Süre                : 1 Saat 55 dakika
Çıkış Tarihi     : 21 Aralık 2018 Cuma, Yapım Yılı : 2018
Türü                : Döküman
Ülke                : Polonya,ABD
Yapımcı          :  Appian Way , Norah Films , Film Street
Yönetmen       : Irek Dobrowolski (IMDB)
Senarist          : Stephen Cooper (IMDB),Irek Dobrowolski (IMDB)
Oyuncular      : Glenn Bray (IMDB), George DiCaprio (IMDB), Charles Schneider (IMDB)(ekşi), Stanislav Szukalski (IMDB)

Struggle: The Life and Lost Art of Szukalski ' Filminin Konusu :
Struggle: The Life and Lost Art of Szukalski is a movie starring Glenn Bray, George DiCaprio, and Charles Schneider. This documentary chronicles the life of Polish-American artist Stanislav Szukalski (1893-1987) from his early years...





Facebook Yorumları
  • comment image

    başlarda bildiğin deli bu adam diye düşündürüp sonlara doğru stanislav szukalski'ye acıma duygusunun ağır bastığı bir belgesel. evet adam deli, çoğu zaman bağnaz, kendini beğenmiş ama aynı zamanda çağının çok ötesinde. gerçekten garip bir adammış.


    (elvis presley - 3 Ocak 2019 23:57)

  • comment image

    yapımcılığını leonardo dicaprio ve babası george dicaprio’nun, yönetmenliği ise ıreneusz dobrowolskı’nin üstlendiği 2018 yapımı netflix belgeseli.

    belgesel george dicaprio’nun aynı adlı kitabının perdeye aktarılması sayesinde izleyiciyle buluşuyor. belgesel metnini bu kitaptan alıyor.

    (bkz: struggle the art of szukalski)

    ileride editleyip kutsal bilgileri döşeyeceğim.*


    (homerosvegazali - 25 Ocak 2019 19:50)

  • comment image

    "sanat, abartı olmalıdır."

    "sahip olduğumuz bütün yetenekleri, bize seks verir."

    belgeselin başında gösterilen el figürünün güzelliği ile başlamak istiyorum.

    https://scontent-lax3-1.cdninstagram.com/…agram.com

    keşfedilme hikayelerini seviyorum. keşfedilmek için özel bir çaba sarf etmeyen bir sanatçı ve ilginç şeyler toplamaya çalışan sıradan insanların bu keşif hikayelerine bayılıyorum. benzer bir hikayeye sahip finding vivian maier belgeseli gibi, bu belgesel de gerçekten etkiledi beni.

    belgesel, stanislaw szukalski adlı polonyalı bir sanatçının çizimlerinin olduğu kitabı bir kitapçıda görüp kim olduğunu bilmeden, sırf çizimlerinden etkilendiği için alan bir adamın, bir süre sonra başka bir kitapçıda bir resmin altında, kitapta da bulunan bir yılan figürüne benzeyen imzasını görmesi ve ardından stanislaw szukalski ile tanışma hikayesi ile başlıyor. müthiş. gerçekler, hikaye olamayacak kadar heyecan vericidir derler, gerçekten öyle. hayata, güzellikler peşinde koşmak olarak bakan glenn bray adındaki adam mı beni daha çok heyecanladırdı, hikayenin gelişme aşaması mı yoksa stanislaw szukalski'in ilginç karakteri mi, henüz algılayabilmiş değilim.

    stanislaw szukalski müthiş bir adam. 14 yaşında akademiye girmek için bir sınava giriyor. yüz küsür kişinin girdiği çizim sınavında, adaylardan çıplak bir kadın modeli çizmeleri isteniyor. bizimkisi de gidip kadının sadece diz kapağını çiziyor. kahkaha attım izlerken, nasıl bir adam bu ya, yerim. ama aynı zamanda tam bir hasta, ölmüş babasının cesedini inceleyerek ve parçalayarak anatomiyi öğrendiğini söylüyor. adamın gözlerinden, gerçekten de, zeka dolu acımasızlık fışkırıyor resmen.

    *"dikkatli bir şekilde ele alıp inceleseniz acı çeken bir ruh değil, iki yüzü olan bir bozuk para görürsünüz. erdemini ve habisliğini iki farklı kasada bozdurabilecek birisini."

    szukalski için yapılmış olsa bile, son zamanlarda duyduğum; insan karakteri için yapılmış en gerçekçi ve en şairane tanımlama.


    (yoruichi - 25 Ocak 2019 23:24)

  • comment image

    hayatının bir döneminde skandal bir yanlışa imza atan sanatçıların eserleri de mi cezalandırılmalı sorusunu tekrar düşündüren belgesel. szukalski, polonya naziler tarafından işgal edilmeden önce yahudi karşıtı düşünceleri olan bir sanatçı. nazilerin işgali sonrası düşünceleri değişiyor veya değişmiyor ancak bu onun sanatının da cezalandırılmasını gerektirir mi?

    benzer düşüncelerim kevin spacey, morgan freeman ve daha niceleri için de geçerli. başka meslekleri ele alalım, mesela bir doktor özel hayatında işlediği bir suç nedeniyle işinden olabilir ama bu onun işinde iyi olduğu gerçeğini değiştirmez bana göre. yani bu tip insanların işlerinden çıkarılmasını anlıyorum, tekrar filmde oynatılmamalarını, desteklenmemelerini vs. ama eserlerin yok sayılması saçma geliyor.

    ancak szukalski, yaşadığı dönemde sanat çevreleri tarafından dışlanmasını daha çok uyumsuz karakterine borçlu tabi. fartist lafı yaratıcı ve komik. sinema sektörüne girmeyip sadece heykele odaklanması, yazı stilini değiştirmeyi reddetmesi, ölen babasının anatomisini incelemesi hem sanatına düşkünlüğünü hem de uyumsuz yapısını gösteren diğer konular.

    belgesel, szukalski'nin yaşamı ve sonrasında bunun sanatına etkilerini anlatan olaylar şeklinde ilerlese daha iyi olurmuş. eserlerine yer verilmiş ama yeterince değil, büyük kısmı kişilerin onunla tanışması ve ilişkilerine harcanmış.


    (badqueen - 26 Ocak 2019 18:37)