Çıkış Tarihi     : 26 Temmuz 2019 Cuma, Yapım Yılı : 2019
Türü                : Aksiyon,Komedi,Cinayet,Bilim Kurgu
Taglar             : Süper güçler,Siyah komedi,superhero versus superhero,enhancement drug,corporate marketing
Ülke                : ABD
Yapımcı          :  Amazon Studios , Original Film , Point Grey Pictures
Yönetmen       : Philip Sgriccia (IMDB), Daniel Attias (IMDB)(ekşi), Eric Kripke (IMDB)(ekşi), Jennifer Phang (IMDB), Stefan Schwartz (IMDB)(ekşi), Matt Shakman (IMDB), Fred Toye (IMDB), Dan Trachtenberg (IMDB)
Senarist          : Eric Kripke (IMDB)(ekşi),Garth Ennis (IMDB)(ekşi),Darick Robertson (IMDB),Rebecca Sonnenshine (IMDB),Anne Cofell Saunders (IMDB)(ekşi),Craig Rosenberg (IMDB),George Mastras (IMDB),Ellie Monahan (IMDB),Evan Goldberg (IMDB),Matt Manfredi (IMDB),Seth Rogen (IMDB)
Oyuncular      : Karl Urban (IMDB)(ekşi), Jack Quaid (IMDB)(ekşi), Antony Starr (IMDB)(ekşi), Erin Moriarty (IMDB)(ekşi), Dominique McElligott (IMDB)(ekşi), Jessie Usher (IMDB), Laz Alonso (IMDB)(ekşi), Chace Crawford (IMDB)(ekşi), Tomer Kapon (IMDB), Karen Fukuhara (IMDB), Nathan Mitchell (IMDB), Elisabeth Shue (IMDB), Aya Cash (IMDB), Cameron Crovetti (IMDB), Jennifer Esposito (IMDB), Colby Minifie (IMDB), Simon Pegg (IMDB), Shaun Benson (IMDB), Christian Keyes (IMDB), Nneka Elliot (IMDB), Alex Hassell (IMDB), Shantel VanSanten (IMDB), Malcolm Barrett (IMDB), Ann Cusack (IMDB), Jordana Lajoie (IMDB), Brittany Allen (IMDB), Jessica Salgueiro (IMDB), Mishka Thébaud (IMDB), Haley Joel Osment (IMDB), Billy Zane (IMDB), David Andrews (IMDB), David Reale (IMDB), Laila Robins (IMDB), Brendan Beiser (IMDB), Nicola Correia Damude (IMDB), John Doman (IMDB), Mike Massaro (IMDB), Bill Turnbull (IMDB), Roger Peterson (IMDB), Jim Beaver (IMDB) >>devamı>>

The Boys (~ Chlapci) ' Dizisinin Konusu :
The Boys, süper kahramanların güçlerini ve şöhretlerini kötüye kullandığı bir evrende geçiyor. Kendilerini kanunu korumaya adayan ve “The Boys” olarak adlandırılan bir grup insan, yozlaşmış süper kahramanları ortadan kaldırmak için zorlu bir yolculuğa çıkar. Preacher’ın yazarı Garth Ennis ile Derick Robertson’ın kaleme aldığı çizgi romandan uyarlanan dizi, Supernatural’ın yaratıcısı Eric Kripke’nin imzasını taşıyor. Yönetmen koltuğunda ise en son Preacher’da birlikte çalışan Evan Goldberg ile Seth Rogen var.


  • "tüm marvel ve dc dizi ve filmlerinden daha güçlü bir alt metni ve oyunculuk performansı olan diziedit: joker (2019) hariç"
  • "henüz 3 bölüm izledim ama dehset bir dizi oludugu gorusundeyim. simdiden 9/10 puanimi buraya birakayim. ayrica fransiz aksanli rizeli karakter cok basarili, favorim olabilir."
  • "muhteşem ötesi. watchmen ile kick-ass kırması enfes bir dizi. çizgi romanına da biraz baktım, bence ondan da iyi."




Facebook Yorumları
  • comment image

    24 saatte 8 bölümü ezdiğim yeni amazon dizisi. böyle işlerle gelin 10 numara dizi olmuş kendisi, salak salak eğilmez bükülmez iyilik timsali kahraman görmek tiksindirmişti, sonunda insani özellikleri olan gayet gücü kötüye kullanan manipüle eden gerçekçi süperkahraman dizisi olmuş. izlenmesi gereken dizilerden olmuş, tek sıkıntı zaten sayısı az olan tüm bölümleri tüketince yeni sezonu beklemek

    ayrıca karl urban çok net underrated bir aktör, oynadığı her rolde bir şekilde akılda kalan hakkını veren kişi sayısı az, diziyi de resmen sırtlıyor


    (when youre strange - 27 Temmuz 2019 20:14)

  • comment image

    tüm marvel ve dc dizi ve filmlerinden daha güçlü bir alt metni ve oyunculuk performansı olan dizi

    edit: joker (2019) hariç


    (barely doctor - 29 Temmuz 2019 16:34)

  • comment image

    yerlerinizi alın ve sıkı durun. son zamanların en iyi dizisi çıkageldi ve siz halen hbo'dan mucizeler çıkarmasını bekliyorsunuz. halbuki amazon bunu çoktan yaptı bile. tanrının insanlığa gönderdiği mucizeler olduğuna inanılan süper kahramanları karışımıza bir kez daha çıkardı. ancak bu seferki süper kahramanlar daha önce bildiklerinize hiç benzemiyor. gerçekte olması gerektiği gibiler. onlar gücün şımarttığı ve yozlaştırdığı süper varlıklar. kahramanlıkları, ilk sezonu bitirdikten sonra sizin vereceğiniz karara kalsın.

    -spoiler-

    vahşi, sözünü esirgemeyen, komik, durduğu yeri iyi bilen, duygularınızla delicesine oynayan, karakterlerini zerre umursamayan, şehvet ve kan dolu bir dizi var karşınızda. ilk bölümünden sezon finaline değin merakla ve heyecanla izledim. beklentilerim inanılmaz yüksek olmasına rağmen hepsini yıktı geçti. çünkü söylediğim gibi dizinin dayandığı bir kural, etik değer ya da derdi yok. tek derdi olanı olduğu gibi acımasızca ama yeri geldiğinde güldürmesini, duygulandırmasını ve heyecanlandırmasını bilerek anlatması.

    en basitinden homelander karakteri üzerinden amerikayı müthiş keyif alarak eleştiriyor. zaten sırtındaki amerikan bayrağı peleriniyle homelander karakteri amerikan politikalarının ta kendisi. gücünü ve iktidarını müthiş bir sahtekarlıkla yürütüyor. yarattığı imaj yıkılmaz ve tartışılmaz. o, insanlığın kurtarıcısı ya da daha çok sevdiğim tabirle dünyanın jandarması. ancak yeri geldiğinde kurtarması gereken bir uçak dolusu insanı bilerek ölüme itebiliyor. çünkü o insanların ölmesi, onun gücüne ve tartışılmaz iktidarına duyulan ihtiyacın garantisi. amerikanın 11 eylül saldırısından sonra yaptığı gibi. zaten uçak sahnesi ikiz kule saldırılarına muhteşem bir göndermeydi. dizide uçağı neden arap teröristler kaçırdı zannediyorsunuz. biliyoruz ki bugün hala 9/11'nın ardındaki kirli sırlar açığa çıkmış değil. koskoca amerikanın böylesine büyük bir saldırının istihbaratını almamış olabileceğini düşünebilir miyiz. dizide de uçağın kaçırılacağı öğrenilir; ama homelander tarafından onca insan bilerek ölüme sürüklenir. süper kahramanların orduya dahil edilebilmesi için amerikan halkının kongreyi zorlaması gerekmektedir ve bunun için insanları tek yumruk yapacak bir trajediye ihtiyaç vardır.

    peki eleştiriler sadece bunlarla mı sınırlı. kesinlikle değil. homelander (amerikan) eliyle süper kahraman teröristler yaratılması mesela. amerikanın, rusyanın afganistan işgalinde rusları yenmek adına afgan milisleri nasıl silahlandırdığını biliyoruz. yine binlerce silahın amerika tarafından, ışid gibi islamcı terör örgütlerine satıldığını da... bunların hepsinin tek ve hepimizin bildiği çok basit bir sebebi var. düşmanını diri tut ki sen de diri ve güçlü kalasın. düşmanın olmadığı bir yerde insanlar neden iktidarlara ve güç odaklarına ihtiyaç duysun ki.

    ve şirketler... süper kahramanları bile ellerinde oynatan devasa şirketler. bunların arasında amazon da var bu arada. seni unuttuk zannetme jeff bezos. böyle sağlam dizilerle bizi uyutacağını sanma demek isterdim ama aslında gayet de başarılı bir şekilde uyutuyorsun. neyse konu bu değil. konumuz 1976 şaheseri network filmi. bu diziden sonra bu filmi mutlaka izleyin. o zaman dizide ne demek istendiğini daha iyi anlayacaksınız. unutmayın the world is a corporation hepimizi şirketler ve o şirketlerin başındaki doymak bilmeyen sermaye sahipleri yönetiyor arkadaşlar. neye inanıyorsanız inanın, neye tapıyorsanız tapın, neyi savunuyorsanız savunun; yolda gördüğünüzde hepinizin dikkatini çekecek tek şey paradır. para ve bu paranın kaynağı süper kahramanlar işte bu şirketlerin elinde.

    ve din... ah sen olmasan olmazdı zaten. sen olmasan onca insanı nasıl tüketmeye inandıracaktık. sen olmasan o insanlar binlerce dolar verip saçma sapan bir suyun içinde vaftiz edildiklerine nasıl yürekten ikna olabileceklerdi. ah sen yok musun sen. sen herkesin vazgeçilmezi, bilinmez soruların bilindik cevaplarısın. sen süper kahramanların yer yüzünde olma sebebisin. sen, onların bize armağan edilmesinin tek nedenisin.

    bunların dışında homelander karakterinin yarattığı gerilim muazzam. zaten böylesine güçlere sahip bir varlığın superman olup ağaçtan kedi kurtarmak yerine tüm insanlığın onun önünde eğilmesini isteyeceği bir canavara dönüştüğünü görmek daha mantıklı değil mi? canavar demişken, dizide homelander da dahil kimse mutlak kötü veya iyi değil. dizinin en sevdiğim yanı da bu oldu zaten. herkesin bir kırılganlığı ve kimseye açamadığı bir sakladığı var. dizide taraf tutmak çok zor. gözünüze kestirdiğiniz bir kahraman her an bir katile ya da nefretle baktığınız biri anlattıklarıyla birden empati kurabileceğiniz bir masuma dönüşebiliyor. dizinin bende yaşattığı duygu değişimleri inanılmazdı. hele sezon finali yok mu? şu ana kadar gördüğüm en sert biten finallerden biriydi. son on dakikada yaşayacağınız hislerin bir tarifi yok.

    çok uzun oldu biliyorum; ama bu dizi hakkında yazmaya doyamıyorum. diziyi izlemiş ve çok sevmiş biriyle saatlerce dizi hakkında konuşmak istiyorum. daha billy butcher ve hughie campbell gibi harika yazılmış karakterlere hiç girmedim bile. bilmiyorum, sanırım aklıma geldikçe buralara bir şeyler karalamaya devam edeceğim.

    -spoiler-


    (ozkulu - 30 Temmuz 2019 00:06)

  • comment image

    süper kahramanlığın endüstrileştiği, reklam, pazarlama ve medya yoluyla parlatıldığı, süper kahramanlardan zarar görenlerin de bir kenara itildiği alternatif bir evrende geçiyor, the boys. medyanın nasıl yozlaştığını; para, güç ve iktidara sahip olanın elindekileri kaybetmemek uğruna her türlü pisliği nasıl örtbas ettiğini anlatıyor. bu dizide, şantaj, sapkınlık, taciz, cinsel saldırı, adam öldürme, kaçırma, haneye tecavüz gibi aklınıza gelebilecek her şey var. çizgi roman ve uyarlamalarda süper kahramanların, insanları öldürmediklerini görürüz. gerçi, son zamanlarda bu düşüncenin dışına çıkılsa bile, uzunca bir süre süper kahramanlar, öldürme eylemine karşıydılar. the boys evreninde durum tam tersi; süper kahramanlar, yaptıkları her şeyin örtbas edileceğini bildikleri için kimi isterlerse öldürüyor, öldürmekten yana vicdan azabı da duymuyorlar.

    seth rogen'ı çok sevsem de yapımcılığını, onun o katlanılmaz kabızlıktaki oyunculuğuna tercih ederim. simon pegg ise baba rolünde, insana yaşlandığını hissettiriyor. bebişimin amerikan aksanı, orada burada çok eleştirilir. bu sefer olmuş.

    the boys, 2019 yılında izlediğim en kaliteli ve sürükleyici yapımdı.

    --- spoiler ---

    butcher: sezon finali itibariyle adama reva görülenler, hughie'ye kıyasla daha mı iyi, yoksa daha mı kötü bilemedim. yıllarca öldü bilip kalbine gömdüğü karısı, homelander şerefsizinden çocuk yapmış meğer. adam da boşuna homelander'a bilenmiş. meğer, her şey karşılıklıymış. gerçi, bir dakika! homelander'a neden inanıyoruz? "becca, üç kez orgazm oldu." dese bile, önceden yaptığı habislikler dolayısıyla sözüne güvenilecek bir adam değil. yine de butcher'a üzülmeden edemedim.

    allahsızlığını, dinci fuarında bile çekinmeden dile getirmesi, hedefe kilitlenmişliği ve dürüstlüğü ile sevdiğim bir karakter oldu. her an yamuk yapıp ortadan kaçabilecek de bir adam. e dizide, yüzde yüz güvenebileceğiniz biri yok. herkes kusurlu.

    hughie: herkes kusurlu demişken, hughie'yi ele alalım. a-train'in bir lafı var, "ben, robini kazara öldürdüm, ama senin yaptığın her şey kasıtlı." diyor. a-train denen o, itibarını korumak için kız arkadaşını dahi gözden çıkarabilecek kapasitedeki puştu savunduğum anlaşılmasın, lakin dediği şey doğru. hughie de bokun içine battı. translucent'i öldürürdüğü zaman, nasıl zevk aldığını gördük. keep your hands clean değil mi koçero?

    homelander: dizinin en tehlikeli, en ne yapacağı tahmin edilemez ve en güçlü karakteri. bir anda herkesi yakabilecek kadar derinden gelen ani duygu değişimleri çok başarılı verilmiş. adamda, inanılmaz bir ürkütücülük var. asla ters gitmek istemeyeceğiniz biri. aksi halde, oracıkta pekmezinizi akıtıverir. misal, biri ters bir şey söylediğinde homelander, dudağının sağ ucuyla gülümsüyor. aha diyorsunuz o anda; geliyor. içeride bir yerlerde, adamın öfkesinin yükseldiğini anlayabiliyorsunuz. sessiz ve derinden. sjdkdkdss

    karakteri oynayan adam, bradley cooper'a benziyor.

    starlight: köyümün inek sağan, cizızçı saf kızı annie (ayşe) metropolün içine girdiğinde din adı altında söylenen yalanlar ve orcilere denk geldiği için neye uğradığını şaşırıyor. ona yapılanlara göz yummaya çalışsa da bir süre sonra patlıyor. kim nereye çekerse, oraya giden bir karakter. umarım, götünü sabitlemeyi öğrenir.

    queen maeve: atanamamış wonder woman. fikri yok, zikri de yok. af edersiniz, kendini ezdire ezdire göt oğlanına dönmüş. ikinci sezon itibariyle kabuğundan çıkıp butcher'ların tarafına geçeceğini sanıyorum, zira vicdan azabı çekmeye başladı. hadi canım, bir zahmet çek be. o kadar insanın ölümüne göz yummayı geçtim, bir de kamera karşısında ağladın. köyünden gelmiş starlight kadar olamayacaksın asla, ezik. skfkfkfkkdd

    a-train: steroid bağımlısı, kız arkadaşının ölümüne göz yummuş, gavurların "full of himself" dediği, klasik bir göt adam örneği. seni hiç sevmedim totoş.

    the deep: zamanında aquaman'in balıklarla konuşmasıyla dalga geçiyorlardı ya, heh bu eleman da aquaman'in antitezi olmuş. ezik, sümüklü, hiçbir ağırlığı olmayan, balıklar tarafından bile siklenmeyen, iki eliyle bir siki doğrultamayan, tacizci bir gavat. n'oldu, solungaçlarını sen istemediğin halde parmakladılar deyu kötü mü hissettin? a benim canım.

    chace crawfordgossip girl'den beri izlemiyordum, xoxo bebişim.

    frenchie: dizideki favori karakterim. adamın elinden her iş geliyor. bir helikopterden diğerine atlarken şarjör değiştirebilecek kapasitede bir eleman. güzel yemek yapar, her şeyden azar azar bilir, kaçak kadınları korur ve en önemlisi, sevimlidir. spice girls'ün hakkı yenmiş üyelerindendir.

    stillwell: zafere giden yolda her yol mübah değildir güzel ablam. devleti karşına al; homelander'ı karşına alma.
    ---
    spoiler ---


    (nice tnetennba - 30 Temmuz 2019 13:25)

  • comment image

    iki akşamda bitirdiğim güzel dizi. uzun zamandır böylesine binge yapmamıştım.

    homelander meğer sen nasıl bir götverenmişsin. butcher reyisin deyişiyle tam bir cunt'mışsın. allah senin belanı verecek ikinci sezon. yaz kenara.

    (bkz: entry'lerde 1999 tadı)


    (teo - 1 Ağustos 2019 23:06)

  • comment image

    --- spoiler ---

    bu diziye salt "süper kahraman dünyalarının hicvi" demek çok yetersiz kalır. basbaya bir distopya anlatıyor the boys ve süper kahramanlık, lateks renkli kıyafetlerle çok uçlarda bir tonda diziyi anlatıyor: karanlık. karanlıktan kastım renk seçimleri falan değil elbette. dizi ne sözünü esirgiyor, ne görselliğini. bu açıdan bakınca gerçekten son yıllarda izlediğim en iyi yapımlardan biriydi. çizgi romanını okumadım ama kendimce bir kaç not aktarmaya çalışacağım:

    - dizideki "kahramanlar" kötü ancak tüm dizi boyunca 2 karakter dışında hangi tarafta olursa olsun herkes gri. bu 2 karakter de homelander ile starlight. lütfen çizgi romanı okuyanlar spoiler vermesin ama muhtemelen homelander'ı yenebilecek tek güçün starlight olduğu ortaya çıkacak bir sonraki sezon. çevresindeki enerjiyi toplayıp bunu patlama olarak gönderebilmesi çok potansiyalli bir şey. homelander'ın içinde bir enerji varsa buradan gidilebilir.

    - hughie de butcher de "iyi" taraf da olsalar kesinlikle bembeyaz değiller. keza diğerleri de öyle.

    - butcher'ın karısının tecavüze uğramadığı sanki o güvenlik kamerası kaydından belliydi. butcher bu kadar süre nasıl buna inandı bilmiyorum.

    - deep karakterinin motivasyonunu çok iyi oluşturdular bu sezon. 2. sezon yaşancak bir savaşta homelander'a karşı saf tutacak gibi.

    - butcher da gerçekleri gördüğü için artık şunu anlayacaktır. iyi insan var kötü insan var, iyi kahraman var kötü kahraman var.

    - bir sinek mevzusu var. kesinlikle bilinçli yapılan bir şey. başkasının dikkatini çekti mi bilmiyorum. bazı sahnelerde karakterlerin yüzüne bir sinek yaklaşıyor ve sesini duyuyoruz. bakalım bunun ardından ne çıkacak.
    ---
    spoiler ---


    (antonin artaud - 2 Ağustos 2019 12:07)

  • comment image

    bu zamana kadar izlediğim süperkahraman türündeki en iyi şeylerden biri oldu. 2015 yilinda yayimlanan sharlto copleyin basrolunde oldugu powers dizisi bu dizinin ruh ikizi. ilk fragmanini izledigimde umarim powers gibi beklentileri karsilamayan bir dizi cikmaz diye dusunuyordum ki baya tatmin edici bir sey cikmis ortaya. pastiş karakterlerin bu kadar sırıtmadan mükemmele yakın işlenmesi beni şaşırttı doğrusu. nolan gibi süper kahramanlığı reel dünyaya oturtma işine sırtlarını çok iyi yaslamışlar. çizgi romanını okumadım o da eminim şahanedir, ancak bu yapıt çizgi romanın yarattığı evren dışında bambaşka bir şey koymuş ortaya. plan plan çalışılmış aşırı emek verilmiş bi iş.

    --- spoiler ---

    öncelikle dizide* fransız bir karakterin süperkahraman avlaması, hollywood/amerika sinemasının* yarattığı mitleri bir avrupalının yok etmesi kıtalar arası çizgi roman ve film savaşlarına mükemmel bir gönderme bence.

    superkahramanligi reel hayata dayandirma noktasinda dizinin kullandigi siddet o kadar yerinde ki dizi resmen insanlarin ölümü pg-13 bir mevzu degildir hele hele super bir guc ile olmesi hic degildir diyor.

    kahramanlarin kazandigi tum bu guclerin mistik, bilinmeyen bi nedeni yoktur ve insanin güc istencinin sonucu ortaya cikmistir diyor. mutlak gucun getirdigi yozlasmadan kacmanin mumkun olmadigini soyluyor. superkahraman turunun buyulu dunyasina materyalist bir pencere aciyor.

    süperman'in isa'yı temsil etmesi ile dalga geçip homelander'ın ödip kompleksli, meryemsiz bir isa olduğunu, onu dolaylı yoldan var eden madelyn'in homelander'dan tahrik olup memelerinden süt akarken göstermesi çok iyiyidi. dizinin en fazla eleştirdiği şey bence süperkahraman türündeki gereksiz dini referanslar. ağır dalga geçiriyor bu konuyla ve karşı çıkıyor.

    hughie karakterinin translucent'i kapattıkları mekandanki dönüşümü harika verilmiş. özellikle translucent'in benim özel gücüm insanlar yalnız olduklarını sandıklarında onları gözlemlemek derken frenchie'ye kadrajın dönmesi ve translucent kendi işlevini anlatırken aslında bi açıdan da ekibin ne yaptığını anlatıyor oluşu dizinin çok iyi bi görsel dil yakaladığının nişanesi. özellikle ellerini kirletmelisin yazısıyla oluşturulan kompozisyon ve aile yazısını yumruklaması detayları çok çok iyidi. aslında hughie karakterine aile açısından baktığımızda dizinin söylediklerine dair daha çok şey vehmedebiliriz. babasının korumacı ve demotive eden '' biz kim köpeğiz ki'' tavrı ''bak ben de bir bok değildim sen de olamayacaksın'' sözleri ile dizi için her sorunu süperkahramanlara ihale edelim tavrı, yaratılan evrenin toplumsal bakışı açısından okunduğunda hikayeyi daha bir oturaklı hale getiriyor. dizinin alt metninde zaten ağır bi ebeveyn eleştirisi de var bu bağlamda. özellikle homelander'ın süperman'in ailesi gibi oluşturulan fake ailesi bu anlatılanların iyice altını çiziyor. ailelerin, süperkahraman gibi çağımızda herhangi bir x mitine isteyerek veya istemeyerek çocuklarını emanet etmemesi gerektiği ödevleniyor. bunu yaparken en büyük mitlerden biri olan dinin bile sakincali oldugu soyleniyor. dizi bu açıdan okunduğunda çok cesur bir şey yapıyor.

    bunların dışında yukarıda bahsettiğim yakalanan görsel dilin başka bir örneğini de frenchie'nin süperkahramanları nasıl öldürdüğünü anlatırken sigara sarilmasina odaklanan plan. ne var bunda? diyeceksiniz; sarma sigara içenler bilir her sigara aslında bi önceki sardığınızdan biraz farklıdır, frenchie de sigarasını sararken aslında her süperkahraman birbirinden eşşsiz diyerek sarıyor ve sonunda cümlesini bağladığı gibi sigarasını yakıyor.

    bu metaforik,analojik anlatımdan ayrı, dizi üstüne düşündükçe aklıma bir sürü iyi ayarlanmış ufak detay geliyor;

    mesela, butcher'ın pep talk yaptığı konuşmada spice girls'den bahsetmesi hem içerik hem de şekil olarak aşırı iyi düşünülmüş yazılmıştı.

    the deep'in aquaman'in mızrağını animsatacak sekilde çöp toplama aparatını eline tutması,

    madelyn karakterinin bir sahnede insanları ezermişçesine yürürken ayaklarına odaklanılması,

    mesmer karakterinin cocukken bir star olmasi ve onu canlandiran oyuncunun the sixth sense filminden tanidigimiz haley joel osment'in olmasi (oldurulme sahnesi muhtesemdi). bily zane'in kendini oynamasi*.

    kimiko karakterinin, yanlış görmediysem invisible pink unicorn olan bir sweat giymesi, hristiyanlığa/dinlere söyledikleri yetmezmiş gibi

    tabi bunların yanında az da olsa saçma sahneler de var

    özellikle a-train'in kalp krizi ve kalp masajı mizahseni bence hiç kendi standartına uymayan bir şekilde çekilmişti.

    mm karakterinin hughie hiçbir şey anlatmadan bütün dramlarına, sebep yokken bağ kurması. kız arkadaşının öldüğüne kendi kendine vakıf oluyor herhalde. bu kısımlarin anlatildigi yerler büyük ihtimalle diziden çıkarılmıştır süreyi kısaltmak için.

    dizide en oturmayan yer ise starlight ile hughie'nin yakinlasma ve devamindaki surecler. ya hu ne ara bu samimiyet gelişti? bu denk gelişler nedir? doğru düzgün açıklanmamış ve tatmin edici değil. ama bu saydıklarıma akış içinde çok takılmıyorsunuz çünkü dizi geriye kalan kısımlarda üstüne düşeni çok iyi yaptığı için içine çekiliyorsunuz resmen.

    ---
    spoiler ---

    sonuç olarak süperkahraman türünde süperkahraman turunu eleştiren bir yapım aslında. hughie ve babasının final bölümüne doğru giderken yaptığı konuşmayı referans alırsak, çocuklar ve gençler hedef alınarak yapılan bu tür ve türe ait ürünler, hizmet ettiği şeyden çok öteye giderek masumiyetini kaybetmiştir diyor.

    tabii bir de değinmeden geçmesek olmaz. amerika film/dizi/tv sektörünün 10 yıllık aralarla yaptığı amerikanın dünya siyaseti üzerindeki günah çıkartmasını da izliyoruz, silah satışları üzerine yaptığı eleştirilerle dizide.

    mutlaka izleyin.


    (tintoretto - 13 Ağustos 2019 04:31)

  • comment image

    henüz 3 bölüm izledim ama dehset bir dizi oludugu gorusundeyim. simdiden 9/10 puanimi buraya birakayim.

    ayrica fransiz aksanli rizeli karakter cok basarili, favorim olabilir.


    (cek denimen - 18 Ağustos 2019 11:09)

  • comment image

    süper kahramanların o kadar da süper olmadığı, amerikan kapitalizmi, popüler kültür eleştiren güzel bir dizi.

    youtube'da eomer reyizin görünmez bi herifle kavgası videosuna denk gelmemle dizi dikkatimi çekti, 2 günde bitirdim. amazon güzel işler yapıyor, lotr dizisini de merakla bekliyorum.

    --- spoiler ---

    bazı yazar arkadaşların değindiği gibi skyler ve eyşan orospularına 3. eklenebilir bence de. orospu becca.
    ---
    spoiler ---


    (fikir degistirmis adam - 30 Eylül 2019 20:07)

Yorum Kaynak Link : the boys (dizi)