Süre                : 22 dakika
Çıkış Tarihi     : 09 Ocak 2000 Pazar, Yapım Yılı : 2000
Türü                : Komedi,Aile
Ülke                : ABD
Yapımcı          :  Satin City Productions , Regency Television , 20th Century Fox Television
Yönetmen       : Todd Holland (IMDB)(ekşi), Jeff Melman (IMDB), Ken Kwapis (IMDB), David D'Ovidio (IMDB)(ekşi), Peter Lauer (IMDB)(ekşi), Levie Isaacks (IMDB), Steve Welch (IMDB), Steve Love (IMDB), Bryan Cranston (IMDB), James Simons (IMDB), Linwood Boomer (IMDB), David Grossman (IMDB), Arlene Sanford (IMDB), Jamie Babbit (IMDB), Alex Reid (IMDB), Chris Koch (IMDB), Nick Marck (IMDB), Bob Stevens (IMDB), Matthew Carlson (IMDB), Christopher Masterson (IMDB)
Senarist          : Linwood Boomer (IMDB)(ekşi),Michael Glouberman (IMDB),Andy Bobrow (IMDB)(ekşi),Gary Murphy (IMDB)(ekşi),Alex Reid (IMDB)(ekşi),Andrew Orenstein (IMDB),Maggie Bandur (IMDB),Dan Kopelman (IMDB),Neil Thompson (IMDB),Alan J. Higgins (IMDB),Pang-Ni Landrum (IMDB),Rob Ulin (IMDB),Matthew Carlson (IMDB),Michael Borkow (IMDB),Eric Kaplan (IMDB),Ian Busch (IMDB),Nahnatchka Khan (IMDB),Bob Stevens (IMDB),David Richardson (IMDB),Jay Kogen (IMDB),Dan Danko (IMDB),Tom Mason (IMDB),Janae Bakken (IMDB),Rob Hanning (IMDB),David Wright (IMDB),Jack Amiel (IMDB),Michael Begler (IMDB),Larry Strawther (IMDB),John Bradford Goodman (IMDB),Bill Hooper (IMDB),Ron Corcillo (IMDB),Alexandra Kaczenski (IMDB),A.J. Poulin (IMDB),Jennifer Celotta (IMDB),David Ihlenfeld (IMDB)
Oyuncular      : Jane Kaczmarek (IMDB)(ekşi), Bryan Cranston (IMDB)(ekşi), Christopher Masterson (IMDB)(ekşi), Justin Berfield (IMDB)(ekşi), Erik Per Sullivan (IMDB)(ekşi), Frankie Muniz (IMDB)(ekşi), David Anthony Higgins (IMDB)(ekşi), Eric Nenninger (IMDB), Emy Coligado (IMDB), Kenneth Mars (IMDB), Kyle Sullivan (IMDB), Gary Anthony Williams (IMDB), Daniel von Bargen (IMDB), Catherine Lloyd Burns (IMDB), Kristin Quick (IMDB), Kasan Butcher (IMDB), Cloris Leachman (IMDB), Drew Powell (IMDB), Meagen Fay (IMDB), Arjay Smith (IMDB), John Ennis (IMDB), Karim Prince (IMDB), Chris Eigeman (IMDB), Dan Martin (IMDB), Edward James Gage (IMDB), Alex Morris (IMDB), Todd Giebenhain (IMDB), Merrin Dungey (IMDB), Tania Raymonde (IMDB), Cameron Monaghan (IMDB), Reagan Dale Neis (IMDB), Brittany Renee Finamore (IMDB), Victor Z. Isaac (IMDB), Richard Gross (IMDB), Derek Cox-Berg (IMDB), Danny McCarthy (IMDB), James Henriksen (IMDB), Paul Willson (IMDB), Hayden Panettiere (IMDB), Rheagan Wallace (IMDB) >>devamı>>

Malcolm in the Middle ' Dizisinin Konusu :
kalabalık bir ailenin aşırı zeki çocukları 'malcolm'ın etrafında gelişen komik olayların işlendiği bir dizi.


  • "eski e$yalarini atarken evlerinde ba$ka bir tuvalet bulan*,buna deliler gibi sevinip sir olarak saklamayi du$unen 2 ilgin¢ ebeveyne sahip 4 veledin hikayesini anlatan guzel dizi."
  • "bi bölümünde okuldaki tiplere işkence yapan bi çetenin örnek aldıkları hannibalin resmi yerine malcolm un annesinin resmini koymalarıyla beni benden almış dizi."
  • "görüp görülebilecek en kaliteli komedi diziydi. ne hikmetse doğru düzgün alt yazısı yok hiçbir yerde."
  • "foxun akillara zarar dizisi. deli bi anne, zararli cocuklar, sunepe bi babanin bi araya geldigi dizi. ben kiymetini bilememisim ancak yonlendirilmeler sonucu izlemeye basladigim dizi."
  • "malcolm hariç her bir karakteri ayrı yaran dizi. malcolm için de kontrol grubu denebilir. bir diğeri için (bkz: stan marsh)"
  • "şu ana kadar izlememiş olanların kesinlikle izlemesi gerektiğini düşündüğüm dizi. hatta izleyenler de tekrar izlesin. hatta hep beraber izleyelim. hadi."
  • "moralim bozuk olduğu zaman bir iki tane izlerim bunu. ne keder kalır ne hüzün. hap gibi komedi."
  • "sırf ucuz diye çocukları gönderdikleri kilise yaz kampında duvardaki haçı gösterip "bu t harfi neyi temsil ediyor?" diye soran dewey ile en sevdiğim 3 komedi dizisinden biridir."




Facebook Yorumları
  • comment image

    biraz geç tanışmış olsam da hayatım boyunca takip etme şansı bulduğum yabancı mizah dizileri arasında kalbimde ikinci sırayı fethetmiş* tatlı dizi.

    çoğu amerikan mizah dizisinde göğüs germek zorunda olduğumuz esprinin otuz saniye önceden hazırlanıp hunharca gözümüze sokulması olayı yok. karakterler çok kuvvetli. çocukların hepsini yaramazlık parantezi altına alabiliriz ama hepsinin kendine has özellikleri var. komik insanlar vesselam.

    malcolm; zeki hatta dahi (şunu belirtmeliyim ki bu dahilik olayı bazı kısımlarda abartılı şekilde kafa yoruyor). bunun yanında iq yüksekliğinin yaramazlığa bir engel teşkil etmediğini biliyor ve bunu ispatlamak için elinden ne geliyorsa yapıyor. reese ile hastalıklı ve acımasız bir ilişkisi var. aynı zamanda bir badak.

    reese; bilek gücüyle zeka eksikliğini yenmeye çalışıyor. sadist bir yapısı var. genel anlamda bildiğin aptal; ancak her ne kadar tasdik edemiyor olsak da şahane yemek pişiriyor kendisi. yaramazlık açısından grubun motoru.

    dewey; kardeşlerin sevimli ve akıllı olanı. gerçi sevimliliğini çoğu zaman çirkin işlerini yürütmede kullanıyor ama biz seyirciler bu yumurcağı mazur görüyoruz. kendisi de müzik alanında dahi, beste yapıyor. ayrıca her yaşta insanı hizaya getirebilecek nitelikte. erik per sullivankardeşimiz de kendi adına hayran kulüpleri kurulmasını hak eder biçimde döktürmüş. bu karakteri yüzünde hissedebiliyoruz artık.

    jamie; kendisini küçük yaramazlıklarla tanıyoruz. reese'den daha akıllı.

    francis; diziyle geç tanışmamın etkisiyle pek içli dışlı olamadığım karakter. ama şunu söyleyebilrim ki kendisi dayatmacı zihniyete tek karşı çıkan kişi, grubun özgürlük savaşçısı.

    lois; kendisi dizinin genelinde çocukların yaramazlığını bastırmak için despot yönetim biçimini seçmiş bir anne olarak karşımıza çıkıyor. bir yandan da hayatını aileye adamış fedakar bir kişi.

    ve ve ve hal; bence dizinin en sağlam, en oturmuş karakteri. çocuklarından daha çocuk. alıngan. sürekli saçma sapan hayalleri var ve hayatını bunları gerçekleştirmekle geçiriyor. takıntılı. düzensiz bir iş hayatı var. seinfeld'de konuk olarak (diş hekimi) karşımıza çıkan bryan cranston bu karakteri çok başarılı bir şekilde yansıtıyor (özellikle mimikler).

    bunun dışında otto, stevie ve adını maalesef hatırlayamadığım lois'in şişman iş arkadaşı da kendine has özellikleri olan müstesna karakterler; aman es geçmeyelim.

    ben daha vasat bir bölüm izlemedim diyebilirim ama en çok da reklam panosuna çıkıp feminizm propagandası yaptıkları bölüme bayıldım. bunun dışında aklımda bir çok komik sahne var ama virgül ve noktalı virgül tasarrufu açısından yazmak istemiyorum buraya.

    kısacası bu dizi karakterlerin çok sıkı şekilde işlendiği, o kadar çok sezona rağmen klişe konulara temas etmemiş nesiller ötesi bir dizi. oyunculuk on mumara. boş zaman dizisi değil; zaman ayırılıp izlenilmeyi hak ediyor jamie, abileri ve ebeveynleri.


    (schwannoma - 19 Ağustos 2006 01:44)

  • comment image

    keşke hiç bitmese dedirten dizilerdendir. milyonlarca nedenden yalnız birisi:

    --- spoiler ---
    malcolm çok kek bi müzik dersi aldığından bahsetmektedir.

    malcolm:all i have to do is to listen to a cd, and write down how it makes me feel! it's such an easy a.
    reese: no matter how easy an a is, a d is always easier malcolm.

    ---
    spoiler ---


    (snatch - 17 Temmuz 2006 17:19)

  • comment image

    eski e$yalarini atarken evlerinde ba$ka bir tuvalet bulan*,buna deliler gibi sevinip sir olarak saklamayi du$unen 2 ilgin¢ ebeveyne sahip 4 veledin hikayesini anlatan guzel dizi.


    (systemfailure - 9 Ağustos 2004 20:59)

  • comment image

    sanırım en unutulmaz sahnelerinden birisi de hal ile dewey arasında geçen, "sessiz" bir diyalog olan dizidir.

    işbu diyalog şöyledir; dewey'e hiperaktivite teşhisi konur. baba hal da çocuğunun hiperaktivitesini geçirmek üzere bir yöntem önerir dewey'e. ansiklopedilerdeki yuvarlak harflerin (a,e,o) yuvarlak kısımlarını tükenmez kalemle taşırmadan boyamak.

    akabinde sahne nasıl gelişmiştir tam hatırlayamasam da, dewey evdeki eski ansiklopedilerin hemen hemen hepsinin yuvarlak harflerinin boyalı olduğunu fark eder; hal ile göz göze gelirler.


    (birhitchcockdegil - 25 Haziran 2015 00:10)

  • comment image

    bu diziden yillar sonra aklimda kalan diyalog sudur:

    anne (lois) buyuk bir kavgalarindan sonra babaya (hal) soyle demisti:

    - tamam, simdi soyle yapacagiz. sen bana 3, hayir 5, hayir 7, beni neden sevdigine dair 7 tane sebep siralayacaksin. butun bunlara neden degdigine dair 7 neden. neden hala burada birlikte olmamiz gerektigine dair 7 neden.

    + yedi?

    - evet, 7 tane olacak, her birine inanmam, ve hemen simdi siralaman lazim.

    + yedi?!

    adam panik icinde dusunup siralamaya baslamisti.

    + sabahlari boynundaki kokuyu seviyorum. ayagindaki her bir parmagin baska birinin ayagindan gelmis gibi durmasini seviyorum. durust ve korkusuz olmani seviyorum. hastalandigimda bana bebek gibi bakmani seviyorum.

    bundan sonra anne de araya girdi:

    - endiselendiginde alninin kirismasini seviyorum.

    + sabahlari tost ekmeginin koselerini kesip ayirdiktan sonra sonunda yine de onlari yemeni seviyorum.

    - sadakatini ve kibarligini seviyorum. icgudulerine guvenmeni seviyorum.

    + sana asik oldugumu soyledigimde beni terketmemis olmani seviyorum.

    - ailemle tanistiktan sonra bile hala benimle evlenebilmis olmani seviyorum.

    + hayatimda hicbir seyin, mesela babamla oynadigim o kart oyununun, yeni bir van halen albumunun, ya da eski bir van halen albumunun, ya da onlarin herhangi bir solo albumlerinin...

    - hal. hal!

    + hayatimda hicbir seyin seninle paylasmadigim surece tamam olmamasini seviyorum. ozel zaman gecirmek istediginde cocuklari odalarina gondermeni seviyorum.

    - ben sadece seni seviyorum.


    (aklimiseveyim - 15 Nisan 2015 02:50)

  • comment image

    bi bölümünde okuldaki tiplere işkence yapan bi çetenin örnek aldıkları hannibalin resmi yerine malcolm un annesinin resmini koymalarıyla beni benden almış dizi.


    (nedesemkibenbilmem - 1 Haziran 2004 22:39)

  • comment image

    abuk subuk sesler cikartip, gozlerimden yas getirerek gulduren diziydi. hatta gulmekten basima agri girdigini hatirlarim. hulya kocyigit gibi yumrugumu isirdigimi.
    kim derdi ki o saf masum baba, bu hallere dusecek.
    neyse saglik olsun.
    (bkz: breaking bad)


    (sereserpen - 17 Mart 2014 18:57)

  • comment image

    foxun akillara zarar dizisi. deli bi anne, zararli cocuklar, sunepe bi babanin bi araya geldigi dizi. ben kiymetini bilememisim ancak yonlendirilmeler sonucu izlemeye basladigim dizi.


    (elena - 12 Mart 2001 03:27)

  • comment image

    kısa bir özet geçecek olursak,

    --- spoiler ---

    daha 2-3 aylıkken evden çıkmama cezası almayı başaran (hayal de olsa güzeldi) minik jamie ile;

    geniş bir hayali arkadaş külliyatina sahip (neler yok ki; ayı, böcek, oyuncak, çocuk, hatta doğmamış cocuk*) ilk defa gittiği kilisede duvarda asılı 't' harfinin ne anlama geldiğini sorabilecek naiflikte, abisi reese'e ilk tekmeyi atabilecek zalimlikte, kendi boyundan büyük sorular sorarak kitleleri ve müzik gruplarını dağıtma ve kendi piyanosunu ev aletleriyle yapma kabiliyetine sahip şeker tutkunu dewey ile;

    sürekli işkence ettiği mahalle çocuklarının para karşılığı kendisini dövmesine izin vererek pazarlama işine yeni bir boyut kazandıran, malcolm'a yaptırdığı 'a' değerindeki ödevi ortadan ikiye ayırıp iki tane 'c'lik ödev çıkarıp birisini kız arkadaşıyla paylaşabilecek comertlikte, kime ait olduğunu bilmeden annesinin günlüğünü okuyup ona platonik aşk beslemeyi başaran, arkasına itfaiye hortumu bağlayarak bisikletle iki arabanın üstünden atlamak ve sandalyeye balon bağlayarak uçmak gibi dahiyane fikirlere sahip müthiş aşçı reese ile;

    evin çatısına inşa edilen 3-5 blok menzile sahip bir mancınık mucidi, köpeklerle korunan bir yerden tam 14 klozet kapağı çalarak mahalle rekorlar kitabına giren, yaptığı seri yaramazlıklar neticesinde soluğu askeri okulda alan, sonrasında 16 yaşındayken ailesinden avukat yoluyla bağımsızlığını * alıp nerede olduğunu dahi bilmediği alaska'ya pembe dizi ve sapık kamyon şoförleri eşliğinde giden, burada kazandığından fazlasını borç olarak odediği cömert bir patronla çalışma imkanı bulan, annesini her şekilde, her ortamda protesto eden, yakma takintısı olan, piama tananahaakna ile evli francis ile;

    muhteşem paten dans resitalleri (hakikaten neydi o öyle?) ve her türlü danslı kıvırmalı sanatlara takıntısı olan, çocuklarını yanlışlıkla ordu tatbikat alanına sokabilecek sakarlıkta, haftasonu için gittiği kumarhanede sabahlara kadar kumar oynama hayalleri kurarken daha birinci günde men cezası almayı başarabilen eskinin serseri şimdinin bir eşine sadık babası hal ile;

    minik jamie'nin bakıcılık işini bedavaya getirmek için tüm aileyi kiliseye yazdıran, çocuklarını arkadaşlarının yanında küçük düşürme pahasına da olsa annelik görevinden geri durmayan, 'oh my god' sesi kulaklarda hiç silinmeyecek, iki haftada bir gittikleri ve ailenin birlikte eğlenebildiği tek yer olan luiginin pizzalarını tek kalemde silebilecek inadıyla haklı olduğunu düşündüğü her konuyu sonuna kadar yokuşa süren, geri çekilmeyi kabul ettiği tek olay olarak kayıtlara geçen trafik cezasında da haklı olduğu ortaya çıkan, tutarsızlıklarıyla aileyi ayakta tutmayı başaran anne lois ile;

    zekasıyla aile içinde parlayan, bunu hem iyi hem de kötü yönde kullanmasını çok iyi bilen, fakat bir bölüm de olsa karşısına çıkarılan 'future malcolm'** ile çok da şikayet etmemesi konusunda inceden bir ayar verilen ortanca oğlan malcolm ile;
    ve...

    ailecek ömür boyu girmeme cezası almadıkları yüzme havuzu, lunapark, eğlence merkezi, kumarhane kalmayan, doğum günü, yılbaşı, şükran günü gibi aile kutlamalarını bir şekilde enkaz ile sonlandırmayı başaran kaçık bir aileyle;

    kelebek etkisiyle avustralya'ya kadar giden ve sonra dönüp dolaşıp francis'i bulan aile kavgalarıyla,

    hal'in sinirli bir ses tonuyla 'previously in malcolm demesi' gibi ufak sürprizlerle;

    alaska'ya kadar kırmızı topun içinde yuvarlanarak giden hamster ile;

    tüm grupların soruları daha sorulmadan bildiği bilgi yarışmalarıyla;

    öğrencileri yarıştırmak için isimleri yerine puan sıralamarına göre 'no. 1', 'no. 2' gibi isimler takan sadist öğretmenleriyle,

    seri... haaaaa...konuşmalarıyla .... haaaaa .... kalplerde ....haaaaa..... yer eden kreyborne stevie ile;

    süpermarketteki kalesinden büyük bir isyan ile indirilen fantastik craig ile;

    onun gözüyle bir bölümü izlediğimiz karınca ile;
    ---
    spoiler ---

    ve çok daha fazlasıyla geçen yedi senelik bir aile faciası..


    (polkadot - 8 Mart 2013 16:22)

  • comment image

    4 ve 5.sezonlarının altyazıları yıllardır ısrarla çıkmayan şahane komik dizi.

    3-4yıl önce falan tnt'nin güzel zamanları yani. o zamanlar hergün saat 5'te gösterirlerdi malcom'u.yani zamanında cnbc-e bunu çevirmiş. altyazıları bi yerlerde mevcut.

    ben de eskiden maslakta kalıyordum. cnbc-e'nin binası çok yakındı kaldığım yurda. arkadaşımla gidip istesek altyazıları verirlermi diye planlar yapmıştık ama gidemedik, ben ciddiydim aslında bu konuda. kaybedicek bişeyimiz yok sonuçta. en fazla "dalga mı geçiyosunuz" bakışı atarlar , güvenlik de çıkışımıza eşlik eder . plan hala aklımda. divixplanet'ta bi süre daha çevirmezlerse cicek cikolata alip, kapılarını çalıp isticem altyazıları.


    (cbt - 1 Kasım 2012 14:48)

  • comment image

    aradan geçen onca zamana rağmen dayanamayıp sıfırdan düzenli olarak izlemeye başladığım dizi.

    zamanında bölümleri kaçıra kaçıra denk geldikçe izlerdik. şimdi arşivime alıp uzun süre saklamanın peşindeyim. bu güzellikte, kalitede diziler neredeyse yok denecek kadar az. bir de televizyona bakınca, değeri 10-15 kat artıyor gözümde. dewey bile tek başına rakip çıkar çoğu diziye *


    (bay muskulpesent - 30 Kasım 2011 20:17)

  • comment image

    şu ana kadar izlememiş olanların kesinlikle izlemesi gerektiğini düşündüğüm dizi.
    hatta izleyenler de tekrar izlesin.
    hatta hep beraber izleyelim.
    hadi.


    (siyahkuzu - 21 Temmuz 2011 06:21)

  • comment image

    otorite, düzen ve kaos arasındaki ilişkiyi mükemmel irdelemiş dizidir. lois adeta evin leviathan'ı yani otorite timsali devlet gibi bir kadındır. onun dışındaki neredeyse bütün karakterler kaos yaratmaya meyilli tiplerdir, hatta francis bizzat aile içi düzene (ki bu lois oluyor) başkaldırmayı gündelik bir pratik haline getirmiş ve bu alışkanlığını yine otoriter bir kurum olan askeri okulda da devam ettirmektedir.

    malcolm'ın dahi derecesinde bir zekaya sahip olması da burada ayrı bir derinlik katar senaryoya. malcolm kendini gerçekleştirme, bireysel sınırlarına ulaşma başarısını ancak bir otoriteye gösterdiği asgari itaat vesilesiyle elde edebilecektir. otoritenin/otoriterliğin saçma yönlerinin yanı sıra gerekliliği de bir anlamda vurgulanır. birçok bölümde lois'in arkasından iş çeviren çocukların, hal'ın, francis'in içine düştüğü hengameyi izleriz.

    otoritenin hiyerarşisi de konu edilir dizide. evin adeta diktatörü olan lois işyerinde saçma sapan ego sahibi yöneticilerle başa çıkmak durumundadır. lois'in otoritesinin bir sorumluluklar zincirinin sonucu olduğunu gösterir bu ikili ruh hali. lois'in de bu sebeple bazen bunalıma girdiğine garip alışkanlıklar edindiğine tanık oluruz. toplum içinde otoritenin nasıl ritüelleri varsa lois'in de sahip olduğu garip alışkanlıklar vardır.

    reese karakteri ise ev ahalisinin (komünitenin) ortalama altı zekaya sahip, ancak kaba kuvveti en etkin kullanan karakteri olarak karşımıza çıkar. lois evin leviathanı ise reese de okulda bu rolü üstlenmiştir. hatta bir bölümde kabadayılığı bırakıp sevgi kelebeğine dönüşünce okulda ortaya çıkan kaosu (akan kanı durdurmak için!) tekrar adil diktatörlük çağrısıyla eski statüsüne geri döndürülmüştür ezdiği çocuklar tarafından.

    hal'e yani 'aile babası'na bakılacak olursa tamamen lois'in baskısıyla normal toplumsal hayata eklemlenmiş bir hippiyle karşılaşırız. otoritenin normalleştirici/sıradanlaştırıcı etkisi denebilir buna. ancak lois'e rağmen hal'in arıza vererek garip davranışlarda bulunması da neredeyse her bölümün özelliğidir. hal gündelik toplumsal hayatın pençesinde ezilip büzülen bir şizofren olmuştur artık.

    francis karakterinde otoriteye başkaldıran anarşistin yıllar geçtikçe aile yaşamına, yani toplumsal yaşama adapte olması sürecini izleriz. bütün sorumlulukları otoriteye yükleyen francis gün gelir kendi otorite alanını inşa etmeye başlar. (aslında onun da hal'de olduğu gibi bir lois'i vardır)

    malcolm karakteri ise gerçekten de 'in the middle' durumunda kalmış bir dahi adayıdır. safi olarak ailesindeki bütün insanlarda bulunan istediğini yapma arzusu genelde dehasını ortaya daha iyi koyabilmesi amacıyla engellenerek birçok tavizler vermesi sağlanmıştır. reese'den farklıdır çünkü onun potansiyeli yüksektir. bu da onun sırtına fazladan sorumluluk yükler. bu arada kalmışlığıyla krelboyneların arasında da farklı bir yeri vardır. diğer arkadaşları malcolm'un arada sırada ortaya çıkan asiliklerini hayranlıkla seyreder kimi zaman destek verirler.

    dewey karakterine bakıldığında ise şüphesiz bir troubadourla karşılaşılır. dewey'in potansiyeli ve yapabildikleri hakkında başlarda çokça şüphede kalınır. malcolm'ın aksine zekası ve yetenekleri sanata yatkındır. bu özellikleri anlaşılması en zor karakter kılar onu. anlaşılamaması onu daha düşük seviyeli öğrencilerin arasına sokmuştur eğitimcileri vasıtasıyla tabii. en çok soru işareti barındıran karakter de dewey'dir bana kalırsa. kardeşleri tarafından gördüğü baskı ona daha zor koşullarda ayakta kalabilme yeteneği sağlamıştır.

    ailenin en son dahil olan üyesi ise jamie'dir. onun hakkında çok fazla bilgi edinemeden dizi bitmiştir ancak kardeşlerine benzer birtakım davranışlar onda da mevcuttur.

    otorite-birey-toplum üçgeninin çok zarif çizildiği bir dizidir malcolm in the middle. bunun dışında amerikan ailesinin ekonomik endişeleri, bireylerin yabancılaşması da genelde farklı aileler vasıtasıyla yansıtılmıştır. toplumun genç fertlerinin nasıl sosyal hayata dahi edildiğine tanık oluruz bu dizide. kutsal ailenin bir anlamda çürük toplumsal yaşamın mikrokozmosuna evrilmişliği, bireylerin içine düştüğü şizofren durum sıkça yüzümüze vurulur. bunu yaparken kurgusal sürekliliği de elden bırakmaması benim gözümde kendisini amerikan dizileri arasında bir numaralı yerine oturtmuştur. hobbes, rousseau, mill, proudhon ve hatta belki marx'tan yapılabilecek çıkarımları popüler anlatım yöntemleriyle yansıtmayı becermesi ise ayrı bir başarıdır.


    (francesco dellamorte - 30 Mayıs 2011 16:36)

  • comment image

    --- spoiler ---
    sırf ucuz diye çocukları gönderdikleri kilise yaz kampında duvardaki haçı gösterip "bu t harfi neyi temsil ediyor?" diye soran dewey
    ---
    spoiler ---

    ile en sevdiğim 3 komedi dizisinden biridir.


    (aknklcr - 11 Şubat 2011 17:55)

  • comment image

    nice amerikan ve ingiliz komedi dizisine tabiiyetimi bildirdim fakat bunun kadar güldürmüş, güldürürken düşündürtmemiş yine güldürmüş ikinci bir dizi daha gösteremem kimseye.

    tesadüfi bir sekans:

    malcolm ve reese, abileri francis'i eski günlerine geri döndürmek isterler ve bir havai fişek gösterisi hazırlarlar. zira francis'in yanıcı ve patlayıcı cisimlere ilgisi büyüktür. fişekleri satan adam, ikisine comodo 3000 adında deniz mayını gibi büyük bir havai fişek verir. francis olay mahalline gelir ve gecenin bir yarısı gösteri başlar. francis 'in eline verdikleri yanan kibrit, fişekleri ateşler. hepsi gökyüzünü izlemektedir.

    reese (patlayan fişeklere bakıp) : hangisinin comodo 3000 olduğunu bilmiyorum.

    bir anda gökyüzü aydınlanır. bildiğin öğle vakti gibi her yer seçilebilecek duruma gelir. gündüz olmuştur. hava güneşli gibidir sanki. bir kaç saniye sonra yine karanlığa döner ortalık.

    francis: ne zaman göreceğiz?
    reese: kutunun üzerinde 2 gün sonra yazıyordu.

    hepsi el yordamıyla karanlıkta yollarını bulabilmek için sağa sola dağılır.
    ****
    yıllar sonra ek: vallaha buldum.
    http://www.clipjunkie.com/…h-fireworks-vid1234.html


    (daldurdap - 1 Eylül 2008 12:48)

  • comment image

    bu dizi köpeklerle konuşup canavarlarla arkadaş olabilen "dewey" isminde bir velete sahiptir ki...

    dewey: canavar homurdamaya başladı, bu yüzden ona taş attım ve öldürdüm onu. roket ayakabılarıyla uçmaya başladı, sonra kafasının üstüne çıkarak onunla gezintiye çıkıp sürdüm. ve artık canavar benim arkadaşım oldu, sonra slurpees almaya gittik.
    reese: yapmadın. yalan söylüyorsun.
    hal: reese, eğer dewey'nin dedikleri olduysa, tartışmak için bir sebep yok.
    reese: mortal kombat"ın son seviyesini geçtiğime kimse inanmıyor.
    hal: çünkü bu çok saçma. kimse sub-zero'yu yenemez.

    (s01 x e07)
    http://www.imdb.com/title/tt0640324/quotes


    (winsome - 8 Ağustos 2008 10:29)

Yorum Kaynak Link : malcolm in the middle