Çıkış Tarihi     : 22 Şubat 2009 Pazar, Yapım Yılı : 2009
Türü                : 
Ülke                : ABD
Yönetmen       : Roger Goodman (IMDB)(ekşi), Allen P. Haines (IMDB)
Senarist          : Jon Macks (IMDB),Jenny Bicks (IMDB)(ekşi),Bill Condon (IMDB),John Hoffman (IMDB)(ekşi),Phil Alden Robinson (IMDB)(ekşi),Bruce Vilanch (IMDB),Dan Harmon (IMDB),Rob Schrab (IMDB),Ben Schwartz (IMDB),Joel Stein (IMDB),Baz Luhrmann (IMDB),Craig Pearce (IMDB),Robert Cohen (IMDB)
Oyuncular      : Hugh Jackman (IMDB), Amy Adams (IMDB)(ekşi), Jennifer Aniston (IMDB), Alan Arkin (IMDB)(ekşi), Amy Bailey (IMDB), Julia Bantner (IMDB), Eric Barba (IMDB), Craig Barron (IMDB)(ekşi), Kirk Baxter (IMDB), Simon Beaufoy (IMDB), Sally Bell (IMDB), Kristine Bendul (IMDB), Halle Berry (IMDB), Beyoncé Knowles (IMDB), Jessica Biel (IMDB), Dustin Lance Black (IMDB), Jack Black (IMDB), Danny Boyle (IMDB), Eric Bradley (IMDB), Marlon Brando (IMDB), Adrien Brody (IMDB), Josh Brolin (IMDB), Donald Graham Burt (IMDB), Ben Burtt (IMDB), Greg Cannom (IMDB), Cyd Charisse (IMDB), Simon Chinn (IMDB), Christian Colson (IMDB), Dominic Cooper (IMDB), Marion Cotillard (IMDB), Daniel Craig (IMDB), Michael Crichton (IMDB), Penélope Cruz (IMDB), Stephen Daldry (IMDB), Burt Dalton (IMDB), Jules Dassin (IMDB), Adam Davenport (IMDB), Viola Davis (IMDB), Robert De Niro (IMDB), Roger Deakins (IMDB) >>devamı>>

The 81st Annual Academy Awards ' Filminin Konusu :
The 81st Annual Academy Awards is a TV special starring Hugh Jackman, Amy Adams, and Jennifer Aniston. Annual awards presentation honoring the best film achievements of 2008.


  • "simultane tercüme olayının boku çıktı an itibariyle. wall-e en iyi animasyon ödülünü alır. sonrasında;jack black: yeah!!tercüman: heyy!!bu ne lan!"
  • "en iyi animasyon film dalinda odulun wall·e isimli filme verildigi toren olmustur.yuru be kucuk kahramanim..."
  • "töreni yayınlayan ntvnin çevirmeni director'ı önce yönetici, sonra direktör olarak çevirmiş fakat hemen ardından yönetmen diyerek kovulmaktan son anda kurtulmuştur. yönetici ne lan, apartman mı bu?"




Facebook Yorumları
  • comment image

    saat 2'de televizyonun kumandasını istemem sonucu yurt güvenliği tarafından manyak damgası yememle başladı maraton... altı buçukta pes ederek kös kös odaya dönerken ıslık çalıyordum. aralarda çıkan "feel like a star" reklamını o kadar çok izlemiştim ki, beynimde jeneriği yankılanıyordu ve aynaya baktığımda angelina jolie'yi gördüm. dudağında kırmızı ruj vardı.

    geceden çıkarımlarım ise bunlar oldu:

    penelope bebeğim, seni her şeyinle kabul etmeye hazırım yeter ki artık aksanını düzelt. ben kendimi bildim bileli hollywood'tasın. kariyerin boyunca birinci nesil ispanyol veya hispanik karakterleri oynayamazsın, hadi şimdiye kadar idare ettin ama koskoca oscarlı aktrissin artık canım, hadi göreyim seni.

    bunu açık açık ifade etmek istiyorum: natalie portman bende az gelişmiş raşitik ve aynı zamanda sinsi bir insan intibası uyandırıyor. natalie sana sesleniyorum, herkes yiyor olabilir ama ben yemem! ayrıca o elbiseyle "makyaj yapmış 11 yaşındaki kız" görüntünü daha da belirginleştirmiş, hatta yaşı 9'a indirmişsin.

    hugh jackman sen neymişsin, salt sert ekşın adamı bilirdik seni, nasıl bişeysin sen... "entertainment bu işte" dedim adamı izlerken. asfalt ağladı be! bu kadar yetenekli bir adam olduğunu bilmiyordum. bence bir aktör tam da böyle multitalented olmalı. gönlümün oscar'ı hugh jackman'a gitti... ben de bundan önceki oscar gecesi sunucularını iyi sanıyordum. kendime not: hugh jackman'ı takip et.

    imho gecenin en hakedilmiş oscar'ı benjamin button'ın makeup artist'inin aldığı ödüldü. yaşlandırma makyajı için demiyorum... onu herkes yapıyor da, filmde benjamin'in gençleştiği (20 yaş civarına geldiği) bölümdeki gençleştirme makyajı mükemmeldi bence, adam o zamanki halinden bile yakışıklı olmuştu. cate blanchett'e yapılan 17 yaş makyajı da bir o kadar güzeldi. ben hayatımda o kadar genç gözükmedim lan.

    robert pattinson, twilight faciası ve senin piyasa olmandan sonra sevmeyeceğim, sevemeyeceğim seni dedim, bitti dedim ama... ühüüüühühüh...
    gerçi oscar töreninde kral tv müzik ödülleri havasına girilip robert pattinson niye sahneye çıkarılır anlamış değilim ama miley cyrus, zac efron, vanessa hudgens gibi bilumum gereksiz insan oraya çağırılıp, bir de üstüne zac efron sahneye çıkarılıyorsa robert pattinson onur konuğu statüsü kazanıyor benim gözümde...

    best adapted screenplay ödülünü hangi cüretle the curious case of benjamin button'a vermezsiniz lan?

    angelina jolie'yi sanırım usuldendir diye aday göstermişler changeling'le. eğer biri olacaksa bence aday olması gereken kendisinin kırmızı rujuydu. hatta changeling'in makeup artist'i razzie alsın bence. benim en iyi kadın oyuncu dalındaki favorim meryl streep teyzeydi kesinlikle. doubt'la mamma mia'yı aynı günde izleyince kendisine olan saygım sevgim daha da pekişti zaten, meryl meryl diye dolaşır oldum. otoriteyi insanın ensesine yapışan bir el gibi hissettirmiş. ha kate winslet'ı sever sayarız, canımızdır yine döktürmüş zaten, helal olsun o ödüller sana, o ayrı konu.

    farkettim ki ben philip seymour hoffman artık ne yapsa ben onu truman capote diye izliyorum. o şekilde kabul ettim ve değişmiyor bu. "capote'den rahip mi olur" "aa bak capote törene bereyle gelmiş" tandansında düşünüyorum.

    six feet under'da nathaniel fisher sr.'ı oynayan amcanın da aday olması bir an için beni acayip gururlandırdı bana neyse... zamanında o kadar izledim, kendimi fisher ailesinden adlediyorum adeta.


    (popsicle pout - 25 Şubat 2009 01:24)

  • comment image

    hugh jackman'ın muhteşem müzikal şovu dışında, şu konuşmasıyla da oldukça eğlendirmiş ödül töreni:

    "in the reader, kate*, who is english, plays a german, nominated.
    in tropic thunder, robert downey jr, ladies and gentlemen... robert, who is an american played an australian playing an african-american, nominated.
    whereas me... i'm an australian who played an australian in a movie called australia, hosting."

    ("the reader'da, bir alman'ı oynayan ingiliz kate* aday gösterildi.
    tropic thunder'da, robert downey jr, bayanlar baylar... bir afroamerikalı'yı canlandıran bir avustralyalı'yı oynayan amerikalı robert aday gösterildi.
    bana gelince... avustralya adlı bir filmde bir avustralyalı'yı oynayan avustralyalı olan ben, sunuculuk yapıyorum.")

    kıyamazlar sana! :)


    (ucurtmabayramlari - 23 Şubat 2009 19:11)

  • comment image

    slumdog millionaire izlememiş ve beğenmeyen birisinin zerre keyif almayacağı bir tören oldu. hindistan yapabileceği kadar reklam yaptı. birde yapılması gereken reklam dozajını 8-10 kat aşarak sevilen bir müziğin ve reklamın bile ne kadar itici hale gelebileceğini gösteren thy vardı, sanırsınız oscar ödül törenini düzenliyor. kırmızı halıda ve genel olarak yayında da adaylar haricinde pek tanıdık, bildik simaya rastlamadık, aynı kişiler arka arkaya konup durdu. adaylar üzerine yoğunlaşılması normal ama en azından kırmızı halıda farklı olabilirdi. nerede bi al pacinolar jack nicholsonlar ne bileyim bir mel gibsonlar bıraktılar mı artık bu işleri dedik. hugh jackman az vardı öz vardı. beğenmediğim, ön sıraları karaoke partisi şeklinde oturma düzenine sahip bir salon vardı. benjamin button a anca makyaj yapmıssınız gerisi yalan dendi. mickey rourke un cool görüntüsün yanında titreyen parmakları vardı. eminim ödül alsaydı ölen köpeğine itaf ederdi. heath ledger onurlandırıldı ama abartılmadı, abartma kontenjanı hintlilere ayrılmıstı çünkü. hiçbirşey yapmayarak bile yaran bir ben stiller vardı.. birde natalie portman vardı ki aslında benim için sadece o vardı


    (asbe - 23 Şubat 2009 07:27)

  • comment image

    bir yıl boyunca koskoca hollywood'da ya iki tane film dışında başka bi bok çekilmedi ya da akademi tam bir takıntılı adam sürüsünden oluşuyor, bunu ispatlayan ödül törenidir...
    dark knight dururken en iyi özel efekt ödülünü bile benjamin button'a veren akademin tercihlerini başka türlü açıklayamıyorum.

    bir de bu slumdog milionaire filmini bu kadar ödüle boğmalarına sebep olan şey ne çözemedim. 5-6 yıl önce cidade de deus çekildiğinde onu neden kafalarına takmadılar acaba, latin amerika trajedileri neden hint trajedileri kadar ilgi çekici gelmedi? dünyanın başka bir ucundaki olaylara şevkatle göz yaşı dökmek kendi arka bahçene üzülmekten daha rahat, daha zahmetsiz olduğundan dolayı olabilir mi?


    (kim bo kastekniv - 23 Şubat 2009 06:01)

  • comment image

    milk ile en iyi ozgun senaryo odulunu alan dustin lance black "harvey milk ve onun gibiler sayesinde gey, lezbiyen, travesti cocuklar kiliseleri ve aileleri tarafindan yaratik gibi gorulmuyor. biliyorum ki bu ulusun her yerinde bir gun hepimiz eşit haklara sahip olacağız." dedi, muthisti...


    (kediaman - 23 Şubat 2009 04:14)

Yorum Kaynak Link : 81. oscar ödül töreni