Süre                : 1 Saat 42 dakika
Çıkış Tarihi     : 20 Şubat 2018 Salı, Yapım Yılı : 2018
Türü                : Bilim Kurgu
Ülke                : Canada
Yapımcı          :  Markham Street Films
Yönetmen       : Danishka Esterhazy (IMDB)
Senarist          : Danishka Esterhazy (IMDB)
Oyuncular      : Katie Douglas (IMDB)(ekşi), Celina Martin (IMDB), Sara Canning (IMDB)(ekşi), Peter Outerbridge (IMDB)(ekşi), Amalia Williamson (IMDB), Kate Vickery (IMDB), Sarah DaSilva (IMDB), Joelle Farrow (IMDB), Marie Carriere Gleason (IMDB), Josette Halpert (IMDB), Shanice Johnson (IMDB), Yasmin Lau (IMDB), Kiana Madeira (IMDB), Margaret Maye (IMDB), Sydney Meyer (IMDB), Birva Pandya (IMDB), Lori Phun (IMDB), Kayleigh Shikanai (IMDB), Voytek Skrzeta (IMDB), Alex Steele (IMDB), Vladimir Tsyglian (IMDB), Alexis Whelan (IMDB)

Level 16 ' Filminin Konusu :
Level 16 is a movie starring Katie Douglas, Celina Martin, and Sara Canning. Sixteen-year-old Vivien is trapped in The Vestalis Academy, a prison-like boarding school, keeping to herself and sticking her neck out for no one. Until...


  • "90lı yıllarda gazete bayisinden "level var mı?" şeklinde isteyip, "levıl gelmedi" cevabıyla bir ayar almışlığım da vardır.sen nelere kadirsin en ingilizce."




Facebook Yorumları
  • comment image

    tuğbek ölek,sinan akkol ve serpil uluturk dergiden ayrılana kadar türkiye'nin en iyisi olan dergi idi. bu dergiyi 2002(muhtemelen şubat sayısıydı) no one lives forever kapaklı sayısından itibaren 2010 mart ayına kadar aralıksız takip ettim. hatta her bir sayıyı biriktirdiğimden kilo kilo dergi yığınları vardı odamda. fakat derginin kan kaybettiği çok belliydi. kendilerini türkiye'nin bir numaralı dergisi zannettiklerinden olsa gerek, editörler ilgisiz ve küstahlığın zirvelerine oynamaya başlamışlardı. örnek vericek olursak:

    2009 kasım ayında yapmış olduğu anime figürü ödüllü yarışmayı kazanmıştım. adres bilgilerim ellerine ulaşmış olmasına rağmen, ödülüm 3 ay boyunca adresime gönderilmedi. defalarca kendilerine bu durumla ilgili mail yollamama rağmen, ya geçiştirdiler yada cevapsız bıraktılar. bu sebeple, anlaşmalı oldukları firmadan gidip kendim almak zorunda kaldım. bu arada izmir'de yaşıyorum, ve bunun için istanbul'a gitmem gerekti. bu durumu insanların da öğrenmesi için level forumlarında yazılar da yazdım. hatta gözlerine batsın diye de "2007'den sonra bu dergi çöküşe geçti" diyerek oyungezer dergisiyle ilgili isim vermeden sübliminali de verdim. fakat ne mi oldu? rocko lakaplı şefik akkoç gayet pişkince "level forumları’nda rakip dergilerin reklamını yapmaktaki amacınız nedir?" diye bir mail yolladı. terbiyemi bozmadan gerekli cevabı verdim ama devamında gayet saygısız bir maille karşılaştım, sanki kendileri haklıymış gibi. ne yazık ki level dergisi böyle edep bilmez editörlere kaldığını fark edince dergiyi de takip etmeyi bıraktım.

    sonuç? türkiyedeki en işini bilmez editörlerden oluşan en kalitesiz oyun dergisi olup çıktılar. içlerinde gene istisna editörler de var, haklarını yememek lazım. ama o editörler de bir an önce oyungezer'e geçiş yapsalar fena olmaz.


    (air anka - 22 Haziran 2015 17:10)

  • comment image

    eleştirilere saçma sapan cevap veren bir yazarları var. muhtemelen diğer yazarlar da bu yazarla aynı fikirdedir.

    forumlarına bakıyorum, ekim sayısı hakkında birisi eleştiri yazmış şöyle diyor:

    "1. eleştirim

    bugün dergiyi elime aldım ve 12 sayfa denilen gta v incelemesinin en fazla 5 sayfa incelendiğini gördüm. hemen ilk sayfadan 2 sayfayı kaplayan resmi yapıştırmışsınız ve yanına biraz yazı eklemişsiniz. ilerleyen sayfalarda sayfanın yarısından büyük bir hileler bölümü var ki neredeyse 2 yıldır sizi takip etmeme rağmen hiçbir oyun incelemesinde hileleri kısmı göremedim. bunun sırf yer doldurmak için olduğu belli."

    "4. eleştirim

    2 dev poster deyip arkalı önlü 1 poster vermeniz. böyle yapmanıza bir lafım yok ama neden 2 dev poster diyorsunuz? beni michael ve franklin arasında seçime zorluyorsunuz ve bunun yüzünden 2 tane level 201 almak zorunda kaldım."

    bu eleştirilere şefik beyin cevabı ise şöyle:

    "1.
    dergicilikte bu tip duyurular -tüm dünyada olduğu gibi- resim / yazı oranına göre değil, sayfa tasarımına göre yapılır. eğer tersi olsaydı "12 sayfa" değil, "38.387 karakter" şeklinde duyuru yapardık."

    ahahah dünyada öyleyse bütün dünyada mı resimle dolduruyorlar incelemeleri? yaptığınız resmen insanları kandırmak ama gene de savunuyorsunuz bunu. hile kısmı incelemeden sayılır mı? sayılmaz.

    "4.
    sadece 20 sayıdır değil, kendimi bildim bileli poster promosyonu bu şekilde duyurulur ve yapılır."

    bi kandırmacanın uzun süredir yapılıyor olması onun haklılığını mı gösteriyor? hakkaten merak ediyorum başka dergiler de böyle kandırıyor mu insanları. oyungezerin böyle bir şey yapacağına hiç ihtimal vermiyorum.

    oyungezerin yanında esamesi okunmaz.


    (poisontear - 24 Ekim 2013 00:12)

  • comment image

    90lı yıllarda gazete bayisinden "level var mı?" şeklinde isteyip, "levıl gelmedi" cevabıyla bir ayar almışlığım da vardır.

    sen nelere kadirsin en ingilizce.


    (aeks - 1 Haziran 2012 20:18)

  • comment image

    hediye ettiği sanitarium oyununun yanında temmuz 1998 deki sayısındaki incelemeyi de eklemişlerdir. ancak incelemeyi yapan yazarın adını silmişlerdir. çünkü söz konusu yazarın adı sinan akkoldur ve kendisi şu an oyungezer dergisinde yazardır.
    evet level dergisi o yazarın adını silme hakkına sahip, ancak bu yaptıklarının terbiyesizlik olduğunu değiştirmez, işte hepimiz görüyoruz türkiyenin en büyük oyun dergisinin boş boş şeylere vakit harcadığını.

    söz konusu inceleme resimleri: (soldaki temmuz 1998 deki orijinali.) http://i.imgur.com/9ztz3.jpg


    (denizgonen - 27 Nisan 2011 16:04)

  • comment image

    bu ay ki sayısında 15. yıllarını kutlamışlardır. her zaman ki gibi bol bol poster, saçma sapan yazılar, inanılmaz derecede kendini beğenmiş yazarlar ve onların yazıları ile doludur. yani 15. yıl hatırına bile almaya değmez, emeğe saygı da diyemeyeceğim çünkü "emek" yok. sadece kapak tasarımcıları saygıyi hakketmekte.

    bilindiği üzere leveli level yapan yazarlar dergiden ayrılıp oyungezer adında bir dergi kurmuşlardı, zaten o andan sonra level saçma sapan bir dergiye döndü...

    15. yıl özel yazısında insanlar doğal olarak uzun uzun şeyler bekliyor, dile kolay 15 yıl... ama dergideki 15. yıl köşesine bakarsan level dergisi sadece 1-2 yıldır var, ve kendilerini övmekten şişirmekten başka bir şey yapmamışlar. yani yıllardır dergiye emek vermiş ve derginin 15 yıl yaşamasını sağlayan insanlara ne teşekkür etmişler, ne de anmışlar.

    ben burada 15 yıllık bir dergi göremiyorum, bir avuç veletcanın kendini yazar sandığı, 2-3 tane de yazar bozuntusu olan bir dergi görüyorum, sürekli kalitesi düşen (gerekse inceleme kalitesi olarak, gerekse derginin basım kalitesi olarak ) bir dergi görüyorum... bu derginin ogz kurulduğundan beri ayakta durmasının tek sebebi arkasında büyük bir holding olmasıdır. yoksa hayatta poster falan verip sırf poster almak isteyen okuyucuları kendilerine çekemezlerdi...

    sonuç olarak:
    (bkz: i see dead people)


    (denizgonen - 2 Nisan 2011 23:27)

  • comment image

    ruhunu satmış dergidir. aslında ruhunu satmış olsa yine bir nebze kabul edilebilir. ama ruhlarının yanısıra profesyonelliklerini ve insanlıklarını da sattılar.

    son 3 yılı düşünün. level'ın gücü forumlarıydı. forumdakiler oyungezer'i konuşuyor diye önce yorumları sildiler, yasaklar getirdiler, sonra komple forumu feshettiler. bu zamana kadar da forumlarında editörler kafalarına göre laflar hakaretler ettiler. dikkatinizi çekerim, adamlar kendi forumlarında at koşturuyorlar başkalarının hakkında, ama oyungezer'in sitesinde level başlığının kapanması (ki hakaret anımsamıyorum onca yazıya rağmen) bir yana, level dergisinin isminin geçmesini engellemek için avukatlarla uyarı gönderdiler. tüm bunların yanısıra, liseliler gibi feyk üyelikler açıp ogz'yi trollediler (ip adreslerini açıkladı ogz'dekiler, bir daha da yapmadılar)

    level'ın içerik kalitesini dibe vurdurup, görselliğe ve promosyona abandılar. kabullenmek gerekir, level'ın grafik tasarımı harikadır. ama sadece süs. güzel kabuktan ibaret. zaten forumlardaki seviyeye bakınca anlıyorsunuz işlerin nasıl olduğunu. görsele, süse, promosyon oyunlara önem veren çocuklar müşterileri oldu.

    bakın, bunları da anlayabilirim. sonuçta şirketler nasıl pazar değiştiriyorsa, hedef kitleyi de değiştirmesi gayet olası. ama bakın, bir pes mevzusunda, bir ac2 mevzusunda yaptıklarını belki kapitalizm, makyavelizm ile açıklayabilirsiniz, ama seviyesizliklerini ve kalitesizliklerini de kabul edersiniz. (bilmeyenler için not; pes'in preview versiyonunu son sürümmüş gibi inceleyip yayınladılar, yamulmuyorsam konami çizmişti dergiyi. assassin's creed 2 olayı da, böyle şansın yardımıyla ogz'nin exclusive'i olacaktı. bence yanlış yapıp, bunu dergi çıkmasına 5-6 gün önce duyurdular, bunun üzerine leveldakiler sallamasyon bir inceleme yazdılar ve oyunu yerin dibine gömdüler. 6.5 falan verdiler. ve oyunun grafikleri için gta 3 ile aynı seviyede dediler. kusura bakmayın ama öyleyse gelin götümü sikin, sallamasyonun bu kadarı. bir de üstüne çirkefleştiler. dergide sonradan oyunu incelediler mi, inceledilerse kaç verdiler bilmiyorum) forumda en son baktığımda bir assassins creed 2 konusu yoktu, belki ben görmedim, belki de yüz karalıklarını saklamak için açmadılar bile.

    zamanla unutuldu. ama hangi ay anımsamamakla beraber ac:brotherhood'u kapak yaptıklarını gördüm ve tepem attı. hani berbat, kıçını silmeyeceğin oyundu? nooldu ne değişti? grafik motoru falan aynı (anvil) hayırdır? ne yazdıklarını, kaç verdiklerini falan bilmiyorum ve merak da etmiyorum.

    level benim çocukluğumdu, gamepro en sevdiğim dergiydi. nasıl birşeye dönüştürdünüz de tüm güzel anımsadığım şeylerin içine ettiniz?


    (denizden cikmis buz gibi loop - 12 Aralık 2010 18:16)

  • comment image

    electroworld tarafından düzenlenen bir indirim kampanyasının duyurusunu yaptılar facebook üzerinden. artık aralarında ne türden bir duygusal bağ var bilmiyorum. her neyse; kampanyanın içindeki hileyi anlatınca önce üzerime gelip, arkasından da yorumlarımı sildiler.

    kendilerinin kriz yönetim yaklaşımlarını, özellikl fırat bey'in üstün çözüm yöntemini çok beğendim.

    (electro world, bu hafta sonuna özel olarak tüm ürünlerde 25%'lik indirim kampanyası yaptı. ancak her ne hikmetse, kampanyanın başlamasından önceki gece 99tl'ye[kdv dahil] satılan seagate expansion 1tb 3.5" taşınabilir disk, kampanya sonrasında "25%" indirimli olarak 119 liraya satılmaya başlandı. yanlış anlamayın lütfen, bu fiyat, indirim uygulandıktan sonraki fiyat. işin daha garibi, çorlu ve sakarya mağazalarında bu uygulama değişiklik gösterebiliyor. sakarya'da aynı ürün 25%'lik indirim sonrasında 129tl'ye yükseldi)

    işte ben bunun bilgisini ilgili duyuruyu yaptıkları durum güncellemesi altında yazılı olarak verince, ağırına gitti level çalışanlarının. bana "öyle iki ürünle kampanya karalanamaz, 25bin çeşit ürün diyorlar, hepsini inceleyip buraya öyle gelmelisiniz" gibi muhteşem parlaklıkta bir zekayı işaret eden çıkışmalarla yanıt verdiler. durumla ilgili açıklamalarım üzerine kendi yorumları da dahil olmak üzere benim yazdıklarımı silip, level'ın facebook profili altında yorum yazmamı engellediler.

    yazdıkları yorumlar mail olarak geliyor nasıl olsa, o nedenle sergiledikleri tavrı ayrıntılı olarak gösterme şansına sahibim, ancak şunu gördüm ki;
    çiğ olmak çok kolay.

    yazık lan, koskoca dergi, ne hallere düşmüş, kimlere kalmış, kimlerden medet umar olmuş. yazık.


    (spinapubica - 12 Aralık 2010 17:48)

  • comment image

    120den fazla sayısı ile kallavi bir arşivine sahip olduğum dergidir. öyle ki çift kapaklı çıktığı aylarda her iki kapaklı versiyonu ayrı ayrı alıp koyardım rafımdaki yerlerine. vogel/burda'nın kapanmasının ardından sırf bu arşivi sürdürmek adına almaya devam etmiştim uzun süre.

    ne var ki ancak bir süre katlanabildim doğan medya konseptine. reklamsızlıktan ağlayan derginin ilk aydan yarısının reklama kesmesi beni uyuz etmişti en başta. sonra da zaten alıştığım tadı iyiden iyiye kaybetmiş olan dergiyi hepten okumaz oldum. yazı ve yazarlar zorlama, yönetim samimiyetsiz gelmeye başladı. bıraktım almayı. oyungezer de almıyordum ama bu arada. bazen bakıyor, kapakta gördüklerim ilgimi çekerse alıyordum sadece.

    geçen gün yine böyle kapaklara baktığım sırada gözüme ilişti level. elime aldım, iyice bir baktım, evirdim, çevirdim, salladım, vurdum. ama bir türlü göremedim derginin kapağını. naylon poşet içindeki koca karton ve kapağın önündeki dvd kutusunu çıkaramadım dergi ile aramdan. bilemedim içinde ne yazdığını, yerine geri koydum.

    şimdi şans eseri sözlükte rastladığım bir link ile bulduğum, donanımhaber'de yapılan tartışmayı okuyorum ve acıyorum 10 senelik alışkanlığıma, level'a. bir yazar çıkmış, kendisini eleştiren okuyucusuna alenen, açık açık "size ne?" diye soruyor.

    level'ı level yapan yazarlarının okur ile olan iletişimiydi halbuki. sıcak kanlı, içten yazılar, saçma sapan okur yazılarına bile sabır ve anlayışla verilen cevaplardı, alçakgönüllülüktü. bir arkadaş evinde, dışarıda kar yağarken camın önüne serilmiş, bir yandan kahve içerken bir yandan sohbetin gözüne vurmak gibiydi level o zaman. bunu kaçırmış yazarlar ve yönetim.

    bir zamanlar hastası olduğum, vosviddin'ini bekleyemediğim fırat tiraj rakamları üzerinden edebiyat yaparken level'ın o sıcak havasını hepten unutmuş anlaşılan. yönetimi altındaki yazarın okura "size ne?" demesine göz yumuyor inanılmaz bir şekilde, yine kendi yazarının tek taraflı iddiaları ile başlamış bir tartışmada sükunetlerinden, asaletlerinden bahsediyor kibirini bastıramayarak.

    velhasıl yazık olmuş level'a.


    (carc - 30 Aralık 2009 02:44)

  • comment image

    devam oyunu olmasına rağmen çıtasını yükselten deli dehşet olmuş bir oyunu sırf biz önce yapalım diye deli dehşet eleştiren, yerden yere vuran sonra da "hacı yorum ağırlıklı yazı bu böyle" diyebilen editörlere sahip dergi. ulan bu millet salak mı. sen kimsin de milleti salak yerine koyuyorsun? bir de üstüne internet sitelerinde (bkz: donanımhaber) "dava ederiz sizi dava ederiiiiiz" diye dolanabiliyorsun. asıl okuyucuların dava etmesi gerekiyor sizi, yalan yanlış bilgilendirmelerinizden dolayı. hayvani grafiklere sahip bir oyunun grafiklerine "geri kalmış bu tch. olmamış." diyerek 10 üzerinden 6 puan verebilmek apayrı bir başarı. bunun daha hikayesi var, oyun yayınlanmadan önce çıkmış kısa filmleri var.

    hayır, zevk meselesi olabilir tabii ki. ama madem öyle, sen bu yazıyı o türü bilen adama verirsin. bir de hadi bilen adama verdin diyelim ki, ortak görüş diye bir şey vardır. misal bir assassin's creed'i incelerken somut olarak var olan şeyler kötülenemez. misal grafikleri ya iyidir ya da kötüdür. bunun "aa bence kötü ama" diye bir açıklaması olamaz.

    aman, son tartışmalarda çirkeflik çıtalarını iyice yükselttiler zaten. ayrılmak isteyen serbest yazarlara "sen zaten kadroya hiç giremedin ki" demeler, "bunların hepsi aynı fabrika ayarlarıyla oynanmamış" demeler. daha düne kadar birileri bunu söylese yalanlardı editörya bunları (bir de dava ederiz derlerdi), nitekim çarşaf çarşaf ekran görüntüleri var bu konuşmaları içeren. oyunlar piyasaya çıkmadan önce incelemelerinin yazılması, ikinci oyun diye ilk oyunun incelenmesi gibi şeyler var.

    sen istediğin kadar "satışlar böyle değil, bana bak dava açarım sana" de. mühim olan satışlar değil. derginin önünde yazan "türkiye'nin en çok satan dergisi" ibaresi değil. senin ne kadar etik davrandığın. asıl ettiğiniz hakaretlere dava açılmalı ama neyse, kimse çirkef değil o kadar. değil mi yani.


    (estetica - 12 Aralık 2009 18:57)

Yorum Kaynak Link : level