IMDB Puanı   : 6,3
Oy Sayısı         : 36.354
Süre                : 1 Saat 41 dakika
Çıkış Tarihi     : 26 Eylül 2003 Cuma, Yapım Yılı : 2003
Türü                : Komedi,Romantik
Taglar             : kitap,yazar,seks,Playboy,Maine
Ülke                : ABD,Almanya
Yönetmen       : Peyton Reed (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Eve Ahlert (IMDB)(ekşi),Dennis Drake (IMDB)(ekşi)
Oyuncular      : Renee Zellweger (IMDB)(ekşi), Ewan McGregor (IMDB), Sarah Paulson (IMDB)(ekşi), David Hyde Pierce (IMDB)(ekşi), Rachel Dratch (IMDB), Jack Plotnick (IMDB)(ekşi), Tony Randall (IMDB)(ekşi), John Aylward (IMDB), Warren Munson (IMDB), Matt Ross (IMDB), Michael Ensign (IMDB), Timothy Omundson (IMDB), Jeri Ryan (IMDB), Ivana Milicevic (IMDB), Melissa George (IMDB), Dorie Barton (IMDB), Laura Kightlinger (IMDB), Chris Parnell (IMDB), Florence Stanley (IMDB), Peter Spruyt (IMDB), Lynn Collins (IMDB), Jude Ciccolella (IMDB), Brad Hanson (IMDB), Beth LaMure (IMDB), Melanie Lewis (IMDB), Sybil Azur (IMDB), Sandra McCoy (IMDB), Sarah Christine Smith (IMDB), Marc Shaiman (IMDB), Scott Wittman (IMDB), Rick Scarry (IMDB), Basil Hoffman (IMDB)

Down with Love (~ Aska veda) ' Filminin Konusu :
Barbara Novak (Renée Zellweger) feminist manifestoyu açıklayan kitabı ile kadınlar için aşka hayır derken kariyere, gelişime ve sekse evet diyen bir yazardır.Kitap satış rekorları kırdığında elbetteki gazeteci Catcher “Catch” Block (Ewan McGregor), kadınlar için yaratılmış/ erkeklerin sevgili dostu ve şehir adamı, tarafından alt eilmeye makumdur... Ama acaba işler böyle mi gelişir. Catch’in en yakın arkadaşı ve patronu nevrotik bir aşık Peter McMannus (David Hyde Pierce), yazar ve gazeteciyi bir araya getirmeye çalışır. Fakat onun asıl amacı Barbara'nın akıllı ve güzel editörü Vikki Hiller'a biraz daha yakın olmaktır.


  • "ewan mcgregor'ın döktürdüğü, eğlenceli, neşeli bir film. diğeri için: (bkz: a life less ordinary)"
  • "kostümler, görüntüler, dekorlar inanılmaz. renk cümbüşüne öyle kaptırıyor ki insan içinde olmak öyle giyinmek öyle şapşallaşmak istiyor."
  • "sekerleme gibi bi film, sekerleme gibi yararsiz, sekerleme gibi renkli, bir tatli ve bitirim renee* gormek icin degebilir ancak."
  • "eglenceli ama basitimsi bir ask filmi"
  • "son zamanlarda izlediğim en kötü film."
  • "filmin tek guzel tarafi jenerigi.*"
  • "her şey o kadar parlak ve sevimli ki bi noktadan sonra kusma isteği uyandırıyor"
  • "o eski filmlerin havasını yakaladıklarını gördüğüm son derece hoş bir film.."
  • "(bkz: down with the king)"
  • "pek eğlenceli bir film.. hemen renkli kıyafetler kocaman şapkalar takası gelio insanın.. bir de 10 dakikada çikolata yemek tabeki.. gidilip ewanı bir kere daha sevmek lazım.. özellikle o aksanla.."




Facebook Yorumları
  • comment image

    senaryo, konu, hikaye hepsi birbirinden kötü. bunların üzerine bir de renee zellweger'ın oynadığı barbara novak ile ewan mcgregor'ın oynadığı cather block karakterleri de itici ötesi. filmin en romantik sahnesinde bile havaya giremiyorsunuz zaten, kalbe en küçük bir dokunuş yapamayan sevgiyle aşkla ilgili bir film.
    yok ben 60'lara bayılırım diyorsanız oturun 60'larda çekilmiş bir film izleyin. 6 bölüm sex and the city izlemem gerekti filmin üzerine kendime gelebilmem için vallaha...


    (chia - 28 Ocak 2005 09:31)

  • comment image

    kostümler, görüntüler, dekorlar inanılmaz. renk cümbüşüne öyle kaptırıyor ki insan içinde olmak öyle giyinmek öyle şapşallaşmak istiyor.


    (enip iqi - 17 Kasım 2004 10:12)

  • comment image

    gerçekten izlediğim en kötü filmlerden biri. romantik ve komik bir olsun bide şaşırmaca ekleyelim denmiş fakat tamamen bir fiyaskoya dönüşmüş. başlarda evet komik geliyor fakat ikinci yarıdan sonra insanın devam edesi gelmiyor. bir kadının bir erkeği elde etme çabası nasıl bu kadar abartılabilir ve boyle bir senaryoya renee zellweger ve evan mcgregor nasıl tamam diyebilir anlamak işten değil.


    (nonavailable - 16 Ekim 2004 08:32)

  • comment image

    tam olarak karşılayan bir benzetme olmasa da, todd haynes'in far from heaven'ıyla paralelliklere sahip olan bir film. haynes, nasıl all that heaven allows gibi douglas sirk filmlerinden yola çıkarak, yarattığı yapay dünyanın penceresinden bir toplum eleştirisi yapıyorsa, peyton reed'in down with love'ı da, pillow talk gibi doris day-rock hudson filmlerinden esinlenerek, onların şeker kıvamındaki dünyasından günümüz kadın-erkek ilişkilerine bakış atıyor. daha önce verilmemiş bir mesaj verme kaygısı yok ve belki de aslında söylediği şeyler, tüm o pembeliğin altında görünmeyebiliyor. ama yine de içi boş olan bir film değil, şekerini yalayıp rengini fark etmeden sadece tadına bakmak biraz haksızlık gibi.

    yüzeyde de oldukça eğlenceli bir film, neşelendirmekte üstüne yok. renee zellweger ve sarah paulson'un, her gittikleri yerde şöyle bir poz çakıp ceketlerini savurmaları beni her seferinde öldürüyor mesela. yürüyüşleri, kırıtmaları zaten ayrı mesele. setleri, kostümleri, oradan buradan çıkan küçük ayrıntıları, göndermeleri ve oyunculuklarıyla son derece başarılı bir film, down with love. keske karşı-pazarlama stratejileri yanlış gitmeseydi de, film kuzey amerika'da matrix reloaded ile aynı haftada gösterime çıkmayıp hak ettiği ilgiyi görebilseydi.


    (amphibian - 16 Ekim 2004 08:14)

  • comment image

    sekerleme gibi bi film, sekerleme gibi yararsiz, sekerleme gibi renkli, bir tatli ve bitirim renee* gormek icin degebilir ancak.


    (yummy - 11 Ocak 2004 04:58)

  • comment image

    rexx sinemasının (iki x'li olan en küçük salon oluyor bu) film katledici ortamında izlemek bile, filmden alınan zevki azaltmıyor diye bir kanıya vardım ben, kendimce. insan, üstüne bir şeyler yazmaya kıyamıyor, ama yazmadan da edemiyor. her sahnesi güzeldi de catcher block'un gömme barlı, duvara saklanan yataklı dairesinde beatniklerin parti verdiği sahne ayrı bir hoştu. peki ya o telefon sahneleri, new york gezintileri? film çıkışında, kendimi ewan mcgregor gibi yürürken yakalamak ise nasıl nitelendirilebilir bilemiyorum. bir de david hyde pierce var başka bir seyretme sebebi olarak.


    (doberman - 16 Ekim 2003 16:13)

  • comment image

    birkaç sevimli sahnesinin bulunması zorlama ve acemice olmasını ortadan kaldırmıyor. pazar günü gittim fekat sevdiceksiz gittim n'apalım. ama hiçbirşey film boyunca pop-corn'umu bitirememiş olmamı açıklayamaz, filmin kötü olması dışında.


    (abebe bikila - 7 Ekim 2003 16:43)

  • comment image

    filmin ba$indan tumu tahmin edilebilen bir senaryo.. komik degil romantik hic degil. her geci$te bir atraksyon var, gereksiz bence. bunun bir benzeri var cok alakali olmasa da, hem de turk yapimi, $ener $en ve levent kirca falan oynuyor. alin onu izleyin bi kac yuz kat daha fazla eglenirsiniz.

    (bkz: olmami$)

    edit: kotuleyin tabi. siz baydiginiz her sahnede sevi$tiniz romantik kiz arkada$inizla, ben oralari da izlemek zorunda kaldim. zangoclar sizi.


    (deadpoem - 6 Ekim 2003 18:29)

  • comment image

    sekerli, balonlu, kurdeleli, kesinlikle muhtesem retro bir jenerikle acilan bu eglenceli film yonetmeni * tarafindan, doris day ve rock hudson’un oynadiklari pillow talk’a (yastik sohbeti) ithaf edilmis. zellweger de, mcgregor da her rolun oyuncusuymus, bunu gormek mumkun. kostum tasarimciyi bulunca opmek de... yazar kizimiz ile yayinci hanimin kiyafetlerinden en cok kanarya sarisi ve siyah-beyaz kareli olan elbise-manto kombinlerini begendik. kendilerine 10 uzerinden 9 verdik. sahane sapkalar, elbise ile uyumlu cantalar, her daim beyaz eldivenler ayrica kayda deger. sanat yonetmeni de ev dekorasyonunda kullandigi pop art objeler ve elektronigin yeni yeni gundelik hayata girmesinin abartili bir uzantisi olan gomme bar, yatak olan kanape, kumanda paneli (!) ile bizden tam not aldi. senarist, cinsel devrim oncesi kadin hareketinin kirintilarini iyi gozlemlemis ve cok guzel yazmis. sevgiliyle kahkahalar atarak, anne ile nostalji yasayarak izlenebilir. ustune bir araba da laf edilebilir...

    son not: rexx sinemasi, end credits’i daha ilk saniyelerde kesti. kiniyorum!


    (little red riding hood - 5 Ekim 2003 00:47)

  • comment image

    karisik ve cok guzel bir salataya benzeyen film. maalesef sahane gorulen soslar sonuna dogru rahatsiz ediyor..
    cok fazla karmasik olmaya calismasi pek guzel degil yani, ama sahane guzel goruntuler var, en azindan ewan mcgregor var.
    kadinlarla erkekler arasinda bir savas varmis gibi gosteren filmlerden bir digeri. erkekler sadece seks pesindeki yaratiklar ve kadinlar da sadece onlari kafeslemeyi dusunuyorlar senaryosuyla yola cikiliyor. ama ask herseyden ustun geliyor. romantik komedi.
    ama goruntuler guzel, muzik tabi ki cok guzel, kiyafetler guzel. gizli bir muzikal yaratilmis. moulin rouge'dan sonra ewn mcgregor'un guzel sesini duymaniz icin bir firsat.


    (mylia - 28 Eylül 2003 00:10)

  • comment image

    izlemesi eğlenceli bir film fakat kendimi doğru çıkarmak istercesine izledikten 1-2 gün sonra izlenimlerimi yazmak istediğimde izledikten 2 saat sonra unutulan filmlerden olduğunu anladım. kesinlikle eğlencelik bir romantik komedi. konusu şöyleymiş böyleymiş oyunculuklar şöyleymiş böyleymiş demeye gerek yok eğer aşıksanız gidin eğlenin biraz ama yalnızsanız boşuna gitmeyin aynı zevki alamazsınız. aldırtmazlar.zaten romantik komediler sinemaya çiftleri de çekmek için uydurulmuş nanelerdir. romantik kısmı kadını çekerken komedi kısmı erkeği çeker. gay çiftler ne yapıyor bilemiyorum.


    (ozdek - 27 Eylül 2003 22:52)

  • comment image

    pek eğlenceli bir film.. hemen renkli kıyafetler kocaman şapkalar takası gelio insanın.. bir de 10 dakikada çikolata yemek tabeki.. gidilip ewanı bir kere daha sevmek lazım.. özellikle o aksanla..


    (agharta - 27 Eylül 2003 00:22)

  • comment image

    aski biraktim, askla isim olmaz seklinde cevirebilecegimiz soz grubu.
    tum kadinlarin love and marriage, tum erkeklerinse seks istedigi genellemesini konu alan, insanda 60'larda yasayip o sapkalardan takma istegi uyandiran film; seksist yazat barbara novak ve manhattan playboy'u catch block'in vasatin otesine gidemeyen oykusu. en basarili yaninin soundtrack'i oldugu tartismasiz, tabi o da 60larin yumusak melodilerini sevenler icin. frank sinatradan fly me to the moon, kissing a fool ve for once in my life gercekten insani baska zamanlara, baska bir dunyaya, askin gercek oldugu bir gezegene goturuyor.


    (griselda - 20 Eylül 2003 07:57)

Yorum Kaynak Link : down with love