunu, osuruğunu koklayarak günlerce yol gidiyorsunuz.

    tek güzel tarafı insanların çok eğlenceli ve pervasız olması. merhaba ben geldim diyerek içkisine ortak olabilirsiniz insanların. sigara içerken tanıştığınız bir kızla o dört kişinin olduğu daracık alanda utanmadan sıkılmadan cima edebilirsiniz. çok ses çıkartırsanız yaşlılar çemkirebiliyor. paranız varsa biletçiden boş kompartıman tutabilirsiniz. kafa dengi gençlere denk gelirseniz vagonlarda sanki birisini arıyormuş gibi nerede güzel kız olduğunu saptama gezisi filan yapabilirsiniz. vakit bol olduğu için bir sürü insanla tanışıp dost oluyorsunuz. kendi anlamadığı için torunları aracılığıyla bana sürekli mail atan yetmişli yaşlarda bir teyze var mesela. geçenlerde istanbul'a kızı ve torunlarını geldi. bildiğin hediye kutusu yapmış göndermiş sadece iki gün tanıdığı bir insana. evde misafir ettim ailesini. mail gönderen torun dövmeci olmak istiyormuş. çocuğu yazın yanıma gönderecekler, dövme kurusuna yazdıracağım. durup dururken akraba olucam adamlarla. ashjaskhjkfs.

    neyse. bir resim bin kelimeye yeğdir diyerek şunları paylaşayım:

    moskova - st.petersburg treni

    i got big balls

    rusların donla gezme sevdası

    sere serpe

    büyük vagon

    eski moskova hattı

    eski sscb hattının yeni vagonlarından

    üçüncü günün şafağı

    selfie

    babushka


    (shinigami ryuk - 20 Mart 2015 02:08)

  • comment image

    rusya'da ölümle sonuçlanan edebiyat kavgası ve kant felsefesi tartışmasında kavga çıkması gibi olayların yaşandığı ülke.

    nükleer güç, köklü bilim ve sanat geçmişi olan bir yer burası. soğuk savaşı kaybetmiş olabilirler ama adamlar 40 yıl batıya kök söktürdüler silahından kültürüne her alanda.

    çöküş sonrası bile hala da bilimden sanata hatrı sayılır ülkelerden biridir.

    en son nobel ödülünü 2010 yılında fizik alanında almış bilim adamları var bu ülkenin. ondan önceki 2007, bir önceki de 2004.

    gerçi binalar boyasız, yollar bakımsız diye küçük görülmeleri tek nobeli edebiyat alanında olan ülkenin vatandaşlarına yakışır. adamların bir tek tolstoyu var demeden önce dönüp bir kendimize bakalım, değil mi ama.

    sonra adamların lübnan rehine krizi olayı var: https://suite.io/paul-iddon/66t7285

    özetle, islamcılar rusları rehin alıyor, rus alpha ekibi bu islamcılardan birinin akrabasını buluyor, penisini kesip parçalarını postalıyor. rehineleri bırakmazsanız tüm akrabalarınızın başına bu gelecek diyor ve rehineler kurtuluyor. ardından uzun süre islamcılar hiç rusları rehin almıyor.

    sovyet yapımı apartmanları dandik, arabaları sikko diye rusyayı hafife almamak lazım. "çok da bir numarası olmayan ülke" derken arabasını parkettiği adamın arkasından atar yapan değnekçiye benziyorsunuz gençler.


    (buyuyup buyuk adam olacaktim - 31 Ağustos 2014 00:14)

  • comment image

    anladigim kadariyla bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanlarin birbirlerini acimasizca elestirmesi ve karsilarindakilerini cahillikle suclamasi sozlukteki en ortalama durumlardan birisi.

    ne yazik ki soz konusu rusya gibi basliklar oldugunda muthis bir kesinlik icerisinde yazilan entrylerin aslinda hicbir bilgi icermedigini ve neredeyse tamaminin ustunkoru ya da ideolojik kaygilar dogrultusunda kaleme alindigini goruyoruz.

    bu tip durumlarda ister istemez yakin donem rusya'sina dair bir takim bilgileri vermek sart oluyor.

    oncelikle komunizm sonrasi yeltsin rusya'si icin gecis donemi denir. yeltsin'in de soyledigi uzere marksist deney rusya'nin uzerinde denenmis ve en azindan rusya'nin bu fikre uygun bir yer olmadigi uzun bir surenin sonunda anlasilmistir.

    2013 senesinde dahi ne politik ne de sosyokulturel anlamda rusya'nin henuz yeterince sekillenmedigi goruyoruz. gecis donemi bir noktada halen devam etmektedir.

    boris yeltsin sovyetler'in tarihin derinliklerinde kalmasini arzulayan radikal bir reformcuydu ve ayni gorbacov gibi yeni bir duzene inaniyordu.

    her ne kadar komunist uslubunu devam ettirmis olsa da sovyetler'in ortalama bir vatandasina saglayabildigi ekonomik ve kulturel birikimin/guvencenin oldukca limitli oldugunun farkindaydi. kendisi de fakir bir cocuk olarak bunu bizzat tecrube etmisti. yalniz kendisi komunizm dusmani degildir; komunizmin hayal kirikligina ugrattigi bir vatandastir.

    yeltsin donemi her ne kadar radikal reformlarin donemi olsa da bu gecis sureci buyuk fikir ayriliklari ve ulkedeki catisma ortamiyla sona ermistir.

    bugun sozlukte tartisilan en onemli mesele olan rusya'nin kapitalist olup/olmamasi meselesi aslinda yeltsin ve reformlarina dayanir.

    yeltsin doneminde batili danismanlarin tavsiyeleriyle izlenen ekonomi politikalari temelde komunizmden cikisi amaclasa da rusya'nin kapitalizm yolunda attigi ilk adimlari da temsil eder.

    bu donemde eski rejimin fiyat kontrolu politikasi sona erdirilmis ve ozellistirmeyle kendi kendine yeten bir pazar duzenine gecis arzulanmistir. ornegin bu donemde tarima verilen destek ciddi anlamda kesilmistir. ayni sekilde baska tesviklerin kesintisiyle de butce acigi giderilmeye calisilmistir.

    soz konusu donem ve rusya'nin uyguladigi politika hakkinda daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler icin
    http://en.wikipedia.org/…/shock_therapy_(economics)

    sok terapisi rusya'da oldukca acili bir donemi anlatir. turkiye'de etrafinizdan duyacaginiz ''rusya'da insanlar komunizmi ozluyormus'' gibi soylemler aslinda bu sok terapisi doneminin sonuclaridir.

    yeltsin rus halkini devamli olarak yatistirmaya ve bu surecin sonunda aydinlik, refah duzeyi yuksek gunlerin gelecegi konusunda ikna etmeye calissa da ne yazik ki oldukca dramatik bir donem tecrube edilmistir.

    sayisiz sanayi koluna verilen tesvikler kesilmis ve devletin buyumedeki rolu kucumsenmistir. arzulanan reformlar yavaslamis, sayisiz proje iptal edilmistir. kafalardaki hizli buyume plani ulkeyi ters duz etmistir.

    ozellistirme tam gaz devam etmis ve dev sanayi kollari yandaslara ve odemeleri cogunlukla yapilmayan krediler karsiliginda degerlerinin cok daha altinda rakamlardan zenginlere verilmistir.

    bugun gordugunuz o ultra zenginlerin buyuk cogunlugu bu donemin ekmegini yemis insanlardir.

    surec ve reformlar her ne kadar ekonomi basligi altinda ele alinsa da temel amac politikti... rusya tam gaz kapitalizme geciyordu. yeni duzenin kalici olmasi adina kendi sadik sinifini olusturmasi onemliydi. iste bu donemin ekmegini yiyen zengin sinifin bir amaci da bunu saglamakti.

    sovyet donemindeki yokluktan her turlu urunun ithal edildigi ve halkin her sinifinin tuketime tesvik edildigi bir doneme gecis saglandi.

    gecmiste tarim ulkesi olan rusya'da tarim coktu. enflasyon ilk donemde 400-800% arasi rekor seviyeleri gordu ve ancak 1996-1997 gibi 20% seviyelerine inebildi. maaslar yetmemeye basladi, emekli maaslari o kadar degersizdi ki insanlar evlerindeki demirbaslarini satmaya basladi.

    bu doneme dair cok ciddi tartismalar var. bir yanda sok terapisinin kismen basarili olabilecegine inananlar... diger yanda gerceklestirilen reformlarin stalin'in reformlarindan farksiz ve ayni vahsilikte oldugunu dusunenler. en ote yanda tum bunlarin batili kapitalistler tarafindan empoze edildigi fikri.

    nihayetinde rusya kendi planlarinin kurbani oldu ve halkindan vergi toplayamaz hale geldi. fonlar azaldi, maaslar odenemez hale geldi. evsizlik, issizlik, aclik...

    hapishanelerin butcesi kalmadigindan suclular acliktan kirildi. oyle ki ulkenin memurlari dahi sokakta dilencilige basladilar.

    insanlar karinlarini doyurabilmek icin avcilik yolunu secti... hukumet subaylarina balikcilik tavsiyesinde bulundu.

    bu donemin zenginleri petrol, dogalgaz ve degerli madenleri ihrac ettiler ve ulke acliktan kirilmaktayken zenginliklerini daha da gelistirdiler. ancak herhangi kulturel bir birikim olmadigindan ortaya zengin ama bir o kadar da varos bir sinif cikti. bu insanlarin dunyaya olan entegrasyonlari oldukca sinirliydi. dogal olarak dalga gecilen bir zumre haline geldiler.

    gene bu kesim tarafindan kazanilan paralar ulkenin gelecegine degil yurtdisindaki banka ve gayrimenkullere yatirildi.

    90'a yakin ozerk bolge merkez yonetimden genis haklar talep etmekte ve bagimsizlik istemekteydi.

    emekli general dudayev, cecenistan lideri secildi ve bagimsizligini ilan etti. bu donemde cecenistan bolgede sucun merkezi haline geldi ve rusya karsiti her unsur bu bolgede guclendi. kendisi her turlu ozel operasyona ragmen oldurulemedi ve bolgedeki catisma ortami buyudu.

    94 senesinde rus ordusu cecenistan'a gonderildi ve halka zafer sozu verildi. ancak isler tahmin edildigi gibi gitmedi ve grozni tam anlamiyla afganistan'in tekrari oldu. ordu zayif ve hazirliksizdi. onbinlerce insan oldu. grozni agir bombardiman altina alindi. dudayev fuze ile olduruldu. devaminda anlasmalar, gorusmeler derken cecenler topraklarinda soz sahibi oldular. (cecenistan devaminda tekrardan karisti ama konumuz bu degil. o kisma daha sonra savasin kendi basligi altinda bakacagim)

    halkin morali bozuktu. savas afganistan'daki gibi cok sayida insanin olumune sebep olmus ve zaten kotu durumda olan ulkeyi cok daha belirsiz bir noktaya suruklemisti. ote yanda milliyetciler icin kabul edilemez bir durum vardi -ki o da ulke ve ordunun imajinin zedelenmis olmasiydi.

    1998 senesinde kiriyenko basbakan secildi ve bu donemde vergilerin toplanmasi amaclandi. imf'den kurtarma fonu yardimi alindi. memurlara halen maaslar odenemiyor ve altin stoklari tukeniyordu. ulkede yatirim hakikaten yok denecek seviyedeydi. para deger kaybetmis ve cografyadaki kriz rusya'yi da etkiliyordu.

    bu donemde rus ihracatinin dogalgaz ve petrole dayali oldugunu soylemekte fayda var. 98 krizindeki sebeplerden birisi de dogalgaz ve petrol fiyatlarindaki muthis dusustur.

    1998 senesindeki kriz hakkinda bilgi sahibi olmak isteyenler icin
    http://en.wikipedia.org/…8_russian_financial_crisis

    17 agustos 1998 tarihinde -ki 'kara pazartesi' olarak adlandirilir- hukumet yuksek faizli bonolarin odemesini yapamadi ve ruble bir gunde yari yariya deger kaybetti. bankalar iflas etti, borsa coktu. buna paralel olarak kucuk ve orta capli isletmeler ortadan kalkti. bu donemde benim de tanidigim yabanci yatirimcilarin cogu ulkeyi terk ettiler. imf daha fazla kredi vermeyi reddetti. basbakan gorevden ayrilmak zorunda kaldi.

    yeltsin'in ulkedeki gucunun sona erdigi bir doneme girildi. ancak tavsiyeleri bir sekilde dinlenmekte ve gosterdigi adaylar oyle ya da boyle secilmekteydi. bu donemde sergey stepashin'i basbakanliga getirdi.

    devaminda cecenistan'da tansiyon tekrar yukseldi ve cecenler dagistan'i isgal etti. merkezde radikal sunnilerin/mucahitlerin cecenistan ve dagistan'i bir araya getirerek islam devleti kuracagi korkusu hakim oldu. ayni gunlerde rusya'da sivillerin hedef alindigi sayisiz saldiri gerceklestirildi. apartmanlar patlatildi, 300'den fazla insan olduruldu. rus birlikleri cecenistan'a tekrar girdi.

    yeltsin bu sefer stephashin'i gorevden aldi ve yerine eski bir kgb subayi olan ve sanilanin aksine o donem hic de populer olmayan vladimir putin'i getirdi.

    putin, cecenistan'da asiri guc kullanimina izin verdi ve bolgedeki terorun kokten cozumu uzerine calisti.

    savasin putin lehine sonuclanmasi ve ekonominin toparlanmasiyla putin duma secimlerinde kendi capinda muthis bir zafer elde etti. hem komunist hem milliyetci taraflarin azinlikta oldugu bir hukumet kuruldu.

    putin'in kamuoyu destegi artti ve ulkenin yarisi kendisini dikkate almaya basladi. yeltsin, kendi adayi tarafindan etkisizlestirilmisti. yeltsin'in sozune karsilik putin'in sozu geldiginde halk putin'i dikkate almaya basladi.

    yoruldum ulan.

    putin donemi rusya'sini ayri bir entryde yazacagim. ama putin'e geldik yani... yeltsin donemi rusya'sindaki gunluk yasam ve hayatin zorluklari hakkinda fikriniz oldugunu umut ediyorum.

    sonuc itibariyle kapitalizme ciddi bir gecis soz konusu. ilk donem muthis sancili geciyor ancak yeltsin'in son doneminde, putin'in basbakanlik sureciyle birlikte hem cecenistan'da zafer geliyor hem de ekonomide toparlanma saglaniyor.

    bir diger entryde bunlari detaylandiracagiz.

    edit: wiki'yi kaynak olarak kullanmak, en azindan olaylarin icerigine dair dogru degil. bununla birlikte sok terapisi nedir? ya da 1998'deki krize dair temel bilgileri rahatlikla wiki'den ogrenebilirsiniz. dolayisiyla wiki'den bu tip linkleri vermeyi yanlis gormuyorum.


    (knipeos - 10 Eylül 2013 14:11)

  • comment image

    güzel insanların ülkesi.
    3 seneyi aştı rusya serüvenim, birçok rusun yaşamak için can attığı ülkenin kalbinde bana da yer açılmıştı.
    gelmeden önce her türk gibi araştırmaya başladım yaşayacağım toprakları.
    tek başınıza fazla dolaşmayın, metroya gece yalnız binmeyin, organ mafyası var uçkur sevdasına götü kestirmeyin gibi uyarılar doluydu. neyse lan macera dedik geldik.
    ilk zamanlar korkak olan adımlarımız zamanla cesurlaşmaya başladı çünkü bu insanlar aslında sanki kötü insanlar değil gibilerdi.
    sonra dil öğrenmeye başladık. 3-5 küçük muhabbet. aslında bu insanların gayet esprili insanlar olduklarını genel bi kanı olan soğuk suratlı tiplerin aslında 2 muhabbet sonrası sıcacık güldüğünü, hiç tanımadığın alekseyin sana barda içki ısmarladığını, iş arkadaşın sergeyin seni sırf istedin diye seni kendi arabasıyla havaalanına bıraktığına şahit oldun. bir kaç bayan arkadaşlarım oldu. güzel ilişkiler, bir türk kızından aslında çok da farklı bi kafada olmayan rus kızını tanıdım. onlar da trip atıyor onlar da gülüyordu. tamam biraz farklıydı ama kötü değildi. orospu hiç değildiler. türkiyede nasıl insanlarla muhattap oluyosam burada da aynı karakterli insanlar doluydu. ırkçılık yaşamadım en önemlisi. türk olduğumu öğrenince komik sorular sorarlardı. eğleniyorduk.
    ilk başlarda eski püskü gelen hayat stili zamanla tatlı gelmeye başladı.
    istanbulda senede 3 kez polis yolda durdurup gbt yaparken moskovada 3 senede 1 kez polis kontrolüne denk geldim.
    3 senede iş çevresi geliştirdik, dil öğrendik, para kazanmaya başladık, bir çoğumuz ruslarla evlendi ki...
    şimdi 80.000 türk olarak geri dönmenin seneryolarını oluşturmaya başladık.
    çünkü o kodumun uçağını düşürmekten başka bi seçenek yoktu. çünkü sanki bütün diplomatik ve siyasi yollar denenmişti de geriye kalan tek şey yapılmıştı. o kadar da başarılı sonuçlanmıştı ki iş düşen uçak bizim karamıza bile düşmemişti.
    serseri bi ülkeyiz. yazık herşeye.


    (uberallessuperfantastik - 29 Kasım 2015 08:39)

  • comment image

    erdogan rejimi ucaklarini dusurdugunden beri her aksam ana haber bulteninin ilk 45 dakikasi "turkiye".
    metroda giderken bakiyorum; insanlarin okuduklari her gazetenin her sayfasinda "turkiye".

    turkler ucaklarinin dusurulmesi gibi olaylari en fazla iki hafta sonra unuturken ruslar unutmayacaktir.
    cunku bizden farkli olarak olaya "super guc" psikolojisiyle yaklasiyorlar ve gururlari cok incindi.

    rus hukumeti "turk halkiyla problemimiz yok" seklinde aciklama yapmis da olsa yukarida yazdigim anti turkiye propagandasinin turklere karsi irkci saldirilari baslatacagini gormek icin kahin olmaya gerek yok.

    "terore destek veren hukumete yuzde elli oy veriyorlarsa onlar da terorun desteklenmesinden yanalar"
    rus halkinin turk halki icin dusundugu bu.

    burada yasayan 86.000 vatandasinin akibetini bir saniye bile dusunmemis olan erdogan rejimini hicbir zaman affetmeyecegim.


    (made in siberia - 27 Kasım 2015 08:16)

  • comment image

    son derece süt liman, adeta demokrasinin beşiği, insanlarının tek tartışma konusu yol kenarlarına ekilen çiçeklerin hangi renk olması gerektiği olan, kadın erkek eşitliğinde çığır açan, kütüphaneleri dolup taşan, "bireysel silahlanmaya hayır" diyen ortadoğu'yu karıştırmıştır.


    (krasotaspasetmir - 14 Şubat 2016 22:34)

  • comment image

    gidenin geri gelmediği bir garip memleket. tundranın, sibirya soğuğunun nesi bağlıyo lan bu insanları derken russianbride ve benzeri sitelere üstünkörü de olsa bakmak gerekli cevabı zaten veriyor. birde üstüne rusya'da temelli kalmaya karar vermiş eş dost gelipte rusya'nın doğal güzelliklerinden* bahsedince insanın yüreği pırpır ediyor. birde abaza tayfa arasında yıllardır bir mit haline gelmiş "rus karılarını bağlamak çok kolaymış abi" geyiğine bir açıklık getirmek gerekirse, evet hakikaten kolay. hatta rusya ziyareti sonrası yaşamını orda devam ettirmeye karar vermiş bir arkadaşın içkili bir meclisteki beyanatını birebir aktarmak gerekirse* "rusya'ya gidipte bir haftada 7 ayrı karı skemeyen ya ibnedir yada duyu organlarını yitirmiştir". ki bu sözü doğrularcasına gitmeden önce günde 5 vakit namazını kılan dini bütün bir insanın rusya'ya gittikten 4 ay sonra "naber abi nası gidiyo,memnun musun" sorusuna "olm süper burası, am üstünde göt skiyorum" diye cevap vermesi* durumun ciddiyetini ortaya koyar sanıyorum. diyeceğim , rusya denen yer erkeğin kendisine karşı en önemli imtihanıdır. her kim ki rusya'ya gidip döndükten sonra rus kızlarından bahsetmek yerine kültürel zenginliklerinden dem vurur, işte o kendisini dünyevi zevklerden arındırmış bir insandır. eli eteği öpülesi, fahri peygamber ilan edilesi cevval bir yiğittir benim nazarımda.


    (hallelujah - 17 Temmuz 2005 04:28)

Yorum Kaynak Link : rusya