Çıkış Tarihi     : 12 Kasım 2019 Salı, Yapım Yılı : 2019
Türü                : Aksiyon,Macera,Bilim Kurgu
Taglar             : Yıldız Savaşları,mandalorian,zırh,kelle avcısı,Biberli spagetti
Ülke                : ABD
Yapımcı          :  Lucasfilm , Walt Disney Studios
Yönetmen       : Rick Famuyiwa (IMDB)(ekşi), Dave Filoni (IMDB), Deborah Chow (IMDB)(ekşi), Bryce Dallas Howard (IMDB)(ekşi), Taika Waititi (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Jon Favreau (IMDB)(ekşi),George Lucas (IMDB)
Oyuncular      : Pedro Pascal (IMDB)(ekşi), Brendan Wayne (IMDB), Bernard Bullen (IMDB), Jamal Antar (IMDB), Omid Abtahi (IMDB)(ekşi), Bill Burr (IMDB)(ekşi), Gina Carano (IMDB)(ekşi), Giancarlo Esposito (IMDB)(ekşi), Werner Herzog (IMDB), Nick Nolte (IMDB), Dominic Pace (IMDB), Emily Swallow (IMDB), Taika Waititi (IMDB), Carl Weathers (IMDB), Ming-Na Wen (IMDB)

The Mandalorian (~ Mandalorian) ' Dizisinin Konusu :
The Mandalorian, tek başına savaş veren biridir. Bulunduğu yer ise Yeni Galaktik Cumhuriyet'in kontrol edemediği bir bölgededir. The Mandalorian'ın yolu Cara Dune ile kesişir. Cara Dune, Cumhuriyet'e bağlı olan askerlerden biri olarak biliniyor. Cara, yolu The Mandalorian ile kesiştiği zaman, bulunduğu yere alışmaya çalışmakla meşguldür. The Mandalorian'ın görevi ise bir kafa avcısının verdiği görevi yerine getirmektir. Star Wars evreninin yeni dizisi.


  • "dizinin adı the mandalorian başlık neden thesız anlamak mümkün değil."
  • "ilk bölümde görev alıp drop yapıyor ve item basarak zırhını yükseltiyor.bi de binek skillini açtı. ."
  • "bu dizi bir netflix yapımı olsaydı, "baby yoda" eşcinsel bir zenci olurdu..."
  • "disney'in 4. bölümü beğenmeyenler için bugün yayınladığı caps"
  • "(bkz: minik yoda'nın göz kamaştırıcı mevlidi şerifi)"




Facebook Yorumları
  • comment image

    guzel dizi o degil de

    --- spoiler ---

    50 senelik bir bebek olayi var lan? hic bunun uzerine dusundun mu? ben dusundum dusunurken ecel terleri doktum.

    50 sene boyunce boklu bez degistirme demek
    50 sene boyunca ustune kusulmasi demek
    50 sene boyunca gece yarisi zirlamalarina kalkmak demek
    50 sene boyunca uykusuzluktan dolayi zombi gibi dolasmak demek

    sikerim bu askin izdirabini diyerekten bebeyi atmislar sokaga belli ki

    ---
    spoiler ---


    (dood - 13 Kasım 2019 20:35)

  • comment image

    2019 senesi beni joker'den sonra da şaşırtmaya devam ediyor sözlük. nicedir hayal dünyamda star wars evreninin çocukluğuma renk katan ögelerinden derlenmiş, kendi başına bir space western hayal ediyordum. kafamda cowboy bebop tarzı bir ekip ve star wars karması bir ortam vardı. bittabi ki bu evrendeki en clint eastwood tarzı kelle avcıları olarak mandalorianlar baş roldeydi. o yüzden bu dizi hakkında ilk bilgiler gelmeye başladığında sırf o tadı yakalayamaz diye ümitlenmemiştim ama dizi şaka maka o yolda dört nala ilerliyor. ecnebi tabiriyle şu an so far so good. nolan sonrası dc yine karanlık temada bir joker filmi çekse ne güzel olur diyordum. onu da yaptılar. keşke tanrıdan başka bir şey dileseymişim moduna girdim.

    aslında bu dizi yeni bir fikir değil. george lucas eski ve yeni seri arasında yani episode 3 ve revenge of the sith arasında geçecek 100 bölümlük bir dizi yapmak istediğini uzun zaman önce söylemişti. o dönem bizi yükselten ve bu fikre saplantılı hale getiren de bu olmuştu. peki bizi bu kadar yükselttikten sonra bütçe bulamayan george abimiz ne yaptı? amaan banane ya ergenliğiyle her şeyi disney'e sattı. biz de göt gibi ortada kaldık. neyse ki birileri bu fikri bir yerlere not etmiş olacak ki bugün karşımıza böyle bir dizi ile çıktılar. tabi bu noktaya gelmesinde netflix ve amazon prime gibi şirketlerin piyasayı sikip atmasının da büyük etkisi var. bu dizi sektörü bu kadar büyümeseydi ne disney+ ne de star wars dizilerini biraz zor izlerdik.

    ilk iki bölümde ufak tefek çapaklar olsa dahi bu dizi beni inanılmaz tatmin etti. şu an hikaye biraz daha karanlık olsun diye dua ediyorum. hadi uzay kovboyluğunu geçeyim. her hangi bir sevenine, star wars evreninde geçen bir yapımdan ne beklersiniz? sorusunu yöneltseniz aşağı yukarı şu yanıtı verir; tutarlı senaryo, karizma karakterler, bolca aksiyon, boş olmayan diyaloglar ve dozunda espriler. dizi şu ana kadar bunların hepsini veriyor. hatta konu derinleştikçe dizi daha da koyulaşırsa rahmetli walt disney adına kurban keser kan akıtırım. çünkü mandalora bu yakışır.

    bu arada bilmeyenler için bazı konuları netleştirmek lazım. başlıkta star wars evreniyle son yıllardaki disney yapımları dışında teması olmayan insanlar için pek detaylı bilgi verilmemiş. sözlüğün hap şeklinde bilgi üreticisi olarak yine bir amme hizmeti sunayım. aşağıdaki bazı bilgilerde inceden spoiler var fakat bu kadar kısa ve hiç bir şeyin belli olmadığı bölümlerde ne kadar önemi var bilmiyorum. siz yine de uyarı yaptığım varsayımıyla okuyun. dizinin kısa olması tamamen duygusal. bu sezon toplam sekiz bölüm olacak ve buna toplam 150 milyon dolar harcamışlar. dizi tutarsa gelecek sezonlarda 40 dakikaya sabitlerler gibi duruyor.

    nedir bu mandalorian?

    özünde mandalor gezegeninden olan demektir. bir nevi mardinli gibi bir sıfat. nasıl ki her midyeci mardinlidir. her beskar zırhı olan da mandalorludur. 24.000 yıllık tarihleri vardır. tarihlerini öğrenmek için bir saate yakın bir fan belgeseli var. en ince detaylarına kadar oradan öğrenebilirsiniz. yalnız dizide bahsi geçen mühür muhabbeti hala aydınlanmış değil. karakterimiz demirciye gider ve peşinat olarak aldığı beskarı verdiğinde demirci; signet has been revealed? gibi bir soru yöneltir. bu zırh ve mühür hikayesi muhtemelen gelecek bölümlerde ortaya çıkacak. benim anladığım ise; bu demiri aldın ama iş bitti mi? şeklindedir. yani bitmiş işle yapılan zırh daha kutsal. emanet malın canı götünde olur gibi bir anlamı var sorunun.

    sweu yani genişletilmiş star wars evreni öncesi biz de bu ırk hakkında pek bilgi sahibi değildik. en detaylı bilgi star wars insider adlı derginin 2005 yılındaki baskısında yayınlanmış. ben de bu fantastik tarihi oradaki on sayfalık makale sayesinde öğrendim. yoksa yakın zamana kadar çizgi romanlarda ara ara değinilen bir konu olduğundan biliyoruz sadece. aslı 1980 senesi the empire strikes back yazılırken yaratılan boba fett karakterine alt yapı olarak mandalor gezegeninde süper asker/kiralık katil yetiştiren bir tarikat olduğu hikayesinden çıkmadır. kaldı ki bu boba fett de tam olarak mandalorian kabul edilmez. hatta bi yerde ben de harranlıyam tepkisi verir ama orası uzun hikaye olduğu için hiç giremeyeyim. patron da mandalorlu herhal, hemşerisini kolliy diyerek geçelim.

    şimdi ben bu fikrin haşhaşilere dayandığını söylerim ama ıspat edemem. gerçi haşhaşiler bugün bir çok yapımda izlediğimiz süper asker temasının temelidir ama özellikle star wars evreninde bu açık seçik hissedilir. tarihini efsanesini geçelim. temelde bunlar kiralık katil yetiştiren ezoterik bir tarikattır. genel olarak inanışları budur yani. kelle avcılığı, savaşta ölmek, kan akıtmak bir nevi bunların namazı niyazıdır. görev aldıkları vakit tanrılarını onurlandırmak adına ne pahasına olursa olsun o görevi tamamlamakla tanınırlar. ezoteriklerdir çünkü bilgilerini paylaşmazlar. beskar yani dizide sürekli tantanası yapılan mandolorian zırhının malzemesi ise bunların en büyük sırrıdır. ışın kılıcının kesemediği yegane demir de budur.

    dizi hangi dönemde geçiyor?

    dizi imparatorluğun yıkılışının hemen sonrasını anlatıyor. yani yoda öldükten sonraki dönem. buna rağmen nedense bir çok insanın bebek yoda dediği fakat aslında master yoda olmayan, sadece onunla aynı ırktan yani kısa boylu bir tür lannik olan karakteri yoda zannederek kafaları karışmış. karışmayanlar mesaj atmayı bırakabilir :)

    bizim haşhaşiye yardımcı olan kuiil karakteri ne ayak?

    onu hala bilmiyoruz. trailer ilk çıktığından beri sürekli bunu gösterip durdular ama ikinci bölümden sonra uzunca süre görmeyeceğiz gibi duruyor. bildiğimiz bir şey varsa o da; star wars evreninde götü yere yakın olan her karakterin devrik cümleler kurması adettendir. biz bu hayır sever abimizi de yoda gibi bağrımıza bastık. i have spoken repliğini gelecekte bol bol kullanacağız sayesinde.

    imparatorluk daire başkanlığı el kadar sabiden ne istiyor? bebenin olayı ne?

    benim anladığım burada iki farklı amaç var. birincisi imparatorluğu tekrar kurma çalışmalarında jedi olabilme potansiyeli olan herkesi toplayıp infaz ediyorlar. ikincisi ilk bölümde onu canlı istiyorum diyen doktor. rotten tomatoes da okuduğum bir teoriye göre bu doktor attack of the clones filminde izlediğimiz kloncu ırkın bir çalışanı. kolundaki amblem kaminoan klon a.ş.'e aitmiş. yani bebe yodayı alıp kendilerine sith ordusu kuracaklar veya başka amaçlar için kullanacaklar. bir diğer teori de bu bebek gerçekten yoda'nın bir klonu. bir şekilde bunu oradan kaçırıyorlar ve nikto adlı reptilianlardan kurulu paralı askerlere emanet ediyorlar. imparatorluğun takip cihazının olması ve konum ve yaş bilgisine sahip olmaları da bu yüzden.

    araya saçma bir bilgi olarak bu nikto ırkının adı nereden geliyor onu serpiştireyim. corç abimiz bu adı the day the earth stood still filminin meşhur repliği olan klaatu barada nikto'dan almış. hikayeyi tuvalette sıçarken yazmaya başlayan adamın bu isimleri sağdan soldan araklamış olması gayet normal. milyon tane ırk ve karakter var. adam aralara bir kaç tane sıkıştırmış işte. wookileri de götünün kıllarından esinlenerek yarattığına dair bir dedikodu var ama çiüğbakka duymasın çok üzülür.

    balık kafalı blurrg adlı yaratık ve kuiil'in teeey tey senin ataların zamanında mythosaur'a binerdi muhabbeti de çok kofti ama meraklısı için açıklayayım. çizgi roman serisinin bir bölümünde bu mandalorianların bi nevi dinozor olan bir hayvanı evcilleştirdikleri ve binek hayvanı olarak kullandıkları anlatılıyor. tasvir edilen dinozor starcraft 2 karakteri olan dehaka gibi bir şey. bu 24 bin yıllık tarihte daha ne hayvanlar var. hatta bildiğin ejderhaya binip baskına çıkan bir ancient mandalorian vardı diye hatırlıyorum. peki neden o kadar yaratık varken bu mythosaur daha önemli ve bahsi geçiyor. çünkü eğitilmesi çok zor bir hayvan ve antik dönemde bu hayvanın iskeleti bir tür simgeye dönüşüyor. ilk savaşlarında çok büyük avantaj sağladığı için bizdeki at avrat silah üçlemesindeki hayvanı sembolize ediyor. bunlarda muhtemelen mythosaur, beskar, blaster şeklindedir.

    jawalar yani mandolarian beyimizin gemisini talan eden ırk ise pek anlatılacak bir olayı olmayan ama görüldükleri her yapıma renk katan şerefsiz orkolardır. ya da orko bunların bi nevi merlin'i olabilir. orasını bilemedim.

    şu ana kadar sadece sesini duyduğumuz pedro pascal ise dizi için enteresan bir seçim olmuş. o başlığın altından escobar'ın korkulu rüyası gibi pala bıyıkları ve hawai gömleğiyle çıkarsa çok gülerim. sesini başlarda yadırgıyordum. her an bir you raped her killed her murdered her children repliği patlayacak diye bekledim ama zamanla kulağım alıştı.

    dizinin çapaklarına gelirsek bazı konulara hiç dokunmamış olmaları bir yandan hoşuma gidiyor öte yandan ufaktan değiştirseler ne güzel olurdu diyorum. yani en azından şu mandalorian kaskına bir kaç özellik ekleseydiniz be abi. bizim acemi mandalor henüz level atlayamadığı için jetpack ve gemiyi uzaktan kontrol eden anten olaylarına giremedi. o yüzden orasına bok atmıyorum. müzik konusunu da araya karıştırayım. main theme bayağı karma olmuş. arada acı acı çalan flüt ile güzel bir western teması var. ortalarına doğru rocky'nin müziği değil mi lan bu? dedirtiyor. sona doğru ise sürekli altta çalan bas gitar öne çıkıyor ve üçlü saltoyla tamamlanıyor. simple is the best olmuş. ben beğendim.

    diğer gözüme çarpanlar ise hala blaster rifle dürbünüyle bakmaya çalışmaları. artı takip cihazlarını antenli araba kumandasından hallice olması. o kadar para döktünüz bari az daha karmaşık bir alet koysaydınız demeden edemiyorum. lan oğlum üstünde sadece kırmızı ışık yanıp sönen bir kumanda var elinde. koca galakside ne mesafe ne koordinat hiç bir şey belirtmeyen bir şey. biz de hala keriz gibi bipleyen alet izliyoruz. sırf karakteri tanıtmak ve altyapı hazırlamak için hayvana binmeyi öğrenmesi, gemisiyle beş dakikada gidebileceği yere iki gün kağnı hızıyla gitmelerini hoş görüyorum. en azından fazla uzatmamışlar.

    son olarak blaster rifle demişken kelle avcımızın amban phase - pulse blaster adlı silahına da ayrı hastayım. buram buram western kokan bir tasarımı var. alet yakından şok cihazı uzaktan atomlara ayrıştırıcı olarak çalışıyor. mandalorları zaten bu yüzden seviyorum. clint eastwood gibi her alet edevatları karizmatik. üstüne üstlük clint abimiz gibi demir giymeyi seviyorlar. daha ne olsun. (bkz: i have spoken)

    edit: bir takım eklemeler ve typo.


    (shinigami ryuk - 19 Kasım 2019 03:14)

  • comment image

    genel bilgi vermek gerekirse ( bu bilgiler canon olmayabilir çünkü disney satın almasıyla legends yapıldı) mandalor ırkı mandalor gezegeninden bir ırk olup yavin savaşından 4000 yıl kadar önce cumhuriyete savaş açmış bir ırktır. önce dış halkadaki gezegenleri istila ettiler sonrasında direkt cumhuriyeti hedef aldılar. cumhuriyet güçsüz bir durumdaydı ve jedilardan yardım istedi. jedi konseyi bu savaşa dahil olmama kararı aldı. fakat revan önderliğinde bir grup jedi konseye karşı gelerek savaşa dahil oldu cumhuriyet ordularının başına geçti. sonrasında bu savaşların sebebinin bilinmeyen bölgelerdeki sith imparatorluğu olduğu ortaya çıktı. revan mandalorluları büyük bir yenilgiye uğrattı. mandalor'u öldürdü ve onun ( mandalorlular'in liderine verilen isim) maskesini aldı sakladı. o maskenin kültürel bir değeri olduğu için o maske olmadan yeni mandalor seçilemediği için mandalorlular uzun süre lidersiz kaldı ve galaksiye dağılıp paralı asker oldular. revan bilinmeyen bölgelere sith imparatorluğunu bulmaya yolculuğa çıkmadan önce canderous ordo'ya maskenin yerini söyledi. mandalorluları toplamasını ve cumhuriyeti gelecek olan büyük savaşa hazırlamasını söyledi. sonrasında canderous ordo yeni mandalor oldu ve ırkını toplamaya başladı. bunlar kotor hikayesiydi. sonrasında the clone wars serisinde tekrar gördük mandalorluları. jedilari sevmeyen bir ırk olarak karşımıza çıktı. rebels dizisiyle imparatorluk döneminde imparatorluk kuklası bir rejimin oluştuğunu gördük. savaşın şanına önem veren bir ırk olup galaksiye ödül avcılığıyla nam salmıştır. jango fett, boba fett ve canderous ordo en bilinen ödül avcılarıdır bu ırkın. bu dizide yine bir ödül avcısını görüyoruz. daha geçmişine inilmedi ama bir bağlantı çıkacak mı merak ediyorum. dizi episode 6 sonrasını anlatıyor. ilk 2 bölümü sevdim. tek sorun kısa olması. güzel bir kültüre sahiptir bu ırk. ileriki bolumlerde daha çok geçmişe deginmeleri bu bağlantıyı genel izleyiciye vermeleri güzel olur.


    (canderousordo - 16 Kasım 2019 01:09)

  • comment image

    dizinin ilk 3 bölümü en son çekilen bok üçlemeden katbekat daha iyidir. uzun yıllar sonra gerçekten star wars izlediğimi hissettim yav. şu diziyi düşünen, yapanın, emeği geçenin güç sonsuza kadar yanında olsun. aptal eli ışın kılıçlı ergenleri bize izletenlerin de evine lazerler düşsün.


    (valinorlu - 23 Kasım 2019 00:56)

  • comment image

    "bir insan mandalor yolu'nu seçtiğinde, hem avcı hem de avdır. bir insan bu yaşam tarzını seçerse, nasıl korkak olabilir? korku değil, gurur bizimledir."

    işte yol budur.

    mandaloryanlar, mandalore gezegeni kaynaklı bir insan topluluğudur. galaktik tarihte, jedilara karşı da olmak üzere, efsanevi savaşçılar olarak özel bir rol oynadılar ve yalnızca mandalorian anavatanı ve ayı concordia'da değil, mandalorian uzayında ve galaksideki kalevala, krownest ve concord dawn gibi dünyalarda yaygın olarak fetihlerde bulundular. mandalore'un büyük bir savaş tarihi vardı ancak mandalorian iç savaşı'ndan sonra ve klon savaşları sırasında, düşes satine kryze'nin yönettiği pasifist ve reformist yeni mandalorist siyasi hizip, mandalore'u yönetmekteydi. bu, geçmişteki savaşçı atalarına özenen ve o şanlı günlere dönmek isteyen death watch gibi diğer mandalorelu gruplarla iç çatışmalara yol açmıştı.

    galaktik imparatorluğun yükselişinden sonra mandalore sistemi, mandalore'u işgal eden ve gar saxon'u vali olarak getiren imparatorluğun egemenliğine girdi. concord dawn gibi diğer mandalorian dünyaları, saxon'un kısa bir süre sonra, mand'alor unvanını alan ve mandalorian direnişini oluşturarak bir başka iç savaş başlatan bo-katan kryze'ye sadık mandalorelu klanlar tarafından mağlup edilinceye kadar imparatorluk yönetiminden muaftı.

    imparatorluğun yıkılmasından ve yeni cumhuriyetin yükselişinden sonra bazı mandalorelular, imparatorluğun mandalorelulara uyguladığı büyük temizlik yüzünden gizlenmeye başlamıştı. imparatorluk çökmesine çökmüştü ama azımsanmayacak bir kuvvet, galaksinin farklı noktalarında hala faaliyetteydi. 9 aby'de* kabile olarak adlandırılan bir grup mandalorlu, nevarro'daki bir yerleşim bölgesinde yaşıyordu ancak kendilerinden birini* açıkça savunduktan sonra gizli konumlarını değiştirmek zorunda kalmışlardı.

    "giydiğim zırh beş yüz yaşında. hevesime göre yeniden düzenledim ama savaşlar, kan ve tarih bu zırh içinde yaşıyor. aynı şey her mandalorelu için de geçerli. bu zırh kimliğimizin bir parçası. bu zırh, bizi olduğumuz şey, yani bir mandalorian kılıyor."

    mandaloryanlar, galaksideki en korkulan savaşçılardandı. gururlu savaşçılar olarak bire bir mücadele, mandaloryanların kültüründe ve ruhunda ayrılmaz bir normdu. bire bir düelloları için köklü ilkeleri vardı ve güçlü bir onur kanununa sahiplerdi. bu versusların en önemli kanunu; karşılaşan iki kişiden birisinin ölmesi gerekiyordu. bire bir mücadelelere aşırı önem yükleyen mandaloryanlar, bir jedi şövalyesi gibi büyük bir rakiple savaşırken bile tek başlarına rakiplerinin karşılarına dikilmişler ve şereflerine tek bir leke bile sürdürmemişlerdir. aralarındaki liderlik anlaşmazlıklarını çözmek için de bu yöntemi kullanmışlardır. mandalorlular, mando'a dilini konuşurlar; yazılı formu mandalorca olarak da bilinir.

    mandalore klan yapısı bir piramit gibidir; lider ya da mand'alor en üsttedir ve koruyucular da bir altta yer alıp liderlerini takip eder ya da baskı yaparlar. bunların altında aile klanlarından oluşan, houses olarak bilinen siyasi hizipler vardır. bunun bir örneği, klan vizsla ve klan wren'den oluşan house vizsla'dır. klon savaşları sırasındaki düşes satine kryze ve yeni mandalor hükümeti yönetimi altında, mandaloryanların bir kısmı savaşçı atalarını reddetmişlerdi ama göğüs kalkanı olan bir polis gücü ve gizli servis hala aktifti.

    mandalor zırhı, galakside korkulan efsanevi bir üne sahipti ve petek plakalı desenleri ile tehditkar t şekilli vizörleri ile görsel olarak farklıydı. ekipmanları ise, jetpack, mıknatıslı botlar ve silahlı eldivenler gibi jedi karşıtı araçlarla doluydu. bu silahların bazıları sadece savaşmaya yardım etmekle kalmıyor, aynı zamanda bileğe takılan sonik iticiler gibi aletler, jedi yeteneklerini de taklit etmelerini sağlıyordu. genel olarak, westar-35 blaster tabancaları ve z-6 jetpackleri tercih ediyorlardı ve bu arketipik mandaloryalı yıldız savaşçısı tasarımına, kom'rk sınıfı savaşçı denilirdi.

    mandaloryalı savaşçılar, cumhuriyet'in kurulmasından yüzyıllar öncesinden beri kronik olarak savaş halindeydi ve savaş eğitimleri daimiydi. bununla birlikte, jedilar ile olan çatışmalarından sonra savaş stillerini değiştirmeye başladılar ve yeni teknikler geliştirdiler. bir mandalorian savaşçısı, hem silahsız yumruk yumruğa dövüşü için, hem de bir meydanda çıktığı bire bir mücadele için ağır bir dövüş eğitimi alıyordu. bir jedi şövalyesini şaşırtmak için de üstün teknoloji donanımları kullanmaktaydı ve eğer mücadeleden muzaffer olarak çıkarsa, jedi'ı öldürme yetkisi vardı.

    kübizm, klon savaşları sırasında popüler bir mandalore sanat hareketidir ancak picasso'nun savaşın berbatlığını betimleyen çatışma resimlerinden sonra, mandalore'da bunun yerine savaşı tanıtmak ve yüceltmek için kullanılmıştır. mandaloryanlar, tipik olarak mimarilerinde, taşıtlarında, kıyafetlerinde ve hatta saç kesimlerinde elmas ve bal peteği şekilleri gibi geniş açılı ve altıgen çizgileri kullanmışlardır. specters'ın mandaloryan üyesi sabine wren, zırhını kişiselleştiren ve boyayan yetenekli bir grafiti sanatçısıydı. mandalore'a bir tarre vizsla heykeli dikilmiş ve umut ile mandalorya tarihinin sembolü olmuştur.

    mandalore tarihi
    mandaloryan haçlı seferleri ve ilk genişleme
    mandaloryanlar, cumhuriyet kurulmadan evvel bu savaşa dahil olmuşlardı. mandalore gezegeninden çıkan mandaloryanların tarihi, galakside korkulan ve paralı askerler ile ödül avcıları olarak ün kazanan, savaşçılarla öne çıkar. ayrıca mythosaurları kullandıkları da bilinmektedir. eski cumhuriyetin oluşumundan öncesinde bile savaş, yaşam tarzlarına hakimdi.
    bu savaş hayatı, sonunda genişleme hayallerine dönüştü ve crusaders* olarak bilinen bir grup mandaloryan savaşçısı, diğer insanlara karşı dünyalarını ele geçirmek adına evrenin dış kısmında savaş başlattı. zırh kaplı vücutları ve sivri uçlu kılıçlarıyla mandaloryanlar, savaşlar sırasında birçok dünyayı yakıp yıkarlar. crusaderlar, krownest ve concord dawn gezegenleri gibi birçok dünyayı ve sistemi fethettiler. bu bölgeler yüzlerce savaşın izlerini taşıyordu, zira gezegen kütlesinin neredeyse üçte biri hasar gördü ve uzay molozları olarak etrafa dağıldı. bu ilk fetihler, galaktik cumhuriyetin sonraki yıllarında ve galaktik imparatorluğu döneminde mandalore hüküm bölgesinin bir parçası olarak kalmıştır.

    en sonunda crusader mandaloryanlarının genişlemesi, "şerefsiz korkaklar sürüsü" olarak gördükleri ubdurialıları hedef aldı. ubduria gezegenine saldırarak yayılmalarını iç evrene taşıdılar ve savaşın boyutu artık değişecekti.

    jedilara karşı savaş
    mandaloryan haçlılarının genişlemesi, sonunda onları, jedi konseyi ve korudukları eski cumhuriyet ile çatışmaya soktu. jedi şövalyeleri ile giriştikleri ilk çatışmalar, mandaloryanları şaşırtmıştı: jediların force'u kullanması ve force'un jedilara sağladığı üstünlük, mandaloryanların daha önce hiç karşılaşmadıkları bir zorluktu. bununla birlikte mandaloryanların gururlu ve savaşçı doğası, bu dezavantajın kendilerinin ayakta kalmalarına izin vermeyeceğini kavramıştı. bunun üzerine, bu esrarengiz jediların güçlerinin üstesinden gelmenin yollarını teknolojik olarak bulmaya başlamışlardı. mandaloryan teknolojisinde, özellikle cephanelerinin ve zırhlarının geliştirilmesinde önemli bir ilerleme sağlandı. ayrıca jediların doğaüstü yeteneklerini engellemek için tüm cephaneliklerini ve becerilerini tek parça haline getiren bir dövüş stili geliştirdiler. bu yeni teknolojilerle mandaloryanlar, jedilarla olan çatışmaların bir kısmını kazanmaya başladılar ve savaşçıları, jedi şövalyeleri ile şanlı bir şekilde bire bir mücadelede yüzleşebilecek ve onları yenebilecek kadar iyi hal geldiler. nesiller boyu süren çatışma, kronik olarak süren bir düşmanlığı sağladı ve daha sonra klon savaşları sırasında ve hatta binlerce yıl sonrasında, bütün galaksi tarafından hatırlandı. mandaloryanlar ile jedi konseyi arasındaki bu çatışmalar, mandalore'un başkenti sundari'de ve uydusu concordia'da sergilenen kübist duvar resimleriyle ölümsüzleştirildi.

    sürekli sıcak çatışmalara rağmen, mandaloryanlar ve jedilar her zaman çatışma içinde değildi. bunun en belirgin örneği, güçlü bir vizsla house üyesi olan mandalore doğumlu tarre vizsla'nın gençken jedi konseyi'ne girmesiydi. vizsla, mandaloryan doğasına uygun olarak benzersiz bir ışın kılıcı yaratarak kendini jedi meslektaşlarından ayırmıştı: darksaber. hayatının bir noktasında tarre vizsla, mandalore'un tek yöneticisi ve halkı arasında saygın bir figür olan mand'alor oldu. ölümünün ardından jedilar, darksaber'ı kurtardılar ve coruscant'daki jedi tapınağı'na verdiler. mandaloryanlar da, daha sonra mirasını güçlendirmek için mandalore üzerine büyük bir heykel inşa ederek onu onurlandırdılar.

    eski cumhuriyetin son yüzyıllarında, mandaloryanlar düşmanlarının gücünün tam ortasına girdiler ve vizsla house üyeleri, coruscant'taki jedi tapınağı'na sızarak tarre vizsla'nın darksaber'ını çaldı. kılıcı, mandalore’un tamamını ele geçirmek için kullandılar ve bölgelerindeki bütün farklı haneler ve klanları birleştirdiler.

    mandaloryanların yıkımı*
    "bir zamanlar, bu ovalar çim kaplıydı. ama ben o çimleri hiç görmedim. bu yıkım ben doğmadan önce oldu." -sabine wren

    vizsla hanesi'nin mandalore'a getirdiği birliğe rağmen, mandaloryanların savaşçı mizacı işe yaramadı. sürekli savaşlar ve amansız fetih girişimleri, mandalore'u harap etti. çeşitli klanlardan savaş lordları, jedilara karşı ve aynı zamanda kendi aralarında savaşmak için ortaya çıktı. mandaloryan savaş lordları ve jediler arasındaki son büyük mücadele, mandalore’da meydana geldi ve gezegeni harap eden, yüzeyinin çoğunu cansız beyaz bir çöle dönüştüren tuhaf bir felakete neden oldu.

    bu olay, mandaloryanlar ile jedi arasındaki savaşın yanı sıra mandaloryanların genişleme hayallerini de sona erdirdi. ana vatanlarının yıkımlarının bir sonucu olarak, yeniden yapılanmaya odaklanan bir kısım mandalore savaşçısı, bir süre başka yerleri işgal etmeyi denedi çünkü mandalore'un yüzeyi, jediların gücü kullanması üzerine yaşanmaz hale gelmişti. bazı mandaloryanlar mandalore'u bırakmak yerine, başkent sundari gibi mühürlü kubbe şehirleri inşa ettiler. diğer klanlar, mandalore bölgesinin gezegenlerine yerleşmeyi seçti; wren klanı krownest kar gezegenine yerleşti, koruyucular ise concord dawn'ın ayı'na bir üs kurdular. muzaffer jedilar, yeni galaktik cumhuriyetin egemen galaktik hükümet olarak kurulmasına yardımcı olurken, mandaloryanlar kendi bölgelerinde tecrit edilmeye devam ettiler. savaşçı doğaları ve fetih arzuları nihayetinde ufak çatışmalara girseler de hala hayatta kalmayı sürdürdüler.

    barışcıl politika
    "mandalore'un şiddetli geçmişi geride kaldı. tüm savaşçılarımız, ayımız concordia'ya sürgün edildiler ve yıllar önce orada öldüler." -başbakan almec

    naboo istilası'ndan önceki yıllarda, mandalore halkı arasında yeni bir çatışma çıktı: mandalore iç savaşı. savaş, mandalore'un eski savaşçı günlerine geri dönmesini görmek isteyenler ve satine kryze'nin önderlik ettiği yeni mandaloryanlar arasında vuku buldu. savaşta, concord dawn sistemini savunmak için yemin eden seçkin bir savaşçı grubu olan concord dawn'un koruyucuları da yer aldı. iç savaşın sonunda satine kryze, mandalore düşesi olarak liderliğe geçti ve savaşçı klanlar concordia'ya sürgün edildi.

    satine, gezegeni savaşın yol açtığı zararları takiben kademeli olarak yeniden inşa etti. kayda değer sayıda ölümün olması, satine'yi sert bir pasifist yapmıştı ve mandaloryalı yaşam biçimini yeniden düzenledi. başbakan tarafından yönetilen birkaç bakanın dahil edildiği iktidar konseyi kuruldu. klon savaşları zamanında bu pozisyon, almec tarafından idare edildi. onun yönetimi altında mandalore zenginleşti ve modern barışçıl bir topluma dönüştü. bu yeni hükümet, nihayetinde galaktik cumhuriyeti'ne de katıldı.

    klon savaşları, cumhuriyet ile bağımsız sistemler konfederasyonu arasında patlak verdiğinde satine, mandalore'un tarafsız olduğunu ve gelişmeye devam ettiğini beyan etti. daha sonra, çatışmadan uzak durmak isteyen 1.500 yıldızlı sistemin galaktik senatosu olan nötr sistemler konseyi'nin lideri oldu.

    mandalore dirilişi
    "dinle, düşes. insanları duyuyor musun? değişim için haykırıyorlar. zayıf fikirli mandalore hükmün sona erdi. bizim savaşçılığımızı artık bastıramazsın. savaşçı geçmişimizin dirilişi başlamak üzere!" -pre vizsla

    klon savaşları sırasında concordia valisi pre vizsla, mandaloryan savaş kültürünü death watch klanı ile canlandırdı ve bir cumhuriyet kruvazörü ile kalevala gezegeninde terör eylemleri yapmaya başladı. vizsla, mandaloryanların savaşçı mirasını diriltmek için can atıyordu ve bağımsız sistemler konfederasyonunun lideri kont dooku ile bir araya gelip komplo hazırladılar. cumhuriyete karşı bir müdahalenin gerekli olduğuna, mandalore halkının inanmasını ümit ediyordu. bu olursa, death watch kuvveti ile savaşa mandaloryanların lideri olarak katılmak ve mandaloryanlar tarafından kahramanlar olarak selamlanmak istiyordu. ancak komplo başarısız oldu ve galaktik senato, mandalore savunma kararını reddetti. death watch, ilk önce dooku'nun çöküşünü planlamak için ayrılıkçı senatör lux bonteri'yle ve ardından mandalore halkının desteğini kazanmak için sith lordu darth maul'un gölge topluluğu ile bir araya geldi. ancak vizsla, darth maul'a ihanet ettikten sonra, maul onu öldürdü ve bo-katan kryze'nin kendisine karşı başlattığı isyana rağmen death watch'un lideri oldu.

    jedi konseyi, darbeyi araştırmak için obi-wan kenobi'yi oraya yolladı ancak yakalandı ve maul, ona saldırmak için satine'yi öldürdü. kenobi oradan kaçtı ve galaktik cumhuriyeti bilgilendirmek için geri döndü ancak bu aynı esnada şansölye sheev palpatine, maul’u ele geçirdi ve onu stygeon prime’daki spire'da hapishaneye attı. maul'un mandaloryan süper komandoları, sadakatlerini onu serbest bırakarak kanıtladı ancak yine de maul'un mandalore üzerindeki hükmü çöküyordu. mandalore kuşatması'nın ardından bo-katan, mandalore'un naibi seçildi. imparatorluk kurulduktan sonra mandalore'un, imparator palpatine'i takip etmeyi reddetmesi üzerine, galaktik imparatorluğu tarafından işgal edildi. bu arada, death watch birliğini hain olarak gören koruyucular, cumhuriyet büyük ordusu'na klon askerleri yetiştirme konusunda yardım etti. fenn rau'nun komutasındaki kafatası filosu da, klon asker pilotlarını eğiterek cumhuriyet'e yardım etti ve üçüncü mygeeto muharebesi'nde bizzat savaştı.

    imparatorluk işgali
    mandalore'un imparatorluk işgalinden sonra rau'nun koruyucuları, concord dawn'ın üçüncü ayında bir üs kurarak imparatorluk tarafından sistemlerini kendi adına korumak için para alırken, imparatorluk valisi gar saxon'un komutası altındaki diğer mandaloryanlar, imparatorluk ordusunda imparatorluk süper komandoları olarak hizmet vermeye devam edecekti. 2 bby'de saxon ve süper komandoları, mandaloryan koruyucularını yok etti ve bunun üzerine rau, isyana katılmaya karar verdi. sonraki yıl, spectes isyancı hücre üyesi sabine wren, kanan jarrus ve ezra bridger ile birlikte maul’a karşı savaştıktan sonra dathomir’de darksaber’ı buldu. fenn rau ve isyancıların liderleri hera syndulla ve jarrus'un çağrısını kabul eden sabine, darksaber ile eğitime başlamayı kabul etti. darksaber sayesinde halkını birleştirebilecek ve isyana mandalore'u tek parça halinde dahil edebilecekti.

    sabine'nin eğitiminin ardından, o, rau, jarrus ve bridger, krownest'teki clan wren'in kalesine döndüler. orada sabine, klan liderini ve annesi kontes ursa wren'i isyana katılmaya ikna etmeye çalıştı. ilk başta kontes ursa, kızının korunması ve darksaber karşılığında vali saxon ve imparatorluk süper komandolarına jediları teslim etmeye karar verdi. saxon, onu ve clan wren'i ımparatorluğun düşmanı ilan ettiğinde, ursa ve oğlu tristan, rau ve jedilar ile birlikte saxon ve komandolarla savaştılar. saxon, ursa'yı darksaber ile öldürmeye çalıştığında, sabine bridger'ın ışın kılıcını aldı ve sakson ile savaştı. sabine daha sonra darksaber'ı geri kazanmayı ve saxon'ı bastırmayı başardı. saxon sabine'yi vurmaya çalıştığında ursa tarafından öldürüldü. ölümü, mandaloryanlar arasında bir güç boşluğu yarattı. sabine daha sonra geride kalmaya karar verdi ve annesi, klan ve rau, mandalore'a hükmetmeyi hak eden kişiyi bulana kadar darksaber'ı kendinde tuttu.

    sabine, kryze, wren ve vizslalara darksaber'ı teklif etse de hiçbiri kabul etmedi çünkü hak ettiklerini düşünmüyorlardı. mandalore gezegenine yıkım için gelen büyük amiral thrawn ve filosu, saxon'un yörüngedeki kuvvetleri ile birleşti ve saldırı pozisyonuna geçti. birleşen mandaloryan gücü ve isyancı kuvvetler ise, saxon'un star destroyer'ına sızmayı başardı. büyük bir çatışmadan sonra saxon'un gemisini imha ettiler. savaştan sonra leydi bo-katan kryze, darksaber'ı ve mandaloryan klanlarına karşı liderlik harmanisini üstlendi. vizslalar, wrenler, kryzeler, rooklar, eldarlar ve geriye kalan tek koruyucu rau, yeni mand'alor'a bağlılık yemini ettiler.

    bizim biricik mandaloryanımız ise imparatorluk sonrası dönemde yaşamaktadır. kendisi gibi bir grup mandaloryan gizli yaşıyordu ve ödül avcılığı ile meşguldü. aralarında, imparatorluk kalıntıları ile iş yaptığı için bir çatışma yaşansa da, gururlu mandaloryanımız bu işin pisliğini fark edip imparatorluk unsurlarına karşı davrandı ve bu da oradaki gizliliklerinin deşifre olmasına neden oldu. yine de birliklerini kaybetmeyen mandaloryan klanı, dostlarının nevarro'dan çıkmasına, gizliliklerini feda ederek yardım etti ve mandaloryan, yanındaki çocukla birlikte kaçak bir hayat yaşamaya başladı.

    dizinin mükemmelliğine değinmeye gerek dahi yok ama beskar, ödül avcıları, mandalore düsturu ve maceralar, sanırım star wars evreninin jedi ve sith dualitesinin dışındaki en güzel şeyler. pedro pascal yüzünü göstermese de sesi ile harikalar yaratıyor ve disney sonunda güzel bir iş yapmışa benziyor. midichlorian seviyesi yüksek olanları, force'u ve galaktik sistemdeki üst kısımları çok gördük ama asıl cezbeden detaylardır ve bir mandalore savaşçısının gururunu, yeteneklerini, babalık hissini ve üzüntülerini görmek cidden bambaşka bir şey. anakin'i sevme sebebimiz en az gücü kadar, hataları ve doğrularıydı. anakin'in darth vader olarak gelmiş geçmiş en sevilen karakterlerden oluşunun sebebi buydu ve kendisi, koca evrendeki en insancıl duyguların esiri olmuş güçlü bir bireydi. yani karizmasını oluşturan şey geçmişiydi ve padme'yi kurtarmak için yaptıkları yanlış olsa da onun tercihiydi, güç, vader'da çok kuvvetliydi ve öncesinde ailesine sonrasında da padme ve doğacak çocuklarına duyduğu sevgi onun asıl gücüydü. mandaloryanımız da bu duyguların esiri ve ona karşı hissettiğim sıcaklık da bundan ötürü. yazılmış kurgu bir eser hem de uzayda geçiyor ama yine de insan tohumu ekili. gelecekte -tabii eğer olursa- olmak istediğim babalık figürüne mihmandarlık ediyor. oldukça güzel bir dizi ve izlenmesi elzemdir.


    (beren and luithen - 8 Aralık 2019 14:27)

Yorum Kaynak Link : the mandalorian