Süre                : 2 Saat 2 dakika
Çıkış Tarihi     : 03 Şubat 2006 Cuma, Yapım Yılı : 2006
Türü                : Aksiyon,Macera,Drama,Savaş
Ülke                : Türkiye
Yapımcı          :  Pana Film
Yönetmen       : Serdar Akar (IMDB)(ekşi), Sadullah Sentürk (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Ã–mer Lütfi Mete (IMDB)(ekşi),Raci Sasmaz (IMDB)(ekşi),Soner Yalcin (IMDB)(ekşi),Bahadir Özdener (IMDB)
Oyuncular      : Billy Zane (IMDB)(ekşi), Ghassan Massoud (IMDB)(ekşi), Diego Serrano (IMDB)(ekşi), Gary Busey (IMDB)(ekşi), Spencer Garrett (IMDB)(ekşi), Tito Ortiz (IMDB)(ekşi), Jay Abdo (IMDB)

Kurtlar Vadisi: Irak (~ Valley of the Wolves: Iraq) ' Filminin Konusu :
Filmin hikayesi gerçek bir olay olan “Çuval Hadisesi”ne atıfla başlıyor… 4 Temmuz 2003 tarihinde Kuzey Irak’ta konuşlanmış on bir kişilik özel Türk kuvvetinin gayri resmi, yarı gizli karargahına, müttefik Amerikan birlikleri gelir. Türk ekibi, bunu müttefiklerinin olağan ziyaretlerinden biri zanneder… Fakat, bu sefer durum farklıdır. Değişen konjonktürde Amerika bölgede “son sözü” söyleyen tek güç olmak hedefindedir. Onlara göre bölgede artık Türklere yer yoktur… O gün on bir asker, başlarına çuval geçirilerek, halkın gözlerinin önünde, askerlik onurları hiçe sayılarak sınır dışı edilirler… Filmde her şey buraya kadar gerçekleri anlatıyor… Gerçekler üstüne kurduğumuz hikayemizde Süleyman Aslan, o on bir kişiden biridir. Vaktiyle aşağılanarak teslim olmayı onuruna yediremeyen Üsteğmen Süleyman geride bir mektup bırakıp intihar eder… Mektup Polat Alemdar’a yazılmıştır… Polat Alemdar, çok özel olarak yetiştirilmiş bir Türk istihbaratçısıdır. Devlet adına çalışan gizli bir servisin, yurt içi ve yurt dışı sayısız operasyonuna katılmıştır… Hayatta hep görevleri için yaşayan Polat Alemdar, görevi uğruna intihar eden arkadaşının vasiyetine kayıtsız kalamaz… O artık adamları ile birlikte Kuzey Irak’tadır, gerekirse ölmek için…


  • "montajında tyler durden'ın görevlendirilmiş olduğu bir film bu. nereden mi anladım? film sırasında kısa süre görünüp kaybolan çanak antenlerden. kesin bi mesaj var, kesin!"
  • "sürekli sakız çiğneyen amerikalı piçteki emre belözoğlu tavırları gözden kaçmamıştır."
  • "memati: usta hareket halindeki trene nasıl bineceğizpolat: yaklaşınca atlayacağız memati"
  • "malkoçoğlu millenium edition"
  • "bir film. insanlar birbirine ateş ediyor filan. (bkz: dünyanın en yüzeysel adamı)"
  • "amerikalilar got'dur diyen bir film, guzel haliyle. o degil de allaan kurbagasini meshur ettiler ya ona yaniyom. kenan imirzalioglu filan oynasaymis keske.."
  • "abd'nin tecavuzune* otuzbir cekerek verdigimiz tokat gibi cevap"
  • "ilk türkçe dublajlı türk sinema filmi"




Facebook Yorumları
  • comment image

    montajında tyler durden'ın görevlendirilmiş olduğu bir film bu. nereden mi anladım? film sırasında kısa süre görünüp kaybolan çanak antenlerden. kesin bi mesaj var, kesin!


    (spinapubica - 19 Kasım 2006 20:34)

  • comment image

    filmi yeni izledim , söyleyeceğim tek şey şu , bir tane fırlama amerikan askeri var , tırı filan tarayan . emre belözoğlunun prototipini yapıp filmde kullanmışlar , bu başarı için takdir edilesi film . valla bir an gırtlak kesme hareketi yapacak ya da gözlerini pörtletip tehdit edecek sandım . insan insana bu kadar mı benzer yahu , karakteri olsun , hareketleri olsun , tipi olsun , çok çok başarılı bir prototip , bravo


    (9th symphony - 3 Kasım 2014 15:07)

  • comment image

    kuyruk acısı olan bir toplumun sesini duyurma çabası ile çekilmiş bir filmdir. neden böyle diyoruz açıklayalım efendim;

    2003 yılı içerisinde ırakta başına çuval geçirilen askerlerimiz için bütün memleket üzülmüş, milliyetçi duygularımız kırılmış ve hatta amerikaya karşı şimdiye kadar olmadık bir derecede kin beslemiştik. o anda amerikaya karşı bir harekat başlatılsa türk gençliğinin %70 lik kısmı direkt gönüllü olarak katılacak durumdaydık( kalan %30 tiki geçlik akmerkezde dev ekranda frappacino izleyerek destek verecekti).

    peki devletimiz ne yaptı. `nota` diye adlandırılan "bak böyle şeyler yapmayın, döveriz sizi haaa" tarzında bir uyarı çekti. delikanlı olup kuzey ıraka girip ortalığın anasını sikertebildimi - hayır. amerikalı askerlere aynı tarzda cevap verebildi mi - hayır. uçağa atlayıp, amerika başkanıyla, beyazsarayda yanyana kürsüye çıkıp bütün dünya önünde özür diletebildi mi - hayır. ne yaptı, nota verdi.

    ne sike yarar bu nota, yarın bir gün torunları "dede bu amerikalılar bizim askerlere çuval geçirdiğinde ne yaptın" diye sorduğunda "nota verdim aslan torunum" deme hakkı verir. e tabi el kadar çocuk notanın ne anlama geldiğini bilmediği için ( ben de bilmiyorum, eşşek kadar adamım ) çok önemli bir şey sanıp dedeleriyle guru duyacak. işte buna yarar.

    kısacası o dönemde yaşananlar her daim içimizde bir ukte olarak kalacak. bizler ekran başında böyle hissederken askerlerimiz kimbilir neler hissetti.

    şimdi gelelim filmimize. ne yapıyor polat abimiz, amerikalı subaya bir bez fırlatıp "ben türküm ulan" diyor, ne yapıyor polat abimiz "ben sana görev vermedim" demek suretiyle ben bu camianın tanrısıyım ( töbe haşa ) mesajı veriyor. ( bu konuşmadan dizinin son bölümünde mafyanın en tepesindeki adam tarafından terfi ettirileceğini anlıyoruz ). kısacası polat abimiz türklük gururumuzu okşayacak, bizlere "nasıl koyduk orospu çocuklarına" deme imkanı verecek, dünyaya karşı dik durabildiğimizi gösterecek "replikler" sunuyor. dikkat ediniz, replik onlar. gerçek değil. demekki neymiş ;

    polat diye biri aslında yok,

    olmadığı için ıraka gitmedi,

    ıraka gitmediği için türk askerlerinin intikamını alamadı,

    intikamımızı almadığı için kuyruk acımızı dindiremedi...

    biz çılgın türkler, bu filme gidelim, kesinlikle gidelim. en azından şizofren beyinlerimizi hayal dünyasının, beyaz perdenin gerçek olduğuna inandıralım. türklük gururumuzu kurtardığımız, amerikalılara karşı dik durduğumuz için başımız dik gezelim. en azından böyle düşününce fazla koymuyor.


    (nanu - 23 Aralık 2005 10:15)

  • comment image

    her şeyden önce bu film türk sineması için doruk noktalarından biridir..gerek görüntü kalitesi, gerek kurgu açısından türdeşlerinden kat kat üstün bir filmdir..

    ama asıl beni kıl eden olay şu :

    tamam kardeşim, doğru..hiç kimse orada askerlerimizin başına geçirilen çuvalların intikamını almak için parmak kıpırdatmadı, evet belki bu tamamen insanları tatmin etmek için yapılmış bir film..

    peki ey bu filmin senaryosu için "ütopik bir olaydan alınmış, göz boyayıcı bik bik bik.."çiler;

    siz değil misiniz rambo tek başına -pardon efsane bıçağıyla- bütün vietnam'ı fethettiğinde "oooo paşaya bak, süper aksiyon.." diyenler..polat alemdar'ın nesi eksik, göğüs kasları mı küçük, bıçağı mı yok, başında bantı mı yok?

    siz değil misiniz 20 defadır izlemekten bıkmadan her defasında başka bir hatunu yatağa atan, türlü aksiyonla her defasında dünyayı kurtaran james bond'un repliğini her yerde göğsünü gere gere kullanan?

    -alo kimsiniz ?
    -bond, james bond.. ehi ehi ehi..

    bir iki kelam da kurtlar vadisinden almazsınız ama..
    (bkz: sonunu düşünen kahraman olamaz)

    olaya biraz objektif yaklaşmakta fayda var..her şeyden önce bu bir aksiyon filmi, polat alemdar orada dünyayı kurtarsa kimsenin "yok artık.." dememesi lazım..sonuçta öyle bir senaryo hazırlanmış, öyle çekilmiş..

    hem, neden olmasın? james bond'dan iyidir, daha gerçeğe yakındır..sen her filmde bir hatunu götür, sonra ayakkabının süper absortik bağcıklarıyla dünyayı kurtar...ne güzel istanbul beee..

    her türk sinema filmine böyle ön yargılı yaklaşırsak bu iş yürümez..


    (hayhay - 19 Ocak 2006 18:00)

  • comment image

    yakın geçmişte kendi ordusunun mensuplarına yapılmış harekete diplomatik arenada* karşılık vermeye götü,büzüğü ve bilumum organları yemeyen bir milletin ve temsilcilerinin, 2 yıl gecikmeli gelen masturbasyon aracıdır, yaralarına merhemidir.


    (hallelujah - 3 Şubat 2006 22:19)

  • comment image

    dizinin reklamlarla kesilmesine okadar alışmışım ki filmin arası geldiği zaman mına koyim reklam girdi dedim kendi kendime hatta bi ara next and nexstarın sundugu kurtlar vadisi reklamlardan sonra devam edicek lafını beklemedim değil.


    (anormal - 3 Şubat 2006 22:19)

  • comment image

    amerikalilar got'dur diyen bir film, guzel haliyle. o degil de allaan kurbagasini meshur ettiler ya ona yaniyom. kenan imirzalioglu filan oynasaymis keske..


    (nuitari - 5 Şubat 2006 01:00)

  • comment image

    hayatında hiç sinemaya gitmemiş, sinema kültürü nasıl birşey bilmeyen insanları salonlardan çıkarken gördüğüm film olmuştur. utanmasalar ciddi ciddi sallama sallayacaklardı, abartıp silah sıkacaklardı. filmi izlerken yaptıkları o hareketler, ellerinde tesbihler, dayı dayı hareketler. biz, gerek filmi izlerken gerek filmden sonra canımızı zor kurtardık. en ilginci birinin çıkartıp cep telefonuyla kayıt yapmasıydı. çok dikkatim dağıldı diyebilirim.
    500 kişilik salonda, 250 polat, 50 memati, 36 güllü, 27 abdulhey ile beraber izledim. ulan bir çılgınlık yapıp ben de sam'im demedim. yoksa bu entry'i yazamıyor olabilirdim.

    --- spoiler ---
    bizim kahramanların 14'lü diye tabir ettiğimiz su tabancası kılıklı silahlarla 150 amerikan askerini öldürmesi (!) inanılmazdı, yani bu amerikan askerleri bazukalar ve otomatik silahlarla saldırıyor biri mi ölmez nedir bu? ya tamam sen çok yeteneklisin, tecrübelisin. adamı öldür, elindeki otomatik silahı al be adam, işin kolaylaşsın... heyt be yürü, kim tutar sizi.
    polat'ın ısrarla çantayı alın, çantayı düşürmeyin, çanta önemli demesine rağmen çantadaki bombalar bir kere bile kullanılmadı.
    4 kahramanımızda vuruldu, kimi bacağından, kimi sırtından, kimi kolundan... gerçi kafasından vurulsalar bile birşey olmazdı ya hadi neyse. o değil de şimdi kuzey ırak'ta o saatte acilde doktor var mıdır? açık eczane bulacaklar mı ya da?
    müzikler kötüydü. müzik mi bulamadın, yapamadın. ver cendere'yi iki sahnede, bir sahnede de pusu'yu ne müthiş oluyordu gör.
    film türk standartlarına göre yapılmış en iyi filmdir, saçmalıklar çok olsa da... inanılmaz etkileyici sahneler vardı göz ardı edilemez. özellikle billy zane ve ghassan massoud mükemmeldi. şimdi akıllarda şu soru var bu 4 kahraman ölmedi; yeni dizi mi gelecek? yoksa başka bir film mi olacak?
    ---
    spoiler ---


    (myfishbone - 5 Şubat 2006 04:56)

  • comment image

    sinema salonuna kostümle gelinen film. hani amerika'da revenge of the sith'i izlemeye dart vader kostümüyle gitti ya millet. onun tadında. ben izlemedim henüz, ceketim, beyaz gömleğim, tesbihim falan yok. deli yürek'i de böyle kaçırmıştım zaten.


    (sir gawain - 5 Şubat 2006 05:03)

  • comment image

    3. sezondan itibaren seyircisiyle mütemadiyen dalga geçen bir ekibin hazırladığı, izlerken "yazıklar olsun" diye diye seyrettiğim film. tamam yapım olarak kesinlikle türk filmlerine fark atıyor. dizideki saçma sapan çatışma sahnelerinden sonra eli yüzü düzgün çarpışmalar kendini hissettiriyor. düğün, pazar, sınır sahneleri çok iyi çekilmiş ama.... hepsi bu. anlamsız tarikat propagandası dakikalarca sürüyor. nedir kardeşim artık insanlar utanmadan sıkılmadan "başımızda bir şeyh olsa anca öyle kurtutlurduk. bakın biz de hazır bir tane var gelin siz de girin" diyebiliyor mu. kadiri tarikatı aslında ıraktaki direnişin tek adresi mi. kendi ellerimizle türklerin araplardan farklı olmadığının, aslında bizim ne kadar fundemantalist bir halk olduğumuzun harika reklamı yapılmış. aferin size biz laikliğimizi ifade etmeye çalışırken kendi kendimize hala şeyhler ve tarikatlar ülkesi olmaya özendirelim filmleri izleyen gençleri. sonra çıkıp biz atatürk'e ve vatanımıza o kadar bağlıyız ki o yüzden bunları çekip gösteriyoruz diye de konuşun...

    --- spoiler ---
    filmin son sahnesinde kız ölüyor. bildiğin gidiyor kız zor konusuyor. ama son sözü ne polata: seninle tanışmak güzeldi*hah çok güzel olmuş.

    bu dizinin her zaman izlenilmesini sağlayan en önemli unsur dialoglar ve aforizmalarıydı. (bkz: kurtlar vadisi aforizmaları) ama filmde o dialogların bırakın kıyısından geçmeyi, eline kalem kağıt alabilecek herkesin yazabileceği sözler monte edilmiş.
    ---
    spoiler ---


    (turk 182 - 5 Şubat 2006 11:20)

  • comment image

    başrollerde oynayan türk oyuncuların tamamına yakınının* ilk sinema filmi olmasıyla da dikkat çeken 2006 pana filmyapımı.

    --- spoiler ---
    daha filmin ilk dakikalarında film bütün verdiği mesajı yerle bir ediyor. sam w. marshall polata oyle bir ayar veriyor ki akıllara zarar.

    -50 yıldır bizden yardım alıyorsunuz. kapınızda komünizm tehlikesi belirdiğin de aman yetişin kurtarın bizi diye kapımızda yalvardığınız günleri nasıl unuttunuz. teskereyi mecliste görüşmeden para pazarlığına başladınız bir de üstüne bizi topraklarınızdan geçrimediniz. bütün bunlara utanmıyorsunuz da 10 tane askerinizin kafasına çuval geçirdik ondan mı utanıyorsunuz.

    sam w. marshall gayet açık sözlü bir şekilde orda son 50 yıldır türk-amerikan ilişkilerini yüzümüze vuruyor.

    filmde vurgulanan önemli hususlardan biri ise intihar saldırıları ile hassan sabbah hareketi arasındaki benzeşimin kurulması. boylede ıraktaki zarkavi grubuna da mesajını yolladı filmimiz.

    sabah namazı baskınında ise birden aklıma baruch goldstein geldi. bunlar* tüfekle de taramıyor direk bombalıyor. bütün olarak bakıldığında sam, dante, doktor kotulugun uç noktalarında geziyor.

    son olarak afişte sonunu düşünen kahraman olamaz yazıyor. film boyunca duyamadık.
    ---
    spoiler ---


    (yazar kasa - 5 Şubat 2006 13:33)

  • comment image

    interaktif bir filmdir. polat'a alkışın, tezahüratın bini bir para hadi onu anlıyorumda önümdeki bir teyze gayet diyaloğa girişti filmde polatla...

    --- spoiler ---
    polat: önce öldüğünden emin olmalıyız.
    ---
    spoiler ---
    teyze: tabi tabi..


    (crashius - 9 Şubat 2006 01:52)

  • comment image

    bugün izlediğim ama ne yalan söyleyeyim diziden aldığım keyfi ve hazzı alamadığım sinema filmi.belki de biz kurtlar vadisinden aforizmaları sevdik.ama yine de yapanların emeğine sağlık.bu arada on dakika film arasında yaşanan bi olay cemil cümle hepimizi koparmıştır.şöyle ki;

    film arasında ben de dahil bir çok insan sigara içmek için dışarı çıktık.salonun giriş kapısında sigara içmenin yasak olmasına rağmen üç beş kişi yine de sigaralarını yaktı ve tüttürmeye başladı.derken görevli geldi ve onlara
    -''beyler,burada sigara içmek yasak,koridorun sonunda içebilirsiniz'' dedi,
    sigara içen o ağırabi artık nasıl bi haleti ruhiye içindeyse artık,nasıl gaza geldiyse filmden,gayet etkileyici bi ses tonuyla dedi ki;
    -''koridorun sonunu düşünen kahraman olamaz genç''


    (ougus - 13 Şubat 2006 01:24)

Yorum Kaynak Link : kurtlar vadisi ırak