Süre                : 44 dakika
Çıkış Tarihi     : 19 Mayıs 2009 Salı, Yapım Yılı : 2009
Türü                : Komedi,Drama,Müzik,Müzikal
Ülke                : ABD
Yapımcı          :  Brad Falchuk Teley-Vision , Ryan Murphy Productions , 20th Century Fox Television
Yönetmen       : Bradley Buecker (IMDB)(ekşi), Brad Falchuk (IMDB)(ekşi), Eric Stoltz (IMDB)(ekşi), Paris Barclay (IMDB), Ian Brennan (IMDB)(ekşi), Ryan Murphy (IMDB), Alfonso Gomez-Rejon (IMDB), Elodie Keene (IMDB), Adam Shankman (IMDB), Paul McCrane (IMDB), Wendey Stanzler (IMDB), John Scott (IMDB), Carol Banker (IMDB), Tate Donovan (IMDB), Michael Uppendahl (IMDB), Barbara Brown (IMDB), Bill D'Elia (IMDB), Joss Whedon (IMDB), Tim Hunter (IMDB), Matthew Morrison (IMDB), Sanaa Hamri (IMDB), Dante Di Loreto (IMDB), Anthony Hemingway (IMDB), Michael Hitchcock (IMDB), Joaquin Sedillo (IMDB)
Senarist          : Ian Brennan (IMDB)(ekşi),Brad Falchuk (IMDB)(ekşi),Ryan Murphy (IMDB)(ekşi),Matthew Hodgson (IMDB)(ekşi),Ross Maxwell (IMDB)(ekşi),Ned Martel (IMDB),Jessica Meyer (IMDB),Michael Hitchcock (IMDB),Roberto Aguirre-Sacasa (IMDB),Russel Friend (IMDB),Garrett Lerner (IMDB),Ali Adler (IMDB),Marti Noxon (IMDB),Tim Wollaston (IMDB),Stacy Traub (IMDB),Chris Colfer (IMDB),Rivka Sophia Rossi (IMDB),Aristotle Kousakis (IMDB)
Oyuncular      : Chris Colfer (IMDB)(ekşi), Jane Lynch (IMDB)(ekşi), Lea Michele (IMDB)(ekşi), Matthew Morrison (IMDB)(ekşi), Kevin McHale (IMDB)(ekşi), Naya Rivera (IMDB)(ekşi), Jenna Ushkowitz (IMDB)(ekşi), Amber Riley (IMDB)(ekşi), Mark Salling (IMDB), Heather Morris (IMDB), Chord Overstreet (IMDB), Darren Criss (IMDB), Harry Shum Jr. (IMDB), Cory Monteith (IMDB), Jayma Mays (IMDB), Dianna Agron (IMDB), Ian Brennan (IMDB), Iqbal Theba (IMDB), Lauren Potter (IMDB), Becca Tobin (IMDB), Jessalyn Gilsig (IMDB), Dot-Marie Jones (IMDB), Mike O'Malley (IMDB), Jacob Artist (IMDB), Alex Newell (IMDB), Melissa Benoist (IMDB), Blake Jenner (IMDB), Brad Ellis (IMDB), Max Adler (IMDB), Vanessa Lengies (IMDB), Samuel Larsen (IMDB), Ashley Fink (IMDB), Josh Sussman (IMDB), Dijon Talton (IMDB), Romy Rosemont (IMDB), Damian McGinty (IMDB), James Earl (IMDB), Bill A. Jones (IMDB), Ryan Heinke (IMDB), Jonathan Groff (IMDB) >>devamı>>

Glee ' Dizisinin Konusu :
Glee, Amerika Fox kanalında yayınlanan bir müzikal, gençlik dizisidir. Dizinin yapımcılarında biri de Nip Tuck'ın yapımcısı olan Ryan Murphy olması diziyi dikkat çekici kılan etkenlerden biri olarak gösteriliyor. Dizi, bir lisede geçiyor. Will Schuester, lise çağlarında koroda şarkı söylemiş ve büyük bir ödül kazanmış, şu anda da mezun olduğu okulda çalışan genç bir öğretmendir. Zamanında büyük işler başaran bu koro şimdi tam bir enkaz halinde olduğundan Schuester, bu koroya el atmaya karar verir ve onları eğitmeye başlar. Okulun bu kaybedenler takımı, Will Schuester sayesinde yavaş yavaş içinde ki yeteneği ortaya çıkarıp kendilerinin bile beklemediği bir şekilde popüler olmaya başlayacaktır.


  • "biraz espri i var seyretmemis olanlar icin dikkat"do you know that dolphins are gay sharks"edit: soyleyen tabiiki brittany karakteri"
  • "dizinin durumu şurdan bellidir ki; ilk 3 sezonda her bölüm yayınlandıktan sonra buralar entry dolardı. insanların bir kısmı artık izlemiyor, izleyenler de yazmaya değecek birşey bulamıyor bence."




Facebook Yorumları
  • comment image

    18. yüzyılda ingiltere'de ortaya çıkan, ingiltere'ye özgü eski madrigal beste tarzı. kuşkusuz bu tarzın en büyük bestecileri arne, boyce ve samuel webbe'dir. ürettikleri eserler bir harika. özellikle samuel webbe'in ürünleri çok etkileyicidir.


    (lali berte - 2 Şubat 2007 21:39)

  • comment image

    matthew morrison'un muhteşem yeteneği dışında jane lynch'in efsane olacak karakteri sue sylvester için izlenmesi gereken dizidir. şahsen müzikal sevgim ve bilgim kısıtlıdır. ama glee izlerken bana keyif veriyor. bu da benim için yeterli. matthew morrison rol yaparken karizmatik, şeker vs. ama adam şarkı söylerken resmen başka bir şeye dönüşüyor. kızlar için seksi, erkekler için kıskanılası bir hal alıyor. özellikle 2. bölümdeki kanye west şarkısına dikkat çekmek isterim. jane lynch her zamanki gibi döktürüyor ve içinde bulunduğu işe değer katıyor. ileride şarkı söylemesini de umuyorum. dizideki diğer favorim de temizlik hastası rehberlik öğretmeni rolüyle jayma mays. karakteri şahane sahnelere gebe. kastın geri kalanıyla bir problemim olmasa da bireysel olarak ilgimi çekip beğenimi kazanabilmiş değiller. eminim ki brodway'da müzikal severler için iyi oyunculardır ancak televizyon için ben biraz soğuk buldum öğrencileri açıkçası. hele rachel rolündeki lea michele, iclal aydın'ın genç versiyonu resmen.

    dizinin yayınlanan bölümlerine bakacak olursak popüler şarkılarla bize bolca sürpriz yapacaklar. özellikle rehab muh-te-şem-di. her yeni bölümü hard disk'ime atışımda ilk bölümü açıp o sahneyi izliyorum. umarım kalan 10 bölümde aynı kaliteyi sürdürürler. amerika'nın yeni fenomeni biz izleyicilere hayırlı uğurlu olsun!


    (under rug swept - 19 Eylül 2009 23:22)

  • comment image

    kızım dizinin şarkılarına ve danslarına hasta olduğundan* haftalardır zaman buldukça hepsini uç uca eklediğim özel bir toplama video yapıyorum. dizinin oyuncuları tarafından icra edilen şarkıların bölümler içindeki sırasına göre listesi de bu çabanın yan ürünü olarak aşağıda. eksikler olabilir ama sıralamada hata olduğunu sanmam (prova sahnelerinde çok iyi yorumlansa da sadece bir kısmı çalınıp söylenmiş şarkılar var, onları listeye almadım).

    on my own (s01e01.1)
    can't fight this feeling (s01e01.2)
    rehab (s01e01.3)
    leaving on a jet plane (s01e01.4)
    don't stop believin' (s01e01.5)

    gold digger (s01e02.1)
    push it (s01e02.2)
    i say a little prayer (s01e02.3)
    take a bow (s01e02.4)

    poison (s01e03.1)
    mercy (s01e03.2)
    bust your windows (s01e03.3)
    i wanna sex you up (s01e03.4)

    taking chances (s01e04.1)
    tonight (s01e04.2)

    maybe this time (s01e05.1)
    alone (s01e05.2)
    last name (s01e05.3)
    somebody to love (s01e05.4)

    it's my life / confessions, pt. ii (s01e06.1)
    halo / walking on sunshine (s01e06.2)

    hate on me (s01e07.1)
    must be the money (s01e07.2) - tek canlı kayıt olduğunu sanıyorum
    no air (s01e07.3)
    you keep me hangin' on (s01e07.4)
    keep holding on (s01e07.5)

    bust a move (s01e08.1)
    thong song (s01e08.2)
    sweet caroline (s01e08.3)
    i could have danced all night (s01e08.4)

    dancing with myself (s01e09.1)
    defying gravity (s01e09.2)
    proud mary (s01e09.3)

    endless love (s01e10.1)
    i'll stand by you (s01e10.2)
    don't stand so close to me / young girl (s01e10.3)
    crush (s01e10.4)
    you're having my baby (s01e10.5)
    lean on me (s01e10.6)

    bootylicious (s01e11.1)
    papa don't preach (s01e11.2)
    hair / crazy in love (s01e11.3)
    imagine (s01e11.4)
    true colors (s01e11.5)

    smile (lily allen) (s01e12.1)
    jump (s01e12.2)
    smile (charlie chaplin) (s01e12.3)

    and i am telling you i'm not going (s01e13.1)
    don't rain on my parade (s01e13.2)
    you can't always get what you want (s01e13.3)
    my life would suck without you (s01e13.4)


    (ventolin - 14 Ocak 2010 10:48)

  • comment image

    biraz espri spoiler i var seyretmemis olanlar icin dikkat

    "do you know that dolphins are gay sharks"

    edit: soyleyen tabiiki brittany karakteri


    (abajur - 28 Nisan 2010 17:00)

  • comment image

    "bizim normalde gecinememiz lazim, ama birbirimizin sanatina saygi duyuyoruz. belki insan olarak da saygi duymayi deneyebiliriz"
    karakterleri tertemiz gibi sunuyorlar da aslinda hepsinin bi yamuk tarafi var ya, ve o yamuklugu cok komik buluyoruz ya, galiba bu dizide bunu seviyorum ben. will finn'i uyusturucu tehditiyle glee'ye sokmustu mesela. puck'in kekleri. quinn (queen'dan esinleneceklerse kurt'in ismi bu olmaliymis aslinda) ayri bir alem zaten.

    bir de rachel her tehdit unusru yapmaya calistiginda iki gay babam diyor ya, sallamiyormus yav, hakikaten iki gay babasi varmis bu karakterin.

    peki ya kurt'un babasindaki olgunluk? peki ya quinn'in ailesindeki at gozlukleri?

    bir de en cok neyi seviyorum biliyor musun sozluk? muzikal hastasiyim o ayri da, bunlar hani muzikler girsin cok da romantik oldu ortam, disimdan bi sarki patlatayim ama aslinda o icimden olsun, cevremdeki kimse beni duymuyor olsun gibi bir havaya burunmeye geregi kalmadan olayi bir muzikal topluluguyla cozuvermis. yani birbirlerini sarki soylerek sorunlari cozmesi konusunda gaza getiren bir gruptan bahsediyoruz. oyle kenarda kosede soyleyip bir anda gerceklige donmeye gerek duymadan bambaska bir boyut getirmisler be. aciktan sarkilar giriyor, oyle sokaktan gecen insanlar degil bildigimiz muzikal toplulugu oyunculari katiliyor sarkilara.

    bir de hani salak bahaneler yapiyorlar ya, ona bayiliyorum be sozluk. futbolculara dans ettirmek icin bulduklari bahanenin sacmaligina bayildim. karakterlerin salakliklarina da asik oluyorum. finn'in "kutuphaneden kitap alinabildigini biliyor muydunuz" derken ki safligi filan. gelmis gecmis en salak karakterlerden bazilarini iceriyor bu dizi. kisacasi seyrederken hem hayran oluyorum hem de bazen cok guluyorum.

    bir de anacim o ne sahne sovlari be, ve o kurt'te ne ses var be.
    kurt canim benim. madonna bolumundeki en sondaki sarkiya girisini sevdigim, defying gravity'm benim.
    finn gitsin hep kurt soylesin.

    edit: finn gitsin derken boylesini kastetmemistim yahu... tam da sevmeye baslamisken hem de...


    (mdocy - 19 Mayıs 2010 09:29)

  • comment image

    bu kadar aptal ama bu kadar eğlenceli bir dizi var mı? çok ender. aptal durumlar, eğlenceli şarkılar. birçoğu broadway oyuncusu olan sesleri güzel insanlar var olması, diziyi güzel kılıyor. çok eğlenceli olm, ne dert kalıyor ne tasa, vur patlasın çal oynasın ehue.


    (spirit of night - 9 Ağustos 2010 18:10)

  • comment image

    don't stop believin' ve poker face performansından sonra bir kere daha rachel'a taptığım 2. sezon 1. bölümüyle ekranlara gelmiş özlediğim bitanecik dizim!

    --- spoiler ---

    rachel'ın asianlı ablayla yaptıkları telephone * * düeti tapılası olmuş. böyle eğlendiğim böyle keyiflendiğim bir an olmamıştı dizide. hele sue içeri girip ikisini "shut up!" diye susturmuyor mu? her izlediğimde gülmekten yerlere yatıyorum. muhteşem geldiler 2. sezonla. başarılarının devamını diliyorum!

    ---
    spoiler ---


    (asal sayi - 25 Eylül 2010 22:46)

  • comment image

    --- spoiler ---

    oğlum bu warblers'ın başında niye bir öğretmen yok. herifler ikidir yarışmaya başlarında büyük olmadan geliyorlar. bir de özel okul olacak. rachel sen ne güzel yazmışsın öyle. boşver finn gibi öküz seni kaybettiğine üzülsün. geri falan da dönerse arka kapıyı göstermeni temenni ediyorum. ayrıca neydim değil ne olacağım temalı şarkı tepeden bakan insanlara tokat niteliğinde bir eser olmuş. bravo new directions.

    ---
    spoiler ---


    (zeronakamura - 16 Mart 2011 16:59)

  • comment image

    edit: izlememiş olanlar için spoiler uyarı kondu. frozsgy'e spoiler uyarısı için teşekkürler.

    --- spoiler ---

    muck olarak türk uyarlaması gelendir. o değil de türk uyarlamasında gay ve lezbiyen karakterlerin akıbetini merak etmekteyim. zira glee'de erkek başrol oyuncularından kurt hummel ile sonradan ön plana çıkan santana lopez eşcinsel iken brittany pierce ise biseksüeldir. ilk iki sezonun çoğu bölümü kurt'ün eşcinselliği ve eşcinsel olarak zorbalığa maruz kalmasına odaklanmaktaydı. muck'ta böyle karakterlerin olacağını sanmıyorum. haydi oldu varsayalım: efemine, sürekli kırıtan, durmadan "ayol, şekerim" diyen, genellikle yeşilçam filmlerinde kerhanelerde "nonoş" diye adlandırılmış klişe eşcinsel tiplemesi olur. bu da insanların eşcinselliğe bakışına olumlu değişiklik yapmasından çok tam tersi etki yaratabilir. ayrıca kurt'ün babasının onu desteklemesi ise bizim uyarlamada görülmesi imkânsıza yakındır a dostlar.

    ---
    spoiler ---


    (cemallamec - 6 Kasım 2011 11:08)

  • comment image

    o değil de, bazen öyle komik detaylar oluyor ki dizide, "doğru mu gördüm lan" diye geri alıp tekrar izliyorum.

    i kissed a girl (307) isimli bölümde sue sylvester, kamera karşısına çıkarmak için bir erkek arıyor kendisine. önce kara kaplı bir defter çıkıyor "sue's booty calls" başlıklı. defterin ilk sayfasında:

    vladimir putin
    *contact through soviet embassy
    home +7 001 555 0079

    yazıyor. daha ne olsun!


    (kobuzchu kiz - 3 Aralık 2011 21:05)

  • comment image

    adını "blaine" diye değiştirmesi gereken dizi. adam diziye girdi gireli her hikayeye ucu dokunuyor. quinn garibim çekmediği kalmadı kızcağızın.
    bu sezonda sefilleri oynayacak artık artie ile sandalye üzerinde şovlar hazırlar dururlar.


    (orostopostokomposto - 1 Nisan 2012 01:31)

  • comment image

    --- spoiler ---

    sue'nun becky'e diğer bütün öğrencilere davrandığı gibi davranması, ne kardeşinden dolayı üstte, ne de becky'nin durumundan dolayı diğerlerinden aşağıda tutmaması aslında sue hakkında çok şey söylüyor.

    ---
    spoiler ---


    (yargin - 20 Mayıs 2012 23:34)

  • comment image

    dizi içindeki en yakın arkadaşların birbiriyle yattığı, abuk-subuk gençlik dizilerinden bıkanlar için ilaç gibi bir dizidir. bu dizide de gençler birbiriyle sevgili olur-ayrılır ama genellikle çok masumane sevgililikler vardır.(santana, puck ve quinn tabii ki bunun dışında)

    dizi resmen sosyal mesaj üzerine kurulu. türkiye'de çeksen 4. bölümü oynamaz herhalde ama adamlar 3 sezondur devam ediyor ve devam da edeceklerine inandıkları için glee club project diye bir şey başlatmışlar.

    özellikle gay-straight, siyah-beyaz, engelli-engelsiz gibi konulara çok değiniyorlar ve ikinci sezonda, sadece alkolün doğru kullanımı hatta mümkünse hiç kullanılmamasına ilişkin bir bölümü var. sonraki bölümde de seks konusu işleniyor.

    edit: bu entry zamanın ötesinde 3. sıraya çıkmış, demiştim bu dizi türkiye'de 4. bölümü oynamaz diye. dizide abuk subuk şeyler olmadığını anlayanlar basmış eksiyi.


    (yargin - 24 Mayıs 2012 00:15)

  • comment image

    dizinin durumu şurdan bellidir ki; ilk 3 sezonda her bölüm yayınlandıktan sonra buralar entry dolardı. insanların bir kısmı artık izlemiyor, izleyenler de yazmaya değecek birşey bulamıyor bence.


    (apranaxfort - 26 Ocak 2013 18:31)

  • comment image

    --- spoiler ---

    rachel berry liseden mezun olur olmaz new york'a gelir, 1964'ten bu yana broadway'de hiç sahnelenmemiş funny girl'ün yeni prodüksiyonu yapılır, sıfır broadway geçmişi olan rachel bu müzikalin başrolüne seçilir, 5 sezondur hayatımın rolü dediği funny girl'den bir bölümde sıkılır rachel berry, hemen ülkenin en büyük tv kanallarından biri kendisini keşfeder, kötü bir audition deneyimi sonrasında ona özel proje geliştirmeye karar verirler. bu projeye atanan yazar başta über rezalet bir şey yazar, rachel'ın ufak bir müdahalesi sonrasında da mükemmel bir şey yazar. kanal da havada kapar.

    ---
    spoiler ---

    dizinin ismi glee değil "yürü ya kulum" olmalıymış. senaryosu her zaman katlanılmazdı ama new york'un güzelliğine rağmen 5. sezonda göçen reytingler artık ne hale geldiğini anlatıyor biraz. hani "loser"dı hani "underdog"du bunlar ya? böyle talih mi olur?


    (lecterhouse - 9 Eylül 2014 12:06)

  • comment image

    bitti. glee bitti.

    --- spoiler ---

    2009'dan beri severek izlediğim, takip ettiğim bir diziydi glee. ilk üç sezonu efsaneydi. 4.sezonda new york sahneleri şahaneydi. rachel,kurt,nyada ve new york konsepti cidden çok iyiydi ve keşke bütün sezon o konsept üzerine kurulsayd dedim hep. 4.sezon'da let's have a kiki ve to love you more gibi iki epic cover izledik mesela. 5.sezon ise tüm new directions new york'a taşınıp birlikte yaşamaya başladığı sahneler izlemeye değerdi. özellikle opening night bölümü izlemeye değer bölümler arasına girdi glee tarihinde. 6.sezon ise artık kabak tadı vermişti açıkçası. rachel'dan güzel bir solo dinleyemedik son bölüme kadar. 11.bölümde jesse ile yaptıkları "listen to your heart" düeti büyük süprizdi. ve nihayet bu sabah kalkıp büyük bir hüzünle peş peşe yayınlanan iki final bölümünü indirdim. 12.bölüm 2009'u konu alan bir nevi tribute bölümüydü ve çok güzeldi.

    ve iş nihayet 13.bölüm yani final bölümünü izlemeye geldi. 40 dakika boyunca durmadı şu kahrolasıca yaşlar. meğer ben ne çok sevmişim glee'yi. karakterlerden ve mckinley'den ayrılmak, karakterlerin 5 yıl sonraki hallerini görmek çok dokundu. özellikle rachel'ın tony ödülünü kazandığı sahnede alkışladım. öh bana.

    ve tabii rachel'ın son solosu.! this time glee soloları arasına altın harflerle yazılacaktır. en az "get it right" kadar anlamlı ve bir nevi 6 yılı özetleyen mükemmel bir şarkıydı.
    ---
    spoiler ---

    özetle; teşekkürler glee. 6 yıldır hayatımda olduğun için, inanmaktan asla vazgeçmemeyi öğrettiğin için, kendimi tanımamda ve yine kendimle barışmamda yardımcı olduğun için teşekkürler. büyüdüm sizinle.


    (corymmm - 21 Mart 2015 12:07)

  • comment image

    "it takes a lot of bravery to look around you and see the world not as it is, but as it should be.”

    ilk defa bir dizi/film yüzünden bu derece ağladım galiba. yüzlerce farklı film ve dizi sahnesinde gözlerimin dolduğu, duygulandığım elbette olmuştur her insan gibi ama ilk izlediğim zamanlardan beri glee'nin bir gün bitecek olduğu gerçeğiyle yüzleşmek istemezken, az önce son bölümünün son sahnesiyle beraber deli gibi ağlatmıştır.

    121 bölüm boyunca 746 performans sergilemişler, kaç kişinin hayatına dokunmuşlardır sayamayız. ben glee'e başladığımda ilk sezonun 10. bölümü falan yayınlanmıştı. -yıl 2009 ve ben lise sondayım- arkadaşlarımın şu an ki en yeni hit dizi glee, dünyayı kasıp kavuruyor, nasıl hala başlamadın? sözlerini hatırlıyorum. halbuki ilk izlediğimde e güzelmiş, müzikal olmasıyla diğer dizilere göre farklı bi açısı var, gayette eğlenceli ben buna sardırır giderim dediğimi hatırlıyorum. keşke o kadar kendine sardırıcı olmasaydı da bu kadar ağlamasaydım.

    hayatta belli biyerden sonra hiç bir kitap, dizi, film serisinin çok büyük hayranı olmadım. çok fazla dizi, film bitirdim, çok fazla kitap okudum -ortaokul ve lise yıllarım harry potter'ı binlerce kez okumakla geçti. hayatımda yaptığım halen en iyi kararlardan biridir. o dünyayla tanışmasam gerçek dünyanın sıkıcılığında boğulurdum.- ama hepsi bir yere kadar etkileyebildi. hiç biri glee kadar etkileyemedi.

    ortaokul yıllarından beri kafanızda çoğu şeyi biyerlere oturtturmaya, size öğretilen ve size aslında doğru gelmeyen bir çok şeyi birleştirmeye çalışıyorsunuz. bunları yapmaya çalışırken etrafa loser, underdog imajı çizmemek için kasıyosunuz. size diretilen yaşam biçimleri ve tabuların içinde nefes almaya çalışıyorsunuz. kendinizi keşfetmeniz değil size verilen kimliği kabul etmeniz isteniyor. size izletilen, diretilen, öğretilen herşey belki zaman zaman yeri gelip farklı olmak aslında iyidir dese de günün sonunda her film, dizi, kitap "toplum ahlakı"na yakışır öğütlerle dolu. çünkü aykırılık prim yapmaz bu dünyada.

    sonra ryan murphy denen bu adam çıkıp farkındalığın, azınlığın, dışlanmışlığın müzikle birleştiği bi dizi yapıyor. -2009&2010 döneminde amerikada bile sadece 3 state'de same sex marriage yasallaşmış haldeydi. şu an 32 state. yani işlenen konular sadece bizim değil dünyanın farkındalığıydı.-

    glee sayesinde sizin gibi farklı hisseden birçok kişiyle tanışıyosunuz, veya farklı hissetmese bile glee izledikten sonra bakış açısı birçok konuda değişen/gelişen insanlarla tanışıyosunuz. insanların kendilerini bulma, kendilerini keşfetme, kendilerine istedikleri gibi hissetme hakkını tanıdığına şahit oluyorsunuz. bunlar belki sizin etrafınızda yaşanmış örnekler olmayabilir ama türkiye'de de olsun diğer ülkelerde de glee ile ilgili geçmiş dönemlerdeki forum yazılarını takip ettiyseniz, veyahut tumblr bloglarını okuduysanız, binlerce insanın glee ile bağlantılı olarak özgüven kazandığı yazılar, videolar bulmanız mümkün. kendim dahil etrafımda bildiğim birçok örnekte buna dahil.

    ve tabi ki bu sadece lgbt ile alakalı konular değil. glee bugüne kadar, teen pregnancy, drugs, racism, abuse, down syndrome, std, mysophobia, body image&acceptance, faith/religion ... gibi sayamayacağım kadar çok konuyla ilgilendi. dediğim gibi dokunduğu hayatları saymamız imkansız.

    son 3 sezonunda gitgide kalitesinden ödün vermesi, her zaman kendine has hatta salakça bir mizahının olması ve bazen cidden saçmalaması, çok fazla storyline olmasından dolayı bazı karakterlere yeteri kadar screentime verememesi veya hikayelerini daha ilgi çekici yapamaması gibi birçok soruna rağmen glee bence her zaman insanların hayatlarında bıraktığı etkiyle ve yıktığı tabularla hatırlanacak. eğer sayılı insana bile önyargılı olmamayı, farkındalığı benimsemeyi, insanları oldukları kişi gibi sevebilmeyi öğretebilmişse bu çok büyük bi başarıdır. bana kattıklarını, sayesinde benim kendime kattıklarımı asla unutamam. bugün ki ben, bugün ki düşünce yapım ve hayat görüşümün üzerinde glee'nin müthiş bir etkisi var, iyi ki de var.

    diziyi belli bir yerden sonra bırakanlar oldu, geri dönenler oldu, hep sevenler oldu. bu anlattıklarım belki de glee izlemiş ama hiç böyle hissetmemiş kişilere değişik gelmiştir ama izleyip bu şekilde hisseden birçok kişinin de olduğuna eminim. kimimiz santana&brittany her ayrıldığında ağladık, kimimiz kurt hastaneye düştüğünde, kimimiz sam evsiz kaldığında, kimimiz quinn doğum yaptığında. nerdeyse her bölüm rachel'a gıcık olup, her yarışmada ağzı açık bırakmasına alıştık, santana'nın straight-up bitch karakterini o kadar çok sevdik ki dizinin ilk sezonunda üçüncü plan karakterken son sezonlarda rachel'dan sahne çalar hale getirdik. holy trinity'nin muazzam performanslarına biyerden sonra alışmıştık zaten.

    ama sanırım hepimiz cory öldüğünde ağladık. bugün dizinin son bölümünde olamayıp onun için yazılan storyline'ın sam'e verilmesi hepimize biraz koydu bence. 2009 bölümünde don't stop believin'de tekrar onu görmek hiç kolay değildi.

    insanların bu kadar birbirinden nefret ettiği, birbirini sevmediği, gelecekten umutlu olmadığı, yargı ve önyargı içinde boğulduğumuz, bu yüzden de insanların en saçma nedenlerle en saçma şeyleri yapabildiği bu dünyada bence glee hepimize biraz içgörü ve insiyatif kattı. bize önyargılı olmamayı öğretti. bize ne bizim bir diğerinden ne bir diğerinin bizden bi farkı olmadığını öğretti. bize özel bişeyin parçası olmanın bizi özel yapmadığını, birşeylerin biz onun parçası olduğumuz için özel olduğunu öğretti. bize asla inanmaktan vazgeçmemeyi öğretti.

    şu an aklımda o kadar çok düşünce var ki toparlayabilsem favori performanslarımı sıralar, her karakter için tek tek ayrıntılı entry girer, favori sahne ve bölümlerimi yazar, en sevdiğim alıntıları toparlarım ama bu kısmı bile zor toparlayıp yazdım imla hatalarım çok olabilir, yazdıklarım birbirinden alakasız olabilir. belli bi süre geçtikten sonra bunlarıda yapıcam ama.

    hoşçakal glee... o kadar çok hayata dokundun ki şimdiden asla unutulmayacak klasikler arasına girdin bence.


    (blackout5 - 21 Mart 2015 14:28)

  • comment image

    kara talihimdir: zamanının popüler olmuş dizilerine burun kıvırıp, sonra onları epey bir sezon geçtikten sonra rastgele izlemeye başlayıp çok sevmek.

    glee'ye de son sezonunun 6. bölümündelerken başladım. iş-güç derken tüm bölümleri bitirdiğim gün, son bölümlerin de yayınlandığı güne denk geldi ne yazık ki. pek çok kişinin 6 senedir izlediği diziyi 1-2 ayda izleyince tadı damağınızda kalıyor. aptal kafam! hadi başında takmadın, geçen sene, ondan önceki sene neredeydin?

    --- spoiler 6x12,13 ---

    şu an gerçekten üzgünüm. son iki bölümde de ağlattılar pisler. 12. bölümde glee'ye katılmadan önceki halleri, kurt'ün intiharı düşünmesi, rachel ve mercedes'in yalnızlığı, tina'nın sözde umursamazlığı, artie'nin naifliği ve glee kulübünün devam etmesinde finn'in aslında will'den daha büyük rol oynadığı. glee'nin dokunduğu hayatlar...

    son bölümde, 5 yıl sonraki hallerinden tutun; finalde neredeyse herkesin yer alması. şu ilk bölüm dans edip giden ve bir daha gelmeyen esmer çocuk bile vardı. sugar, ryder, puck, david...

    --- spoiler 6x12,13 ---

    biraz sezon bazında da değerlendirmek istiyorum.

    ilk 3 sezona lafım yok. 4. sezon bu kadar çok karaktere yeterli zaman ayıramamalarından kaynaklanan bir sorun vardı ve bu noktada düşüşe geçmiş gördüğüm kadarıyla zaten. 5. sezon aslında en sevdiğim sezonlardan biriydi benim, ama glee kulübünün tamamen kalkması pek çok izleyiciye mal oldu sanırım. son sezon ise, sadece 13 bölüm verilmesine rağmen oldukça iyi toparladılar. tamam hızlıydı pek çok şey, ama eksik bir şey kalmadı bence. ha keşke fox 6 yıllık dizisine bir kıyak geçip bir 5 bölüm daha verseydi de daha yedire yedire yazılsaydı senaryolar.

    bu dizi sayesinde, bir müzikal aşığı olarak, aslında ne çok müzikali bilmediğimi utançla farkettim. pek çok şarkıyı ilk defa bu insanlardan dinledim ve hemen mp3'üme attım. gerçekten çok genç yeteneklerle tanıştım: yeni broadway müzikali birkaç haftaya başlayacak olan darren, yazdığı kitap serisinin 4.sünün yayınlanması için son düzenlemelerini yapan chris, şirretken bile sevimli olabilen yeni filmi bu sene gösterime girecek olan naya, sonra lea, kevin, amber... bu genç ve güzel insanları umarım ileride de görmeye devam ederiz.

    bu entryi yazarken bu kadar ağlayacağımı bilsem daha erken saatte yazardım sözlük. şu an ağlıyorum ve entry giriyorum biliyor musun

    ayrıca: sezonun 12. bölümünü izleyip, ilk sezonun ilk bölümünü yeniden izlememiş veya izlemek istememiş biri var mıdır? sanmam.

    son olarak, this time isimli enfes şarkının darren'in kendi bestesi olduğunu bilmeyen varsa söyleyeyim. haftalardır instagram'da bunun hakkında görüntüler paylaşıyor, ama hakkı varmış gerçekten güzel bir şarkı.

    kelimelere dökemiyorum aslında hissettiklerimi. gönül isterdi ki her hafta hakkında entry girebilme şansım olsaydı keşke; ama ilk ve son olacak bu entry, o yüzden güzel bitirmek istiyorum.

    aslında en iyisi susup, sizi şu sevimli şeylerle baş başa bırakayım: https://www.youtube.com/watch?v=vhrw2px5eki


    (melodramatic fool - 23 Mart 2015 00:00)

Yorum Kaynak Link : glee